“Muhtar bile olamaz”


Adnan Menderes'in başbakanlık rekorunu kıran Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyetinin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Köşkteki yemin törenini izlerken Erdoğan için atılan bu manşet aklıma geldi. Ertuğrul Özkök'ün başında olduğu Hürriyet'in, yaklaşık 12 yıl önce ‘muhtar bile olamaz’ dediği Tayyip Erdoğan, 12 yıl içinde girdiği 9 seçimin tamamını kazandı ve Cumhuriyetimizin halk oyuyla gelen ilk cumhurbaşkanı oldu.

Herkese nasip olmayacak bir siyasi kariyer.
Bir zamanlar sokaklarında simit sattığı şehrin belediye başkanı olması, muhtar bile olmaz denilirken kurduğu partinin 15 ay sonra iktidar olması. Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Şükrü Saraçoğlu’nun ardından TIME’a kapak olan 5’inci Türk Siyasetçisi olması. Türkiye'yi 2001 yılında içine düştüğü ekonomik krizden, Yunanistan ve Portekiz'in aksine kimseden yardım almadan kendi kaynaklarıyla çıkartmayı başarması. Siyasi yasaklar, darbe girişimleri, 27 Nisan Muhtırası, 367 kararı, kapatma davaları, Cumhuriyet Mitingleri, Gezi olayları, 17 Aralık süreci gibi büyük badireler atlattı.

Eğri oturup doğru konuşmak lazım.
Mevcut siyasi parti liderlerinden hiçbiri bunların onda birini bile atlatamazdı. Erdoğan aktüel siyasi hayatımızın tartışmasız tek lider figürü olduğunu peş peşe kanıtladı. Tarihin her döneminde mevcut olan liderlik sosyal bir olgudur ve kitleleri peşinden sürükleyebilecek niteliklere sahip olmayı gerektirir. Görünüyor ki milletin gözünde Sayın Erdoğan bu niteliklere haiz ki halkın teveccühü sandıkta kendisine yansıyor.

Bu yazdıklarıma bakarak “Erdoğan Reklamı” yaptığımı düşünenler olabilir. Ama benim anlatmak istediğim başka bir şey aslında. Erdoğan bunları yaparken diğer liderler ne yaptı? Bahçeli 9, Kılıçdaroğlu 5 seçim kaybetti. Muharrem İnce Kılıçdaroğlu için “bu düşüncede olan kişinin iktidar olması, 250 sene iktidar olması mümkün değil” derken aslında doğruyu söylüyordu.

AK Parti dışındaki siyasi partilerde bugün kesinlikle bir lider krizi var.
Erdoğan yarın sahaya inse AK Parti dışında yeni bir siyasi parti kursa yine aynı oyu alır. Çünkü temsil ettiği siyasi akım onunla vücut buluyor. Peki, Kılıçdaroğlu CHP’den ayrılsa ve parti kursa acaba ne kadar oy alır? Şahsi oyu nedir? Aynı soru Sayın Devlet Bahçeli için de geçerli. Erdoğan dışında partisine oy getiren bir lider diğer partilerde yok. Unutulmasın ki Türk milleti partiye olduğu kadar o partinin liderine de oy veriyor. Acaba Türk siyasetindeki tıkanıklığın müsebbibi lider yokluğu olabilir mi?

Demokrasiyi demokrasi yapan iktidar değil muhalefettir.
İktidar partisi bütün rejimlerde vardır. İran, Kuzey Kore vb. ülkelerin hepsinde iktidar partisi var ama muhalefet yok. Sağlam bir demokrasinin saç ayağını muhalefet partileri oluşturmaktadır. Ama muhalefetteki lider yokluğu, muhalefet yokluğunu dönüşerek demokrasimizi yarı işler hale getiriyor. Muhalefet partileri artık mazeret üretmek yerine kendilerini halka yaklaştıracak lider arayışına başlamalıdır. Şu an ki konjonktürde Erdoğan dışındaki liderler halktan kopuk ve soğuk durmaktadır. Halka ulaşacak, aynı frekansı yakalayacak liderler ile muhalefetimiz güçlenebilir. Küçük bir örnek vermek gerekirse; (Hatta bu örneği soldan verelim.)

Ecevit 1970’lerde CHP’yi yüzde 42’ye yükseltirken halkla bütünleşen bir liderlik yapıyordu. “Kalkınma köyden başlayacak” diyordu, “tarım kentleri” hayali vardı. Kendisi işçi kasketi giyiyor, Rahşan Hanım şalvar çekip tarlada taş topluyordu. Bunların “ekonomik rasyonalitesi” yoktu ama halkta karşılık görmüştü. Halk da kendine lider bulmuştu.

Şimdi de aynı şekilde muhalefete toplumun tüm kesimleriyle bütünleşecek liderler gerekmektedir.

Yoksa Türkiye’de muhalefetin selasını vermeye başlayabiliriz.

Not: Kurtuluş Destanı’nın zaferle taçlandırıldığı 30 Ağustos Zaferi’nin 92. yıldönümü vesilesiyle başta İzmirli hemşerilerim olmak üzere tüm milletimizin Zafer Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor, sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.

Onur Sivaslı
Ege Haber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.