15 Kasım 2014 Cumartesi 22:57
Şenocak:

Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi Abdurrahim Şenocak, "Büyük Türkiye, siyaset hakkı tanınmış, iş güvencesi sağlanmış, ekonomik ve sosyal haklarını elde etmiş güçlü memurlarla inşa edilecektir" dedi.

Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen İzmir Şubesi Başkanı Abdurrahim Şenocak, İzmir 3. İstihdam Zirvesi kapsamında "İstihdam Politikalarında AB’nin Neresindeyiz?" başlıklı panele katıldı. Moderatörlüğünü, AK Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tekelioğlu’nun yaptığı Kültürpark Fuar Alanında düzenlenen panelde Şenocak, "Türkiye ve AB ülkelerinde kamu çalışanlarının mukayesesi" konulu bir sunum yaptı. Şenocak, Türkiye’de tüm kamu ve özel iş yerlerinin ’İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ kapsamına alındığını hatırlattı. Kamu çalışanlarının ücretleri AB üyesi ülkelerle kıyaslandığında, ülkelerin milli gelirleri ve hayat standartlarına oranla çok da çarpık bir tablonun ortaya çıkmadığına dikkat çeken Şenocak, "Tüm kamu ve özel iş yerleri, 2012’de yayımlanan "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu" ile korumaya alınmıştır. Ancak hem çalışanlar hem de yöneticiler, bu konuda yeterince bilgili ve bilinçli değiller. Daha kaliteli ve nitelikli hizmet üretmek, kamu çalışanlarının ekonomik durumlarının iyileştirilmesi yönünde çalışmalarımızı Memur-Sen olarak aralıksız sürdürüyoruz" dedi.

"TAŞERON SİSTEM SONA ERMELİ"
Türkiye’de memurların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile iş güvencesine sahip olduğunu; ancak AB üyesi ülkelerle kıyaslandığında farklılıkların göze çarptığını vurgulayan Şenocak, "İş güvencesi kamu çalışanlarının olmazsa olmazıdır. Bu konuda AB üyesi ülkelerle ülkemizi mukayese ettiğimizde farklılıklar olduğunu görüyoruz. Örneğin Almanya gibi ülkelerde memurların çok ciddi anayasal güvenceleri bulunmaktadır. Bugün Almanya gücünü, kadrolu ve iş güvencesine sahip kamu çalışanlarından almaktadır. Ülkemizde ise kamu kurumlarında insan onuruyla bağdaşmayan taşeron çalıştırma uygulamaları sona erdirilmelidir" diye konuştu.

"GÜÇLÜ MEMUR GÜÇLÜ DEVLET"
Türkiye’de devlet memurlarının önündeki siyaset yasağının kaldırılması gerektiğini sözlerini şöyle sürdürdü: "Büyük Türkiye, siyaset hakkı tanınmış, iş güvencesi sağlanmış, ekonomik ve sosyal haklarını elde etmiş güçlü memurlarla inşa edilecektir. Toplu sözleşme ve toplumsal sözleşmeye evet diyerek, 12 Eylül 2010 referandumuna verdiğimiz destekle, kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkını elde ettik. Ancak grev hakkı olmadan toplu sözleşme eksik kalmaktadır. Öte yandan Türkiye’de devlet memurlarının bir siyasi partiye üye olma hakkı yoktur. Türkiye’deki eğitim düzeyinin yükselmesine paralel olarak kamu görevlilerinin de eğitim düzeyi yükselmiştir. Güçlü memur demek güçlü devlet demek olacaktır."

Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.