04 Ağustos 2015 Salı 15:18
“Yangınların yüzde 90’ı insan hatası”
Bu yangınların sebeplerini ve alınabilecek önlemleri Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Metin Gençol Ege Haber’e değerlendirdi. Vatandaşları daha dikkatli olmaya davet eden Gençol Ege Orman Vakfı’nın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Son dönemlerde Ege Bölgesi’nde yangın haberleri sıklaşmaya başladı. Bu bağlamda ortaya çıkan yangınları değerlendirebilir misiniz?

Orman Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde orman yangınları güncel olarak veriliyor. Bu verilere göre 2 Ağustos tarihinde Türkiye genelinde yaklaşık 30 yangın çıkmış. Tabi bunların hepsi kontrol altında. Geçen sene Türkiye genelinde 3 bin dekar orman yangına maruz kalmıştı. Bu sene veriler daha da iyiye gidiyor. Şimdiden değerlendirme yapmak erken ancak geçen sene de olduğu gibi bir sakinlik var. Öncelikle Akdeniz iklim kuşağındayız. Bu yangınların çoğunluğu dikkatsizlik ve ihmalden çıkıyor; insanların hareketleri de buna dahil. Hala daha otoban kenarlarında yanmış alanları görüyoruz; yolun kenarında başlamış içeriye doğru devam eden yangın yerleri var. Sigaralardan da yangın çıkma ihtimali var. Ormanlarda çeşitli faaliyetler oluyor;piknik ve geziler gibi. Bir taraftan geçmiş dönemlerde çamaşır yıkamak için yakılan ateşlerden, yemek yapmak amacıyla yakılan ateşlerden dolayı yangınlar çıkabiliyor. Ama son yıllarda özellikle Ege Orman Vakfı ve Orman Bakanlığı’nın 177 Yangın İhbar hattı var. Onu aradığınız zaman karşınıza orman yangın servisi çıkıyor ve vatandaşların ihbarlarını değerlendiriyor. Ormanın içinde hareket halindeki polisi, pilotu olsun bunları görerek hareket ediyor. Zaten yangınlarda en önemlisi haber almak ve erken müdahale etmek. Erken müdahale konusunda da çok önemli ilerlemeler var. Ben de Orman Bölge Müdürlügünde orman mühendisi olarak çalışırken 25 yılım orman yangınlarıyla geçti. Bizim dönemimizde bile bir arazöz bile çok nadirdi, yoktu neredeyse. Mekanik şekilde söndürülüyordu yani işçilerin kazma kürek çalışmasıyla. Şimdi baktığımız da ise arazözler olsun amfibi uçaklar olsun helikopterler olsun hepsi var ve faaliyette. Bir taraftan da haber alma konusunda gelişmeler var. Daha önceleri sadece yangın kulelerinden verilen haberlerle yangından haberimiz oluyordu. Ama şimdi haber alma konusunda hem teknolojik olarak gelişmeler var hem de vatandaşların ilgisi yoğun; gönüllü kuruluşların da önemli rolü var. Ege Orman Vakfı ise kurulduğu 1995 yılından beri eğitim faliyetleri yapıyor. Eğitim dönemi boyunca anaokulundan liseye ve üniversiteye kadar bir taraftan bilgi verirken dierğ taraftan gönüllüleri topluyor. Bu bilgiler de dalga dalga yayılarak herkes bu konudan haberdar ediliyor. Şu anda hava sıcaklıkları çok fazla, nispi rutubet zaman zaman çok düşüyor. Bu da çıkan yangının hızlı bir şekilde yayılmasına sebep oluyor. Ege Bölgesi çok kırık arazilere sahip. Derede çıkan yangın çok hızlı bir şekilde dağ sırtlarına doğru yayılabiliyor. Temennimiz o ki bu sene de geçen seneki gibi olur; çok az bir hasarla seneyi atlatırız.

Çıkan yangınlar, ihmaller yüzünden mi yoksa doğal sebeplerden dolayımı meydana gelmekte?

Ormana atılan şişelerden çıkan yangınlar olabiliyor. Bunun dışında bakımsız trafolardan çıkan kıvılcımlardan, yıldırımlardan çıkan kıvılcımlardan yangınlar çıkabiliyor. Çıkan yangınların büyük çoğunluğu hatta yüzde 90’ı belki daha fazlası tamamen insan hatalarından kaynaklanmaktadır. Çocukların ateşle oynamalarından tutun da tarımsal faaliyetlerden tutun bir sürü sebebi var. Vatandaşlar ekinlerini ekip biçtikten sonra orada kalan kısımları yakma düşünceleri oluyor. Bu, ziraat mühendisleri de söylüyor, doğru birşey değil; oradaki habitatı bozuyor. Bazen zeytinlerin altındaki otların temizlenmesi için yakılan ateşler, bazen çöplerin temizlenmesi için yakılan ateşler ya da orman içinde bir metalin kesilmesiden dolayı çıkan kıvılcım orman yangınlarına sebep olabiliyor.

İzmir’de yapılan ağaçlandırma faaliyetleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İzmir’e gelenler, görenler “İzmir’in neresi yeşil” derler. Ama İzmir’in çevresinde geçmişten gelen bir ağaçlandrıma faaliyeti var. İzmir’in yüzde 43’ü orman ama ağaçlandırma yönüyle Urla’dan tutun Narlıdere, Gümüldür, Buca ve Manisa Sabuncubeli’ye kadar hep emekle ağaçlandırılmış. Bu bakımdan İzmir diğer illerden daha üstün olabilir. Burada Ege Orman Vakfı’nın da desteği var. Birincisi insanları bilinçlendirme, ağaçlandırmayı özendirme diğer taraftan ise kendisi de Orman Bakanlığı’nın projelerini destekleyerek ağaçlandırma çalışmalarına devam ediyor.

Ege Orman Vakfı’nın ağaçlandırmaya yönelik yürürlükte olan projeleri nelerdir?

1994 yılında boş olan araziler 2000 yılında başladtılan ağaçlandırmayla geçtiğimiz 15 yıllık süreçte tamamen ağaçlandırılmıştır. Sel felaketi olan yerlerde ağaçlandırmayla hem erezyon engelleniyor hem ağaçlandırma yapılıyor. Bu sene Urla Kadıovacık civarlarında yapılan ağaçlandırma projelerimiz var; Orman İdaresi ve Planlama Daire Başkanlığı birlikte devam ediyor. Bir de son dönemde Karayolları Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokolle İzmir-Çeşme otobanında şev ağaçlandırması dediğimiz çalışmalarımız devam etmektedir. Bir de İzmir’de diğer illerden farklı olarak Ege Orman Vakfı’nın etkisi ile birçok faaliyetler yapılıyor. Örneğin cenaze var, bizim buradaki ekibe vatandaşlar merhum adına fidan diktiriyorlar. 10 fidan 20 fidan diktiriyorlar bunlar da birikiyor bir orman oluşuyor. Kutlamalarda Ege Orman Vakfı’na destekler geliyor. Kuruluşlar kendilerinin sebep oldukları karbondioksit sebebinden yada sosyal sorumluluk projesi olarak bizimle birlikte fidan dikme faaliyetleri yapıyorlar. İzmir dışında farklı illerde de faaliyetlerimiz devam etmekte. Balıkesir, Muğla, Manisa ve Ankara’da da ağaçlandırma faaliyetlerimiz var. Okullarla yaptığımız fidan dikme faaliyetlerimiz var.

Yanan orman alanlarının tekrardan ormana kazandırılması içim ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

Ormana baktığımızda ağaçlar 2 metre civarı boyundaysa burası orman şeklindedir. Ağaçların çaplarının 30-40 santimetre olduğu bir orman yanarsa oradaki kozalaklar yangın sonucu büyük zarar görmüyor. Yangın sonucu orada kül gibi bir tabaka oluşuyor. Bu ağaçları Orman İdaresi keserek kerestesini değerlendiriyor çünkü sadece kabuk kısmı yanıyor; iç kısımlara birşey olmuyor. Daha sonra ağaçların kozalaklarından, tohumlarından kendiliğinden bir orman meydana gelmektedir. Eğer orman genç ise, ağaçlandırma alanıysa alan tekrardan ağaçlandırma yapılmalıdır. Yanan alan en geç 2 yıl içinde ağaçlandırılmalıdır.

Orman ve ağaçlandırma alanların korunmasına yönelik vatandaşlara mesajınız nedir?

Ormana giden insanların ateş yakmasına gerek yok, pikniklerini soğuk sandviçlerle yapabilirler. Bir de Orman İdaresi ve Planlama Daire Başkanlığı’nın piknik için belirlediği alanlar var. Bunun dışında Valilik de şu anda ormana girme yasağı getirdi. Bu nedenle ormana girmek zaten yasak. Bu sebebiyetle yangına sebep olabilecek birşeyi gördüklerinde 177 Yangın İhbar Hattı’nı aramalarını istiyoruz. Tarımsal alanların temizlenmesinde daha dikkatli olunması çok önemli. Vatandaşlarımızın Ege Orman Vakfı’nın ağaçlandrıma çalışmalarına destek olmalarını istiyoruz.
Son Güncelleme: 04.08.2015 15:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.