07 Temmuz 2015 Salı 09:41
Tarımda emek mevsimlik sorun ömürlük

Tarlasera'da mevsimlik işçilerin yaklaşık yüzde 60'ının yoksulluk sınırının altında yaşadığı, her iki işçiden birinin doğduğu andan itibaren mevsimlik tarım için seyahat ettiği vurgulanırken, güvenli ulaşım, barınma, temiz su ile altyapı ihtiyacı, iş güvenliği ile sağlığı ve kamu hizmetlerine erişim gibi temel insani gereksinimlerden mahrum olduklarına, naylon, bez veya branda tarzı olan ve çevresinde tuvalet, banyo ve çamaşır yıkama yerleri bulunmayan yerlerde barındıklarına dikkat çekildi.

Manisa'nın Gölmarmara İlçesi'nde açık kasa kamyonetin süt tankeri ile çarpıştığı, 13'ü kadın 15 kişinin hayatını kaybettiği kaza, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını bir kez daha gündeme getirdi. Aylık tarım ve kültür dergisi 'Tarlasera' Temmuz sayısında, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına dikkat çekildi ve işçilerin ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden göç ettikleri vurgulandı. Tarlasera'da mevsimlik tarım işçiliği şu sözlerle değerlendirildi:

"Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 verilerine göre 6.5 milyon olan tarım işçilerinin yarısına yakınını oluşturduğu tahmin ediliyor. Ancak yaşadıkları sorunlar, onları tarımın mağdur gruplarının başında getiriyor. Aylık tarım ve kültür dergisi 'Tarlasera' Temmuz sayısında, birçoğu güvencesiz şekilde Türkiye’nin bir ucundan diğerine göç eden mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları sorunlara değindi. Tarımsal üretimde çok önemli bir paya sahip olan mevsimlik tarım işçileri, ne yazık ki verdikleri emeklerin karşılığını alamayarak, kötü şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Mevsimlik tarım işçilerinin nicelik bakımından çok olmaları, karşıya kaldıkları sorunlarla hafifletmeye yetmiyor. Dünyada mevsimlik tarım işçilerinin yüzde 60’ından fazlası yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Yüzde 80’inin herhangi bir sosyal güvencesi bulunmazken, yüzde 70’i de tarlalarda çocuklarıyla birlikte çalışıyor. Türkiye’ye dair rakamlar da dünya geneliyle benzer. Mevsimlik işçilerin yaklaşık yüzde 60’ı yoksulluk sınırının altında yaşarken, her iki işçiden biri doğduğu andan itibaren mevsimlik tarım için seyahat ediyor. Güvenli ulaşım, barınma, temiz su ile altyapı ihtiyacı, iş güvenliği ile sağlığı ve kamu hizmetlerine erişim gibi temel insani gereksinimlerden mahrum kalan mevsimlik işçiler; naylon, bez veya branda tarzı olan ve çevresinde tuvalet, banyo ve çamaşır yıkama yerleri bulunmayan yerlerde barınıyor. Bu durum temizlik ve sağlık açısından olumsuzluklar yaratırken, giderek artan çevre kirliliği bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden oluyor. Tarımsal üretimde kullanılan bitki koruma ilaçları da mevsimlik işçilerin sağlığını tehdit ediyor."

ÇÖZÜMLER HENÜZ ÖNERİ AŞAMASINDA

Tarlasera Dergisi'nde mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları sorunların çözüm önerileriyle birlikte 2015 yılında bir raporla Meclis’e taşındığı belirtilirken, şu ifadeler kullanıldı:

"Hazırlanan raporun en dikkat çekici konularından bazıları ulaşım problemi, yetersiz beslenme nedeniyle ortaya çıkan hastalıklar ve alınamayan ücretler oldu. Emeklerinin karşılığını almakta zorluk çeken mevsimlik işçiler, son dönemde Suriyeli sığınmacıların daha düşük ücret talep etmesi nedeniyle Çukurova’daki tarla sahipleri tarafından daha fazla tercih edilmesinin de sıkıntılarını yaşıyor ve hep ikinci plana atılıyor. Türkiye’deki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları sorunlara dünyanın birçok ülkesinde rastlanıyor. Ancak gelişmiş ülkelere bakıldığında, bu problemlerin önüne geçmek için yapılan uygulamaları görmek mümkün. Örneğin Portekiz’de belirli tatil günleri olan mevsimlik işçilere, çalışmadıkları bu tatil günleri için de ücret ödeniyor, Noel’de ikramiye veriliyor, tazminatları sözleşmelerin süresiyle orantılı olarak belirleniyor ve herhangi bir iş kazasına karşı sigortalanarak tıbbi muayene görmeleri sağlanıyor. Türkiye’de ise bu süreçler şu an için yalnızca öneri aşamasında kalıyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.