28 Eylül 2015 Pazartesi 16:00
Korsan taşımacılığa taviz vermeyeceğiz

Korsan servis araçlarını ve bu konuda alınan önlemleri anlatan Bostancı, “Her işin bir korsanı var artık. Cd, kitap hatta artık bu işle ilgili gelirlerin nerelere gittiğini de artık herkes biliyor. En büyük sorunlarımızdan bir tanesi de korsan taşımacılık. Biz konuda Emniyet Müdürlüğü, Valilik ve Trafik Şube ile eşzamanlı olarak birlikte çalışıyoruz. Korsan olarak gördüğünüz araçları lütfen Oda'ya bildirin, ayrıca benim veya Oda yöneticilerimizin cep telefonuna mesajla şikayetlerinizi iletin. Biz bu şikayetleri, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne iletiyoruz ve anında denetleme yapılıyor. Özellikle bu araçların seyir halinden ziyade başlama veya bitiş noktaları, saatleri, plakaları ve araç cinslerinin iletilen bilgide olması korsanla yaptığımız mücadelede kısa sürede netice almamızı sağlıyor.” dedi. 

Yeni eğitim ve öğretim yılına hazır olduklarını söyleyen Bostancı, “Biz esnaflar olarak yeni eğitim ve öğretim yılına, geçtiğimiz haziran ayında okullarından kapanmasından itibaren hazırlanmaya başladık. Teknik altyapı, araç bakımları, gerekli izinler vs. hepsi hazırlanmış durumda. Yaz tatillerinde bazı arkadaşlarımız personel servis taşımacılığı yapıyor. Belediyelerin yetkilileri tarafından araç uygunluk kontrolünden geçiyor. Sürücü tanıtım kartlarımız var. Servis araçları dışında yolcu taşımacılığı yapan tüm araçlarda olan bir belge. İzmir Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi'nin uyguladığı bir uygulama. Ayrıca bu sene Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde mesleki eğitim seminerine tabi tutuyor. Bu eğitimde öncelikle trafikte insan faktörünü işliyoruz. Eğitimde ayrıca trafikte farkındalık,empati, öfke kontrolü, ilk yardım, insan ilişkileri gibi konuları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan mevzuatla ilgili bilgileri de arkadaşlarımıza gösteriyoruz.” şeklinde konuştu.

“VELİLER DİKKAT ETMELİ”

Bu işin bir diğer ayağınında öğrenci ve velilerinin dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu söyleyen Bostancı, “ Özellikle araçların “S” plaka olup olmadıklarını kontrol etsinler. Araçların arkasında okul taşıtı ibaresi ve dur lambası olmalı. Ayrıca her taşıtta bulunması gereken resmi bir fiyat tarifesi çizelgeside herkesin görebileceği bir yerde olmalı. Velilere bu fiyat tarifesinin üzerinde bir fiyat verilirse eğer İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, Zabıta Daire Başkanlığı’na, Tüketici Hakim Heyeti’ne, odamıza ve Esnaf Birliği’ne şikayet edebilirler. Şoförlerimize de bir uyarıda bulunmak istiyorum. Araçların arkasında bulunan ”Dur” lambasını aracın durup kalkmasına göre değil, servis kapısının açık veya kapalı olmasına bağlı olarak ayarlamalarını rica ediyorum. Bu konuda ki yasal uyarı zaten ilgili mevzutta bulunmakta. Ayrıca gelişigüzel ve uygunsuz parklar ise bir diğer mevzu. Sokak içlerinde veya sokağın başında yapılan uygunsuz park etmeler yüzünden servis araçlarımız sokağa giremeyip, öğrencilere ulaşamamakta. Diğer sivil araç sürücülerinin bu konuda hassasiyet göstermelerini rica ediyorum.” dedi

"OKUL SERVİSİ BEKLEME VE BEKLETMEYE SON"

Geliştirilen yeni bir teknolojidende bahseden Bostancı , “İzmir'de öğrenci taşımacılığı yapan okul servisleri, Hacettepe Teknokent'te geliştirilen cihaz sayesinde öğrencinin servise binip binmediğini veliye mesajla bildiriyor. Servisin öğrencinin bekleme yerine olan mesafesi ve süresini de mesaj atan cihaz, servisin normal varış süresini aşması durumunda kolluk güçlerine mesaj atarak öğrencinin yaşayabileceği olumsuz olayların da önüne geçilmesini sağlıyor. "Okul servisi bekleme ve bekletmeye son" sloganıyla kullanılan cihazın öğrencilere, velilere, servis şoförlerine çok büyük kolaylıklar getirecek. Servis aracının eve kaç dakika sonra ulaşacağını, ne kadarlık mesafenin kaldığını otomatik olarak veliye bildirilecek. Cihaz sayesinde 50-55 dakikalık servis güzergahı 30-35 dakikaya inecek. Cihazın yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı da kolluk güçlerini bilgilendirecek. Eskiden ailelerin servisin tahmini geliş süresine göre yaz kış dışarıda önceden beklediğini, servis şoförünün geldiğinde kornaya basarak gürültü kirliliği yaşattığını ayrıca bekleme süresi nedeniyle yakıt harcamaları artıyordu. Bu cihaz sayesine bunun önüne geçeceğiz. Cihazlardaki 3G sayesinde şoförün eline telefon almadan cihaz sayesinde sesli arama yapılabildiğini ifade eden Bostancı, velilerin ayrıca kendilerine verilecek şifreyle internet ve akıllı mobil telefon uygulamaları üzerinden anlık olarak harita üzerinden aracı takip edebilecek.” Dedi

“MEVCUT ARAÇ SAYISI YETERLİ HATTA FAZLA BİLE”

Son günlerde sıkça gündeme gelen 300 araçlık bir servis aracı alımına da değinen Başkan Bostancı, “İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sayın başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun talimatıyla 300 adet S plakalı aracın ilave edeceğine dair söylentiler ve iddialar çıktı. Biz bu doğrultuda 11 Eylül, 16 Eylül ve 18 Eylül tarihlerinde Büyükşehir Belediye ile toplantılar yaptık. Bu toplantılarda 300 araç konusu gündeme geldi ve bir komisyon kurulması kararı alındı. Öncelikle biz servis aracı sayısının yeterli sayıda olduğunu iddia ediyoruz. Belediyenin üniversitelere hazırlatmış olduğu İzmir’de Ulaşım Master Planı incelendiği zaman servis sayısının yeterli olduğu oldukça açık ve net. 2008 yılında İzmir’de motorlu ve tekerlekli araçlarla taşınan yolcu sayısı 1 milyon 700 bin civarındaydı. O dönemde servislerle taşınan yolcu sayısı 120 bindi. 76 bin 993 kişi de raylı sistemlerle taşınıyordu. 2015 yılında ise nüfus artışına ve raylı sistemin gelişmesine bağlı olarak bu toplam yolcu sayısı 1 milyon 200 binlere düştü. Servisle taşınan yolcu sayısıda %33 azalarak 88 bin civarına düştü. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 4-5 yıl önce düzenlenmeye başlanan “En iyi okul, en yakın okul” kampanyasında İzmir pilot bölge olarak seçilmişti. Bundan 7 yıl önce herhangi bir okulda 30 araç çalışıyorsa, bu kampanyadan sonra şu anda ki araç sayısı 8-9 araca düşmüş durumda. Buradan da müthiş bir kaybımız oldu. Ayrıca İzban ve Metro hatları haricinde bir tramvay hattından da söz edilmeye başlandı. Daha önceki dönemlerde ücretsiz servis hizmeti veren araçlarda “S” plaka zorunluluğu vardı. Ancak bu daha sonradan kaldırıldı. Bu sebeple yaklaşık 600-700 araç işsiz kaldı. Bu da öğrenci taşımacılığına ilave edildi. 1998 tarihinde kayıtlı okul servisi araç sayımız 1200 civarındaydı. Ancak günümüzde belediyeler tarafından yapılan ihaleler ve yardımlarla bu rakam 5 bin 700 dolaylarına çıktı." dedi.

Tüm bunlara bakıldığında mevcut araç sayısının yeterli hatta fazla bile olduğunu dile getiren Bostancı, söze şöyle devam etti; "Bu konuda henüz verilmiş bir karar yok. 18 Eylül’de yapılan toplantının ardından diğer toplantının tarihi bayramdan sonraya atılmıştı ve şu anda o tarihte belirsiz. Bizim öncelikli görevimiz servisçi esnafının haklarını gözetmek ve mağduriyetlerini gidermek. Bunun içinde gitmeyeceğimiz yer, çalmayacağımız kapı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti, bir muz cumhuriyeti değil, demokratik bir hukuk devletidir. Oluşturulan komisyonunda görevi bu 300 aracın ihalesindeki şartları belirlemektir. Bu şartlar ve fiyatlar belirlenirkende fiyatların iyi araştırılmasını, mahkeme kararlarının ve icra satışlarının dikkate alınmasının ve mevzuata uygun yapılmasının yakın takipçisiyiz. Bu işin bize göre, ona göre, buna göre değil, mahkemelerin belirlemiş olduğu rayiç bedele uygun olarak yapılması için gerekli takibi yapıyoruz. Bu konuda en ufak bir usulsüzlük yapılırsa da hiç beklemeden mahkemeye başvuracağımızı da herkesin bilmesini istiyoruz. Biz esnafımızın menfaatlerini, mevkisi ne olursa olsun bir bürokratın ağzına bırakmayacağımızı buradan bir daha hatırlatmak istiyorum.” 

İzmir’de bulunan servisçilerin diğer sorunlarını da anlatan Bostancı, “Ayrıca altını çizmek istediğim bir husus var. Bazı okullarda ihale adı altında kapalı kapılar ardında bazı işler çevriliyor. İzmir’de Okullara Öğrenci Taşıma Yönergesi var. Burada “taşıma hizmetini üstlenecek gerçek ve tüzel kişiler, adlarına tescilli taşıtların taşıma sınırından fazlasının taşınmasını üstlenemez” deniliyor. Bu taşımacılıkta kiralık araç kullanılamaz hükmü de var. Çünkü esnafın ekmeğine haksız yere ortak olmak isteyen birtakım kesimler var. Özel ve devlet okulu diye ayırmayan bir fiyat tarifesi var. Zaten yasal açıdan da bunu ayırmak mümkün değil. Biz şikayetlerin takipçisi oluyor ve savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz. Esnafımızın haksız yere kazancına ortak olmaya çalışanlara fırsat verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Komisyoncular ortadan kaldırıldığında hem ücretler azalacak hem de servisçi esnafı daha çok kazanacak. Fabrika giriş ve çıkış saatleriyle, okulların giriş ve çıkış saatleri çakışıyor. Bunlara kademeli saat uygulaması getirilebilir. Okul çıkışları ile fabrika çıkışları yarım saat kaydırılabilir; bu hem trafikteki yoğunluğu da azaltır, verimliliği artırabilir. Esnaf gün içerisinde ikinci bir iş yapma fırsatı bulabilirse taşıma ücretleri de buna uygun olarak gerileyecektir.” diyerek sözlerini noktaladı.

Bertan BAK / Ege HABER


Son Güncelleme: 28.09.2015 16:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.