17 Kasım 2014 Pazartesi 16:41
“Önümüzdeki 50 Yılın En Önemli Problemi Enerji Sıkıntısı Olacak”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Derneği birlikteliğinde Türkiye I. Jeotermal Enerji Çalıştayı, çok sayıda üniversite, endüstriyel ve girişimci kurumların temsilcilerinin katılımıyla İzmir Balçova Termal Otel’de gerçekleştirildi.

Çalıştay’ın açılışında konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, önümüzdeki elli yılın en önemli probleminin dünyada ve ülkemizde enerji sıkıntısı ve enerji güvenliği olacağını söyledi. Rektör Prof.Dr. Akhan, "Enerji üretiminde yerli kaynakların kullanım oranı artırılamadığı sürece, enerjide dışa bağımlılığımızın da artmaya devam edeceği aşikârdır” dedi.

“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞIN ÖNÜNE YERLİ KAYNAKLARIMIZI KULLANARAK GEÇEBİLİRİZ”
Rektör Prof.Dr. Akhan, bu ihtiyaç doğrultusunda ülkemizin ve özellikle de Ege Bölgesinin çok önemli yerel kaynağı olan jeotermal enerjinin en verimli şekilde geliştirilmesinin ve ülke ekonomisine kazandırılmasının büyük önem taşıdığına vurgu yaptı. Ülkemizin ekonomik olarak büyümesine, sanayileşmesine ve yaşam koşullarının iyileşmesine paralel olarak enerji ihtiyacının sürekli arttığını anlatan Prof.Dr. Akhan, şöyle konuştu: "Enerji açığını kapatacak, enerji bağımlılığını azaltacak her bir girişimin büyük önem taşıdığını özellikle vurgulamak isterim. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi olarak ülkemizde ve özellikle Ege Bölgesinde bulunan bu büyük jeotermal enerji potansiyelinin harekete geçirilmesinde üniversite, girişimci kurumlar ve endüstri arasında bulunması gereken bağın öneminin farkına vardık ve bu amaçla her üç alanın temsilcilerini bir platformda buluşturmayı önemsiyoruz.”

“HER ARTI DEĞER GÜNLÜK 2 MİLYON DOLAR KAZANDIRIR”
İKÇÜ Rektörü Prof.Dr. Akhan, bu iş birliği zincirine diğer üniversitelilerin de katılmasının enerji alanında büyük bir sinerji oluşturacağını kaydederek; “Enerjinin arz ve talebinin; ve ülkelerin enerji güvenliğinin önümüzdeki 50 yılın en önemli problemi olacağını artık hepimiz biliyoruz. Kazanılacak her artı değer yüzdenin, yaklaşık olarak günlük iki milyon dolar olduğunu düşünürsek ne büyük bir potansiyel ile karşı karşıya olduğumuzu anlarız” dedi.

“GÜNLÜK 200 MİLYAR DOLAR ENERJİ İTHAL EDİYORUZ”
Çalıştay Başkanı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. İbrahim Kocabaş da, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektörünün önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 1000 büyüme potansiyeli olduğunu söyledi. Dünyanın hızla artan enerji talebinin 2050 yılında bu güne oranla yaklaşık yüzde 40 daha fazla olacağını belirten Prof.Dr. Kocabaş, bu enerji talebine bağlı olarak yenilenebilir enerjilerin yüzde 17 ile yüzde 25 oranında pastadan pay alabileceği beklentisini hatırlattı.

Türkiye’nin günlük 200 milyar dolar enerji ithalatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof.Dr. Kocabaş, "Jeotermal enerji sektörünün en az yüzde 1000 büyüme potansiyeli var. Jeotermal bu potansiyelini harekete geçirebilirsek, Türkiye’nin günlük 200 milyon dolar olan enerji ithalatının günlük 2 ile 20 milyon dolar arasında bir kısmını tasarruf edebiliriz. Bu anlamda sektör en hızla büyüyebilir ve yapılması gereken teknik ve teorik çalışmalar açısından aradığımız üniversite, endüstri işbirliğini de en geniş şekilde sağlayan bir örnek oluşturabiliriz" şeklinde konuştu.

"ELEKTRİK ÜRETİMİ ARTMALI"
Türkiye’de özelleştirmelerin başlaması ile kapasitenin artmasına rağmen kapasitenin henüz yeterli olmadığını vurgulayan Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri Derneği Başkanı Adil Özdemir de, kullanılan jeotermal kaynaklarının sayısının artırılmasının yanında kaynakların verimli ve karlı kullanımının sağlanmasının gerektiğini altını çizdi. Jeotermal sahalarda çok fazla ruhsat olduğunu ve iğne atsan yere düşmeyen bir şekilde ruhsat verildiğine dikkat çeken Özdemir, "Bu alanlarda yapılacak üretimlerin birbirlerini olumsuz etkilemekte. Bu ruhsatların yoğunluğundan dolayı ilk olarak bazı kaynaklarda üretimin yapılamamasına neden oluyor. Bazı alanlarda da peş peşe üretime geçildiğinde birbirinin performansını etkileyerek atıl yatırım haline gelebilme riski var. Bu nedenle planlamada havza bazında ’bütünleşik havza yönetimi’ şeklinde bir plana geçilmelidir" dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.