12 Ekim 2015 Pazartesi 11:31
Masada "İzmir modeli" vardı

Bu yıl 6'ıncısı gerçekleştirilen TÜBİTAK destekli “Kentsel ve Bölgesel Araştırmalar Ağı Sempozyumu" Kültürpark alanındaki İzmir Sanat Merkezi'nde düzenlendi. Sempozyumda gayrimenkul odaklı bir büyümeden üretim ekonomisine geçişi zorlayan koşullar ve bunun gerçekleşme süreci ile bu dönüşümün mekana olası yansımaları masaya yatırıldı. İki gün süren sempozyum kapsamında düzenlenen İzmir Çalıştayı'nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yerelde kalkınma modeli öne çıktı. Prof. Dr. İlhan Tekeli'nin yönettiği çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediye Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, Şehir ve Bölge Plancısı Prof. Dr. Numan Tuna, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nden Yrd. Doç. Dr. Koray Velibeyoğlu, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Dönmez, TARKEM Yönetim Kurulu Başkan Vekili Uğur Yüce konuşmacı olarak katıldı.

Büyükşehir Belediyesi'nin kenti kalkındırmak için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Buğra Gökçe, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kalkınma modelinin gayrimenkul odaklı kentsel gelişme üzerine değil kırsal alanda kalkınma üzerine kurulduğunu söyledi. Gökçe, “Büyükşehir Belediyesi olarak kooperatifler aracılığıyla üreticiden direkt alımlarla kırsal kesime destek oluyoruz. Çocukların süt içerek büyümesi için başlattığımız Süt Kuzusu projesi, kırsal alandan başlayıp kentteki çocuklara ulaşıyor.

Yine üreticinin ürünün daha kaliteli olması için İzmir'den Londra'ya kadar uzanacak mesafede ova yolu asfaltlandık. Kooperatifler aracılığıyla üreticinin ürünü heba olmadan değerinde alınıyor. Kırsalı kalkındırırken kent merkezinde de yatırımlarımıza devam ediyoruz. Mart ayında hizmete ve tamamı belediye kaynaklarıyla yapılan Fuar İzmir, Türkiye'nin en büyük fuar kompleksi. Kentin ekonomisine büyük katkısı var. Ulaşım ağına yatırımlar yapıyoruz. Büyükşehirlerin metrosunu Bakanlık yaparken, İzmir'de Belediye yapıyor. Tüm projelerimizi katılımcı yöntemle gerçekleştiriyoruz. İzmir'de projeler yapılırken, bilim ve fen kurallarına uygun süreç istiyor. Pek çok yerde olduğu gibi kent patronlarının hakim olduğu bir yönetim sistemi söz konusu değil" diye konuştu.

İzmir'de kentsel dönüşümün diğer şehirlerdeki hakim dönüşüm süreçlerinden farklı işlediğinin de altını çizen Gökçe, “Basitçe anlatmak gerekirse, kentsel dönüşümde gökten 3 elma düşüyor. Bir tanesi hak sahibinin, bir tanesi müteahhidin, diğer üçüncüsü de belediyenin başına düşüyor. Genel durum budur. Ama İzmir'de böyle bir şey yok! Büyükşehir Belediyesi, üçüncü elmanın yine o bölgede yaşayan insanlara kalması için çaba harcıyor. Müzakereci süreçlerin yürümesinden kaynaklı gecikmeler oluyor ama kimse yerinden yurdundan edilmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde ben yaptım oldu mantığı yok" dedi.

YARIMADA, BAKIRÇAY VE GEDİZ

İzmir'de yerelde kalkınmaya neden gerek duyulduğu ve Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı bölgesel kalkınma strateji planları hakkında bilgi veren İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nden Yrd. Doç. Dr. Koray Velibeyoğlu, “Farklı üniversiteler ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin bir araya gelip, bölge halkının görüşlerini alarak hazırladıkları Yarımada Stratejik Kalkınma Planı uygulanmaya başlandı. Şimdi Bakırçay ve Gediz havzaları için plan hazırlıyoruz. Planların odak noktasında, yerel varlık odaklı yerel geliştirme, yerelde üretim-yerelde tüketim ve sürdürülebilir ulaşım yer alıyor" diye konuştu.

"KENDİ İMKANLARIMIZLA YAPACAĞIZ"

TARKEM Yönetim Kurulu Başkan Vekili Uğur Yüce ise İzmir'in kalkınmasına destek olmak için ve İzmir sevgisiyle başlattıkları Kemeraltı oluşumunu anlatırken şunları söyledi:

“İzmir'in çevresinde çok güzel bir tarihi hazine var. İzmir'in içinde yok mu? Çok var. Kent içindeki tarihi alanın ticaret kültürüyle de ele alınması için şirket kurduk. 270 hektarlık alanı tekrar ayağa kaldırırsak İzmir'i tekrar cazibe haline getirebiliriz diye düşünüyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Müdürlüğü 1. Dönem Eğitim Tezlerini yayınladı. 149 tane var, içinde bir tane İzmir kenti yok. Devletten bu mevzuda pek bir şey bekleme ve ümit etme şansımız yok. Ne yapacaksak kendimiz yapacağız. Ve kendi imkanlarımızla yapacağız" dedi.

TEŞVİK VURGUSU

Kalkınmanın yerelden başladığını ve üretimin Batı'dan Doğu'ya kaydığını ifade eden Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Dönmez, 13 OSB ile 9 üniversite, tekoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler, 64 değişik alanda yapılan üretim ve alternatif enerji kaynaklarıyla İzmir'in önemli bir konumda olduğunu söyledi. Muhsin, İzmir'de sanayinin gelişmesi için teşvik sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğinin altını çizdi.

"İZMİR TÜRKİYE'YE ÖRNEK"

Tarımın İzmir'de çok önemsendiğini belirten Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, “Türkiye tarımda Avrupa'da ilk, dünyada 7'inci sırada. İhracatımız 18.6 milyar dolar ithalatımız 18 milyar 58 milyon dolar. Tarım ülkesi için bu kabul edilebilir bir şey değil. İzmir tarımın başkenti diyebileceğimiz bir yer. 48 bin kayıtlı çiftçi var. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin etkisiyle İzmir tarımda da örgütlenmede de ilk sırada. 253 tarımsal kooperatif var. İzmir'de uygulanan yerelde kalkınma modeli diğer şehirlere örnek olacak, ülke genelinde uygulanması gereken bir model. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun bunda etkisi çok büyük. Yerelde üretip, yerelde tüketmenin önemi arttı. Birleşmiş Milletler geçtiğimiz yılı, aile çiftliği yılı ilan etti. İzmir bu konuda önemli adımlar attı" diye konuştu.

Prof. Dr. Numan Tuna ise gayrimenkul odaklı büyümenin kültürel-doğal çevre değerlerindeki etkileri ve yönetimi üzerine bilimsel sunum yaptı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.