08 Ekim 2014 Çarşamba 19:26
Türkiye Mobil Oyun Pazarında Söz Sahibi Olabilir

Dünyada 1 milyar, Türkiye’de ise 22,5 milyon kişi internet ve mobil uygulamalarda e-oyun oynuyor. Sektörün her geçen yıl büyümesi ve özellikle mobil pazardaki artışı gören Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Erdem Köşk ile Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ahmetcan Berki, iki mobil oyun geliştirdi. İki öğrencinin hazırladığı Legacia ve Popy isimli iki oyun android ve Apple markette beğeniye sunuldu. Bilgisayar Oyunları dersini veren Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Samsun Başarıcı, “Çok yatırım gerekmeden, mobil oyunlar pazarında yer edinebiliriz. Akıllı cihazlarla istenilen yerde oynanabiliyor olması, mobil araçların sağladığı marketler sayesinde oyunların pazarlamasının çok kolay hale gelmesi büyük fırsat. Eğer doğru projeler üretilirse, Türkiye, özellikle mobil pazarda oyun üreten ve pazarlayan bir ülke konumuna gelebilir” dedi.
Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Erdem Köşk ile Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ahmetcan Berki, daha mezun olmadan, cep telefonları ve tabletler için oyun tasarlamaya başladı. 4 ay gibi bir sürede iki oyun hazırlayan Köşk ve Berki’nin, Legacia ve Popy isimli mobil oyunları android ve Apple markette oyun severlere sunuldu. Kendileri de birer oyun tutkunu olan Yaşarlı gençler, “Bu sektör, her yıl büyümeye devam ediyor. Türkiye de oyun oynayan kişi sayısına baktığımızda büyük bir pazar. Türkçe oyunlar ilgi çekiyor. Bu potansiyeli görüp daha öğrenciyken düşük bütçelerle yer alabileceğimiz bir platform olan mobil oyun pazarına girmek istedik” dedi.
OYUN TUTKUNU GENÇLER
Önce Legacia isimli simülasyon oyununun kodlarını yazdığını, ancak grafiklerini yapmakta zorlanınca arkadaşı Ahmetcan Berki’den yardım istediğini belirten Erdem Köşk, “Oyun yapmak yalnızca bilgisayar mühendislerinin işi değil. Grafik, animasyon, müzik, oyun görseli, pazarlama gibi birçok desteklemesi gereken alanları var. Ahmetcan’dan bu konularda destek aldım. Ortak fikirle oyun son haline büründü. Daha sonra pazarlama üzerine çalışmaya başladık. Hedefimiz, oyunlarımızı diğer platformlara çıkartıp yeni oyun projelerine başlamak. Okulda bir kulüp kuruyoruz. Tüm bölümlerden oyun tutkunu insanları bir araya getirip birlikte yeni projeler hazırlamak istiyoruz. Bu kulüpte müzikten animasyona, grafik tasarımcıdan bilgisayar mühendisine herkes olacak. İleride de bu sektörde kendi şirketimiz olsun istiyoruz. Neden Türkiye’den dünyaya açılan bir marka olmayalım” diye konuştu.
TÜRKİYE MOBİL OYUN TASARIMI YAPMALI
Bilgisayar Oyunları dersini veren Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Samsun Başarıcı, “Ülkemiz her şeyden önce, genç nüfusuyla önemli bir pazar. Birçok stüdyo, firma ve genç bağımsız oyun üreticisi var. Mobil pazarlarla birlikte özellikle bağımsız kesim büyük ivme kazanıyor. Sektörde nitelikli eleman kaynağı sıkıntısı var, eğitimci sıkıntısı var, ancak buna rağmen sektörün gelecek vadeden ülkelerindeniz. Sektör özellikle mobil ve ücretsiz oyunlarla büyüyor. Artık para vermektense önce oynayıp beğenirlerse para verip almayı seçiyor kullanıcılar. Tüm bunlar birer fırsat. Dünyada ve ülkemizde mobilite yayılıyor. Öncelikle hedefimizi doğru seçmeliyiz. Çok yatırım gerekmeden, mobil oyunlar pazarında yer edinebiliriz. Akıllı cihazlarla istenilen yerde oynanabiliyor olması, mobil araçların sağladığı ücretsiz marketler sayesinde oyunların pazarlamasının çok kolay hale gelmesi büyük fırsat. Eğer doğru projeler üretilirse, Türkiye, özellikle mobil pazarda oyun üreten ve pazarlayan bir ülke konumuna gelebilir” dedi.
İZMİR’E HAMBURG MODELİ UYGULANABİLİR
Almanya’nın Hamburg kentinde 2003 yılında oyun üreticilerini bir araya getirmek ve desteklemek için “Game city: Hamburg” ismiyle kurulan bir platform bulunduğunu belirten Samsun Başarıcı, “Bu oluşum sayesinde Hamburg, Avrupa’nın oyun üretim merkezi oldu. Yerel yönetim, sivil toplum desteğiyle kurulan bu oluşum sayesinde, 10 yıl önce 800 olan proje sayısı 5 bine yaklaştı, 2012 rakamlarına göre 155 firma oyun üretiyor. 5 binin üzerinde kişi direkt ya da dolaylı olarak oluşuma bağlı çalışıyor. Geliştirilen yüzlerce oyun sayesinde milyonlarca Avro gelir elde ediliyor. İzmir de Türkiye’nin bu yapıya en uygun kenti. Oyun üretmek için gerekli bölümlerde eğitim veren birçok üniversiteye sahibiz. Birçok büyük şirket ar-ge merkezlerini İzmir’e kaydırıyor. Hükümet, yerel yönetim ve sivil toplum desteğiyle İzmir de tıpkı Hamburg gibi dijital oyun üretiminde marka kent haline gelebilir” şeklinde konuştu.
RAKAMLARLA E-OYUN SEKTÖRÜ
Dünyada 1 milyarın üzerinde insan dijital oyun oynuyor. Sektörün büyüklüğü ise geçen yıl yaklaşık 75 milyar dolardı. Küresel araştırma şirketi Newzoo’nun, ülkemize dair e-oyun ekonomisinin rakamları ise şöyle:
- Türkiye’de yaşları 16 ile 50 arasında değişen 30 milyon 300 bin aktif internet kullanıcısı bulunuyor. Bunlardan 22.500.000’i aktif olarak internette oyun oynuyor.
- Türk oyuncuların yüzde 61’i, oyunlar için para harcıyor. Oyunların yüzde 15,7’si bilgisayar, yüzde 13’ü MMO, yüzde 4,5’i tablet, yüzde 11,3’ü akıllı telefonlar, yüzde 2,7’si elde taşınanınlar, yüzde 13,2’si TV konsolları, yüzde 20,7’si ise sosyal-gündelik ağlarda oyun oynuyor.
- 22,5 milyon e-oyun oynayan Türk, günde 39 milyon saat oyunlar için zaman harcıyor. Türkiye bu rakamlarla dünya oyun pazarında üçüncü sırada yer alıyor.
- Türkiye’de, yıllık 400 milyon ile 500 milyon doların e-oyun için harcandığı tahmin ediliyor.

Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.