Değerli okurlarım; sizlerinde malumudur ki CHP'nin amblemindeki 6 Ok'un birisi halkçılık ilkesini temsil etmektedir. 1999 yılında siyaset yaptığım partiden istifamı vererek o dönemde baraj altında kalmış olan CHP'ye üye oldum ve siyaset hayatıma burada devam ettim. CHP'yi seçmemdeki en büyük etken 6 ok sembollerindeki "halkçılık" ilkesiydi. Herhangi bir çıkar veya makam-mevki isteğim olsaydı haksızlıklara karşı gelmez, sus pus devam eder, çıkarlarıma bakardım. Lakin yapımdan dolayı yapılan yanlışlara göz yummam mümkün değildi ve istifamı sunarak -dediğim gibi- o zamanlar baraj altında kalmış olan CHP'ye geçtim.

Yaklaşık 25 yıllık siyasi yaşantımda ve ömrüm boyunca her daim halktan yana oldum; ömrüm yettiğince olmaya devam edeceğim. Lakin şu an üzülerek görüyorum ki halkçılık ilkesi CHP'nin 5'li komisyon üyeleri sayesinde bitaraf olmuş durumda. Bu konuda Genel Başkan’ın hiçbir suçu yoktur, tek başına her tarafa yetişmesi mümkün değildir. Lakin kurmayları partiyi bu yöne sürükledi.

Türkiye genelinde yerel seçimlere hazırlanan CHP kurmayları geçmiş dönemlere binaen farklı yöntemler ile seçime gidileceği yönünde beyanatlarda bulunmuşlardı. Kendisine her zaman saygı duyduğum Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu "İlçe belediye başkan adaylarımızı halka soracak, anketlerde ismi çıkan, halkta onayı olan kişilerle seçime gireceğiz" diyordu. İnanıyorum ki kendisini yanılttılar; çünkü halktan yana onayı olan adayların birçoğu listelerde yok.

Şimdi 5'li aday belirleme komisyonuna sormak istiyorum: Hani halkın istediği kişilerle yola çıkacaktınız? Hani anket sonuçlarına göre aday belirleyecektiniz? Anket firmalarına verdiğiniz paralar nereye gitti? Bu paralar halkın parası değil miydi? Madem anket sonuçlarını değerlendirmeyecektiniz neden onca parayı verip o anketleri yaptırdınız? Siz 5'li komisyon üyeleri, anket sonuçlarını hiçe saydınız, peki neden İzmir Milletvekilleri’ne, İzmir halkının temsilcilerine aday adaylarıyla ilgili bilgi sormadınız? Sizler İzmir halkını İzmir Milletvekilleri’nden daha iyi mi tanıyorsunuz? Peki, bunları yapmadınız, defalarca köşe yazılarımda ve TV programlarımda halkın sevdiği, iş yapabilirliği olan, halkın içinden, çalışkan, dürüst adayları takip edin söylemlerime de mi kulak kabartmadınız?

Basın temsilciliğimle siyasi yaşantımı hiçbir zaman birbirine karıştırmam, yiğidin hakkını daima yiğide veririm. Şimdi gelelim 19 yıl boyunca verdiğim uğraşlar sonucu ilçe olan ve aday adayı olduğum Karabağlar ilçesine... Şahsım 14 ay, diğer 12 aday adayı olan arkadaşım 6 ay boyunca gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık, çoluk çocuğumuzun nafakasını-zamanımızı harcayarak girmedik mahalle, sıkılmadık el bırakmadık. Bütün sendikaları, vakıfları, dernekleri, muhtarları gezdik, partimize oy istedik. Bunca uğraşı veren bizler sınıfta kaldık, geçen ise apoletlerini son güne kadar sökmeyen, adaylık başvurusunu son güne saklayan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Muhittin Selvitopu oldu. Siz 5'li komisyona tekrar soruyorum, neye istinaden Sayın Selvitopu'nun adaylığına karar verdiniz? Anket sonuçlarında önde mi çıktı, halkın görüşlerini mi aldınız, halkta karşılığı var mıydı? Yoksa amca-hala hatırına mı aday gösterdiniz? Siz 5'li komisyon ismini Gandi Kemal koyduğum ve samimiyetine inandığım Sayın Kılıçdaroğlu'nu yanılttınız, şahsımın güvenini yok ettiniz. Şimdi Karabağlar ilçesini tekrar CHP'ye kazandırın da görelim. Siz 5'li komisyon üyeleri olarak hakkı-hukuku sağlayamadınız, nerede kaldı halkçılığınız? CHP'nin 6 okuna, özellikle de halkçılık ilkesine ihanet ettiniz. Şunu asla ama asla unutmayın, halk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dahi üstündedir bilmem anlatabildim mi?

Her şey yurdum ve yurdumun insanları için...

Not 1: Karabağlar ilçesine aday gösterdiğiniz Sayın Selvitopu 15 yıl Konak Belediye Başkan Yardımcılığı, 5 yıl Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcılığı yaptı. Siz 5’li komisyona ve Sayın Selvitopu’na soruyorum, bu süre zarfında acaba Karabağlar halkının yaralı parmağına merhem, ağrıyan dişine aspirin oldu mu? Halkın derdini-sorununu hiç dinledi mi? Sorun giderici oldu mu? Siz 5'li komisyon üyelerini sorularımla yorduysam, başını ağrıttıysam haklılığıma verin tabii hak-hukuk biliyorsanız...

Not 2: Siz 5’li komisyona sesleniyorum: İzmir toz duman, Genel Merkez’de olduğu gibi, buyurun gelin CHP İl Başkanlığı’nda veya Büyükşehir Belediyesi’nde de karargâh kurup İzmirlileri sakinleştirin de görelim…

Not 3: Tenezzül edip İzmir’deki aday adaylarını davet edip görüşlerini aldınız mı? Koro şeklinde, hep bir ağızdan sahalarınızda çalışmalarınıza devam edin, kimse buraya gelmesin söylemlerinde bulunarak adayların önüne set gerdiniz. Gelin haklı isyanları bastırın da görelim. Makamlarda ahkâm kesmek kolaydır bilmem anlatabildim mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.