Tarihi Kemeraltı çarşısının kentimizin yeniden eski ticaret merkezi konumunda olabilmesi adına düzenlenen ve bir hafta sürecek ‘‘Kemeraltı Günleri’ başladı.

Şimdi size bundan sonraki satırları dikkatlice okumanızı öneriyorum.
1638 tarihli gravürlerde rastlandığı şekilde İzmir’in o dönemdeki yerleşim alanının ortasında, Hisar Cami’ne de adını veren Hisar’ın sağ tarafında bir iç liman bulunuyor. Kemeraltı ise, liman girişini savunmak üzere inşa edilmiş bir kalenin varlığı ile ortaya çıkıyor. Limanın ağzında konumlanan ve 12. yüzyılda Bizanslılar tarafından kurulan İzmir Liman Kalesi, iç liman güvenliğini sağlamak hem de şehir savunmasında kilit oluşturması açısından önem taşıyordu. Farklı adlarla anılan kale, yabancı kaynaklarda ‘Neon Kastron’ veya ‘Ceneviz Şatosu’ olarak adlandırılırken, Hıristiyan topluluklar tarafından ele geçirildikten sonra ise ‘Castrum Smyrnarum’ olarak isimlendiriliyor.

KESİŞİM NOKTALARINDA
Tarihi boyunca pek çok kez doldurulmuş olan sahil şeridinde hep yeniden yerleşen bu yay biçimindeki çarşının yapı adaları da, sokakları da onu takip ediyor. Ana caddeyi ışınsal olarak kesen sokaklar ise, çeşitli güzergahlarla Gazi Osman Paşa Bulvarı’na ulaşıyorlar. Kemeraltı’nın yürüyüş aksı üzerinde bulunan beş cami ise, özellikle konulmuşçasına, ışınsal akslar ile paralel sokakların kesişim noktalarında konumlanıyorlar. Şadırvanaltı Cami, Kestanepazarı Cami, Başdurak Cami ve Kemeraltı Cami,

KIZLARAĞASI HANI
Kale tarafından korunan limanın sağ kıyısında Frenk tüccarlarının dükkanları, limanın iç kısmında ise kervansaraylar bulunuyordu. İzmir’in batı ucunu, yani bir anlamda sonunu tanımladığı İpek Yolu’nu takip eden deve kervanlarıyla İzmir’e getirilen mallar, bu hanlara indiriliyor, Ceneviz tüccarları aracılığı ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç ediliyordu. 17. yy itibariyle büyüyerek Osmanlı’nın en büyük ticaret merkezlerinden biri haline gelen İzmir’in çarşısı ve iktisadi merkezi de, bu cadde çevresinde oluşuyor. Limana gelen gemilerin hem iç pazara hem de dış pazara verilmek üzere sunduğu malların açılmasına yol açtığı çok sayıda ticarethanenin başında ise 1744 yılında yapılan Kızlarağası Hanı bulunuyor.

İlk yapıldığı yıllarda Kemeraltı Çarşısı üzeri tonoz ve kiremit örtülü, sokakları kapsayan bir kapalı çarşı görünümündeydi. Çarşı XX. yüzyılın sonlarına kadar bu özelliğini koruyor. Bugün üzeri açık olan ara sokakların bir bölümünün ise üzerinin beşik tonozla örtülü olduğu biliniyor.

Sahip çıkmalıyız
19. yüzyılda İzmir’in ticaret hayatının can noktası olan bu çarşı eski hanlar ve bedestenleri kapsıyordu. Buradaki dükkânlar daha çok yerli halka ve dar gelirli ailelerin gereksinimini sağlıyordu. 7.000 yıllık ömründe kesintisiz olarak ticari faaliyette bulunan İzmir Tarihi Kemeraltı Çarşısı bugün, 270 hektarlık bir bölgede ve 230’u aşkın farklı işkolunda, 800.000’i aşkın değişik ürün çeşidi ile 14.482 işyerini, 10.000’i aşkın esnaf ve taciri barındırıyor. 75.000 çalışanı ve günlük minimum 150.000 maksimum 750.000 ziyaretçisi ise İzmir’in bütün kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayan, ama aynı zamanda İzmir’in kültürel ve tarihi mirasının çoğunu içerisinde barındıran çarşı, İzmir’in geçmişten bugüne yansıyan en önemli varlığı.

Gelecek nesiller daha yaşanabilir bir İzmir bırakmak için atalarımızın en değerli mirası olan bu tarihi çarşıyı yaşatmak için haydi hep birlikte Kemeraltı’na...

Sevgiyle kalın, ağız tadıyla kalın...

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.