28 Temmuz 2015 Salı 09:40
“Korsanı beraber aşacağız”

 . Korsanla mücadeleye verdikleri önemi anlatan Bostancı, “Bu sıkıntıları esnafımız ile bareber geçeceğiz” dedi. Hükümetin kurulamamasına değinen Bostancı, “Hükümetin kurulamaması hem bizim sorunlarımzın çözümünde problem yaratıyor hem de esnafın mağdur olmasına yol açıyor” şeklinde konuştu.

İzmir’de servis taşımacılığının güncel ne tür problemleri var?
Hayat devam ettiği sürece sorunlar olacaktır. Ancak gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi gerek Milli Eğitim Bakanlığı gerekse Emniyet Müdürlüğü ile olan iyi ilişkiler sayesinde her türlü sorunun çözümü bir telefon kadar uzaklığımızda. Sektörde olması gerekenler var ancak onlar da sorun değil. Bahsettiğim kurumlar her türlü sorunlarımızı ilettiğimiz zaman hemen çözüm üretmek için faaliyete geçiyorlar.



Kamyon ve otobüs kullanan bir kişinin servis araçlarının kullanamamasının Anayasa’ya aykırı olması gerekçesiyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na başvuruda bulunmuşsunuz? Bu süreç nasıl ilerliyor.
Türkiye genelinde servis araçlarına 26 yaş sınırı getirildi. Biz bu konunun hakkaniyetli olmadığına inanıyoruz. Bu konuyu zaten Mayıs ayının ortalarında Türkiye Şöforlar ve Otomobilciler Federasyonu ile Ankara’da Atılım Üniversitesi’nin de katıldığı analiz değerlendirme toplantısı yapıldı. Bu değerlendirmede sorun olan sıkıntılarımızın hepsini masaya yatırdık. Burada en büyük sıkıntılarımızın başında 26 yaş uygulaması geliyordu. Diğer illerin neler yaptığını bilmediğimiz için toplantıyı bekledik. Bu sorun toplantıya damgasını vurdu. Ancak diğer illerin temsilcileri böyle bir sorunlarının olmadığını hatta muzdarip olmadıklarını söylediler; çok enteresan. Biz bu konuda hukuksal bir müracaat başlatacağız. Umarım kazanırız.

Servisçilere yönelik eğitimler hangi aşamada devam ediyor?
Türkiye genelinde mevcut Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü okul servis araçlarında sertifikalandırma dönemi başladı. Ancak İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği başkanlığında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü ve bizler bu konuda 2006 yılında esnafımıza eğitim vermek için bir planlama yapmıştık, yol haritası belirledik. Servis Araçları Yönetmeliği doğrultusunda bu eğitimleri de belli süreçlerde tekrarlıyoruz. Şu anda 1 Ağustos tarihinden itibaren “Şoför Tanıtım Kartı” adı altında bir kurs düzenliyoruz. Eksikliklerimizi tamamlayıp 2015-2016 eğitim-öğretim yılına girmeyi düşünüyoruz. Esnafımızı gerek meslek içi eğitimlerini tamamlayıp gerekse sağlık bakımından hazırlayıp daha güvenli ve daha düzgün bir şekilde taşımacılık yapmak için hazırlıklarımız devam ediyor.

İzmir’de korsan taşımacılıkla mücadele hangi boyutta?

Hayat devam ettiği sürece korsan devam edecektir. Bu sadece servis taşımacılığı ile ilgili değil tüm sektörlerde vardır. Ben korsan taşımacılığını bir hırsızlık olarak kabul ediyorum; hırsızlık da hayat devam ettiği sürece varolacaktır. Bu konuda da Emniyet Müdürlüğü, İzmir Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ile iyi bir diyalog içerisindeyiz. Korsanla mücadeleyi halkla beraber yapmamız lazım. Biz gelen ihbarları kolluk kuvvetlerine iletiyoruz ve anında müdahale yapıyorlar. Bu konuda, ağırlıklı olarak bizim için çalışan, iki tane sivil ekip var. En büyük mücadelemiz korsanla mücadele. Bu konuda gereken herşeyi yaparız. Esnafımızla beraber aşacağız bu sıkıntıları. Sağlam, düzgün ve tutarlı ihbarlar aldığımız sürece kısa sürede mesafe alırız diye düşünüyoruz.. Korsan taşımacılık yapıyorsa muhakkak bir fabrikaya ve okula yapıyor. Aracın geçtiği yol değil sadece işyerine varış ve kalkış saatleri, aracın plakası, markası ve mekan belirlenirse muhakkak kısa sürede noktasal atışlar yaparak anlık çözüm üretiriz. Ancak laf olsun diye örneğin “Mehmet şuradan geçiyor” diye ihbar edildiği zaman koskaca İzmir gibi bir yerde Emniyet’in trafik akışını durdurarak ona müdahale etmesi bence abes ve işgalden başka birşey değil. Bunu dışarıda bazı zavallılar değişik şekillerde anlatıyorlar. Başka bir faktör de İzmir’de korsan taşımacılık yok. Bizde korsan taşımacılığı yapan maalesef ya “S” plakasının satmış ya da “S” plakası olan esnafımız. İçimizde kabul etmediğimiz bu esnafı barındırmamız ve ayıklamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda esnafımızın, kolluk kuvvetlerimizin özellikle rica ediyorum.



Tatillerde servis taşımacıları hangi şartlarda çalışıyorlar?

Bahsettiğim Mayıs ayında gerçekleşen ulusal toplantıda bu konuya değindik. Ben aynı zamanda Türkiye Şöforlar ve Otomobilciler Federasyonu’nun danışmanıyım. Yıllarca anlattığım bir mesele bu. Eğitim 180 gündür bir yıl ise 365 gündür. Dolayısıyla belli bir niteliğe sahip yüksek modelli ve her türlü teknik özelliğe sahip bu araçların bir yılda 180 gün çalışıp 185 gün çalışmaması ekonomide müthiş bir kayıptır. Bu araçların bir kısmı personel taşımacılığı yapsa da bu araçların kalan 185 günde, en azından ihtiyaç zuhur ettiği sürece, şehir içi turizmin taşımacılığında da faaliyet göstermesi hem bu taşımacılıkta yaşanan araç sıkıntısını giderecek hem de esnafımıza ikinci bir iş imkanı tanıyacaktır. Dolayısıyla bu araçları da ekonomiye kazandıracak şekilde bir düzenleme yapılması için daha önce olduğu müracaatlarımız var. Umarım netice alırız. Hükümet boşluğu olduğu için karşımızda bir yetkili göremedik. Bunlar hassas konular. Kimse sorumluluk almıyor ancak bizim bu konuda müracaatlarımız devam ediyor.

Hükümetin kurulamamasının sizin esnafınıza ne tür bir etkisi var?
Türkiye’de şu an meclis olsa bile hayatı konularda alınan kararlarda sonuca ulaşmamız bir sıkıntı yaratıyor. Mecburen sorunların çözümleri öteleniyor. Bu da ister istemez tabandaki esnafı mağdur ediyor. Hükümetin kurulamaması hem bizim sorunlarımzın çözümünde problem yaratıyor hem de esnafın mağdur olmasına yol açıyor.

Batyr Berdiyev

Son Güncelleme: 28.07.2015 09:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.