Yapılması gerekenleri yerimize birinin düşündüğünü, yapacağını mı sanıyoruz? 

Biri bizden iş bekliyorsa peşinen kabul edelim; harekete geçmek en iyi seçenek ve tek yoldur! 

İnsanları bekleten, ertelemelere neden olan iki ikilem;

1- Deadline bağımlılığı; bir işin bitiş zamanı için kullanılan meşhur ‘’deadline’’ lar kelimedeki 
´´dead’’  (ölü) den gelir ve aslında işi bitirip, bekleyişi öldürmek anlamına gelir. Bekleye bekleye 
ölmeyi, delirtmeyi değil.

İşleri hızlandırmak için bu deadline’ları, son dakikaları beklemeye ve ‘’ben son dakikacıyım’’ a 
sığınmaya gerek, bunun getireceği bir yarar-verim de yoktur.

Lafı eğip, bükmeyelim… Deadline’ları aslında korkularımızı dizginlemek için kullanırız. Eğer 
harekete geçmek için tarihlere, deadline’lara gereğinden fazla inanır ve bağımlı hale gelirsek, 
üzerinde çalıştığımız projeler ve bizler kesinlikle bazı bedeller de öder hale geliriz. Oto kontrol 
sistemlerimiz gevşer…  Deadline işini abartmayalım!

2- İşleri yavaşlatmak için de şu ön yargı vardır; ‘’hızlı bitirirsem patron daha fazla iş verir!’’ 
Tamamen kandırmacadır, farkındalık eksikliğidir. Çok çalışmayanın, kaytaranın daha başarılı 
olduğu dönemler artık çoook gerilerde kalmıştır…


Sonuç;

-  Diğer tüm koşullar eşit olduğunda, hızlı olanın kazanacağı ve

-  Projenin başlatıcısının her zaman daha mücadeleci ve değerli olduğudur…

Kaynak: http://bit.ly/rlxAQo

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.