MANTIKSIZ ADAM-
VE GÜNÜMÜZ MODERN ERKEĞİNİN ÇIKMAZLARI


Geçtiğimiz hafta vizyonda olan Woody Allen’in yönetmen koltuğunda oturduğu MANTIKSIZ ADAM (Irrational Man) adlı romantik-gerilim-dram türündeki film beni insanlık adına ciddi hayal kırıklığına uğrattı.

Film, hayattan belli bir süredir zevk almayan, psikolojik olarak dibe vurmuş bir felsefe profesörünü anlatıyor. Bu adam hayatta bugüne kadar yaptığı hiçbir şeyle bir fark yaratamadığına inanmaktadır. Hayatında yeni bir dönem açmak için bir kasabaya yerleşir. Kasabada mutsuz bir evlilik yaşayan aynı üniversitede hocalık yapan bir kadın ile ve bir öğrencisiyle bir ilişkisi olur.
Hayattan zevk almadığı ve her şeyi, yaşamayı anlamsız bulduğu için cinsel problemleri de vardır. Taa ki bir gün flört ettiği kız öğrenci arkadaşı ile, hiç tanımadığı bir kadının yardıma ihtiyacı olduğuna kulak misafiri olana kadar. İçinden o kadına yardım etmek için kadına problem yaratan kişiyi öldürmeye karar verir. Böylece hayatta bir fark yaratacak, hayatı anlamlı olacaktır.
Felsefe, etik ve mantık dersleri veren bu, makaleleri ile nam salmış felsefe profesörü detaylı bir polisiye film çizgisiyle adamı öldürür. Hiç tanımadığı ve ilişkisi olmadığı biri olduğu için kendisinden asla şüphe duyulmayacağını düşünür.
Cinayet işlemeye karar verdiği an cinsel problemleri sona erer, hayatı anlamlı bulmaya başlar.
Fakat zeki öğrenci, profesöre aşık olmasına rağmen cinayeti çözer, profesörün yaptığına emin olur ve itiraf etmesini ister. İşte o an, ilişkisi olduğu hayatı anlamlı yaşamasına eşlik eden öğrenciyi de öldürmeye karar verir. Planlar ve tam öldürecekken kaza ile kendi kazdığı kuyuya kendi düşer ve kendisi ölür.

Modern Batı düşünce sistemin temsil ettiği dipte ve çöküşte olan bir adamın portresi sembolik olarak etrafımızda belki çok sık rastladığımız bir karakter çizilmiş. Kaybedenler kulübü insanlarından bu başkarakter felsefe hocası.

İlk başlarda bir kadına yardım etmek istemesi ve bu yüzden hayatı anlamlı bulmaya başlaması, ( hatta cinsel problemlerinin bile sona ermesi ) masumane gözükse de, hiç tanımadığı bir insanı öldürerek yaşamı anlamlı bulmak, daha sonra da tanıdığı ve ilişkisi olduğu sevgilisini öldürmeyi düşünmesi ve gözünü kırpmadan öldürmeye kalkması düşündürdü beni.

Başkasını öldürmeye çalışırken kendi ölmesi, insanın kendi kazdığı kuyuya kendi düşmesi gerçeği ise daha güzel anlatılamazdı. Film sadece o detay için izlenilebilir. Woody Allen sinemasını hayatın gerçekliğini güzel detaylarla anlatması yönünden severim.

Modern erkeğin yaşamı anlamlı bulmak konusunda problemleri varsa ki var olduğu günümüz dünyasının içinde bulunduğu çıkmazlarla aşikâr, bu erkeklere acil bir yardım ve eğitim planı düzenlenmeli diye düşünüyorum. Hem de çok acil….



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.