01 Aralık 2014 Pazartesi 17:36
Kılıçdaroğlu’dan Seçim Barajına İki Teklif
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim barajının yüzde 3 ya da yüzde 5’e düşürülmesi için hükümete iki teklif sunduklarını açıkladı.
CHP’nin ‘Geleceği Birlikte Kuruyoruz’ buluşmaları kapsamında İzmir’e gelen Kemal Kılıçdaroğlu, Ege Sanayici ve İşadamları üyeleriyle bir araya geldi. Seçim barajının düşürülmesi konusunda iki teklif verdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Seçim barajının yüksek olduğunu defalarca söyledik. Dile getirdiğimizde de iktidar partisi yetkilileri samimi olmadığımızı söyledi. Biz de ardından iki teklif verdik. Biri yüzde 3 biri yüzde 5. Seçim barajı inerse adaletli temsili sağlamış oluruz. Siz demokrasi konusunda eğer bir ülkede gerçek anlamda demokrasi istiyorsanız, 12 Eylül yasalarının tamamını değiştirelim dedik. Anayasa Mahkemesi iptal kararı alırsa saygı duyacağız. Karar iptal yönünde çıkarsa demokrasi kazançlı çıkacaktır diye düşünüyorum” dedi.

“ÖNSEÇİM İÇİN TÜZÜĞÜ DEĞİŞTİRDİK”
Milletvekili adaylarının da önseçimle belirleneceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, önseçim yapılması için tüzüğün ilgili maddelerini değiştirdiklerini anımsatarak, “Önseçim için tüzüğümüzü değiştirdik. Milletvekili adaylarımız yüzde 85’ini ön seçimle belirleyeceğiz. Delegelerle değil üyelerle yapacağız. Her üyenin oyunu kullanırken seçeceği milletvekili adayının bilgisine, birikimine, sosyal yapısına, parlamentoda kürsüye çıktığında kendisini temsil edip edemeyeceğine bakıp oy kullanmalıdır. İnternet üzerinden de üyeliği getirdik. Arzu eden gidip üye olabilir” ifadelerini kullandı.

“İŞ DÜNYASI NET TAVIR SERGİLEDİĞİ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Kılıçdaroğlu, TÜSİAD gibi iş dünyası örgütlerinin talep ve sıkıntıları tüm baskılara karşın açıklaması nedeniyle teşekkür etti. TÜSİAD’ın ‘Hukukun üstünlüğü olmayan yere yabancı yatırım gelmez’ açıklamalarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bunu söylemek vatana ihanettir dediler. Bunu seslendirdiniz diye vatana ihanetle suçlanıyorsanız demokrasiden bahsedilemez. Herhangi bir işadamı konuştuğunda hükümet rahatsız olup ertesi gün karşısına 7 işadamı gönderiyorsa, orada demokrasiden söz edemeyiz” diye konuştu.

“BANA OLACAK OLAN EN FAZLA HAPSE GİRERİM”
Eğitimin bütün ülkelerin stratejik alanı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ”Eğitim konusunda değişiklik kalkınma planlarında yer alır. Eğitim şuralarında görüşülür. Sonra parlamentoya gelir. Tasarı yasalaştı. 4+4+4 sistemi kalkınma planlarında yok, milli eğitim şuralarında görüşülmemiş, bakanlar kurulunda görüşülmedi. Ve yasa çıktı. Çocuklarımız şu an denek olarak kullanılıyor. Bazı üniversitelerin fizik bölümleri kapandı. Talep yok. Eğer üniversite bilgi üretmiyorsa ona üniversite demenin hiçbir anlamı yok. Eğitimin özü aklın özgürleşmesini sağlamaktır. Merakı güçlendirmektir. O nedenle Amerikalılar Mars’a gönderdikleri uzay aracına ‘Merak’ adını verdi. Biz merak edemiyoruz, engelliyorlar. Bu, bilgi toplumu olmamızın önündeki en önemli engeldir."

İran’daki üniversitelerin bilimsel yayınlarının Türkiye’yi geçtiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Çok acı bir tablo var, hepimizin oturup düşünmesi lazım. Size yansıyacak tablo, bana yansıyacak tablodan daha ağır. Bana olacak olan, seçim olur milletvekili seçilirim, sonra hükümet baskı yapar, hapse girerim. Ama size yönelik maliyet çok daha ağır olur. Ben sizden tek bir şey istiyorum, sadece düşünün. Türkiye buna layık mı değil mi? Kararınızı verin. Biz aslında çok güçlü bir ülkeyiz. 27,5 yıldır para işleri, mali işler içinde geçirdim. Ülkenin imkanları ve kaynakları var. Eksik olan temiz siyaset. Siyasi ahlak kavramı üzerine herkes düşünmeli. Eğer siyasette kirlilik varsa siz o ülkeye demokrasi ve hesap vermeyi getiremezsiniz.”
“BİZİ ORTADOĞU ÜLKESİ HALİNE GETİRMEK İSTİYORLAR”
Milli Eğitim Şurası’nda gündem dışı madde olarak ele alınması beklenen karma eğitime son verilmesi talebini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer siz kız çocuklarını insan olarak değil de farklı bir obje olarak görseniz buna karar verirseniz. Eğer insan olarak görürseniz karma eğitime devam edersiniz. Çocukları birbirinden hangi gerekçeyle ayırıyorsunuz. Bizi illa Ortadoğu ülkesi haline getirmek istiyorlar. Buna biz karşı çıkarız da umarım toplumun büyük kısmı da karşı çıkar. Bu yüzden eğitim çok önemli. Bir toplumu yok etmek istiyorsanız eğitim sistemiyle oynarsınız. Osmanlı’nın nasıl battığını iktidarın okuması lazım”

“2015 SEÇİMLERİNDE AZ AMA KAPSAMLI PROJELER OLACAK”
2015 seçimlerinde önceliklerinin kadın olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kadın ağırlıklı projeler yürüteceğiz. Bu konuda üç ayrı merkezde eğitimimiz olacak. Evlere giderek kadınlarımız bilgilendirilecek. 2015 seçimlerinde propagandaların yanına kadın ağırlıklı seçime gideceğiz. Yeni projelerimiz var. Vatandaşı borç batağından nasıl çıkartabilir bununla ilgili projelerimiz var. Çok fazla projemiz olmayacak az ama kapsamlı projelerle toplumun karşısına çıkacağız.”

“AVRUPA’DAN KORKTUK YÖNÜMÜZÜ BATIYA DÖNDÜK”
Avrupa Birliği kapısını da CHP’nin açtığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Avrupa’dan korktuk yönümüzü Ortadoğu’ya döndük. Silah göndeririz Ortadoğu’ya, bunları aşmamız gerekiyor. Biz ‘Ortadoğu’ya sırtımızı dönelim’ demiyoruz. Elbette orası da önemli, ama doğrudan doğruya içişlerine müdahale etmemeliyiz. Bizim Şam ve Telaviv’de dışişleri temsilciliğimiz yok. ABD başkanı bu ülkenin başkanlarıyla rahatlıkla konuşabiliyor ama biz yapamıyoruz” diye konuştu.

“DEMOKRASİ SANDIĞA GİDİP OY KULLANMAK DEĞİL”
Kılıçdaroğlu, sandığa gidip oy kullanmanın demokrasi olmadığını, en yüksek oyu alanın istediğini yapacağı anlamına gelmediğini, böyle bir anlayışın Ortaçağ’da bile olmadığını vurguladı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasideki geliştirilmeye çalışılan bu anlayış nedeniyle Türkiye’nin Ortaçağ’ın bile gerisinde olduğunu savunarak sözlerine şöyle devam etti: “Sandığa gidip oy kullanmak demokrasi değildir. Demokrasi sıcak siyasetin müdahale edemediği alanların genişletilmesi. Örneğin ESİAD özgürce düşünecek, sorunları dile getirecek. Sıcak siyaset müdahale ederse orada demokrasi yoktur. Üniversiteler, BDDK, Merkez Bankası gibi bağımsız kuruluşlar var. Oralara sıcak siyaset müdahale ederse o zaman yine demokrasi olmaz. Bu aynı zamanda demokrasiye güç katar. Biz henüz bu evreye gelmiş değiliz, bunu henüz anlamış da değiliz. Demokrasi gidip oyumuzu kullanacağız, kim en yüksek oyu alırsa istediğini yapacak. Ortaçağ’da bile böyle değildi. Biz Ortaçağ’ın da gerisindeyiz.”

Partisi CHP dışında hiçbir partide parti içi demokrasinin bu kadar yoğun olmadığını, eğilim yoklaması ve ön seçim yapan hiçbir parti olmadığını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “CHP dışında hangi partinin içinde demokrasi var. Bizim dışımızda eğilim yoklaması ve ön seçim yapan hiçbir parti yok. Milletvekili seçimlerinde biz 27 üzerinde ilde eğilim yoklaması ve ön seçim yaptık. Bazı yerlerde sandığı belediye başkanları seçerken çarşının ortasına koyduk. Üye yapımız sağlıklı olması, üyelerin partiye aidatlarını ödemesi lazım. Tüzüğü değiştirerek CHP’nin demokrasi açılımını gerçekleştirdik. Demokrasiyi özümsediğimize inanıyorum. İtirazların bir kısmı eksiklerimizden kaynaklanabilir. Ama sonuç bizim için önemli. Demokrasiyi daha yaygınlaştırmalı ve derinleştirmeliyiz.”

“VERGİMİ VERİYORSAM HESABINI SORARIM’ AFİŞLERİMİZ YASAKLANDI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vergisini ödeyen vatandaşın hesap sormaya da hakkı olduğunu, bu amaçlı hazırladıkları ‘Vergimi veriyorsam hesabını da soracağım’ temalı afişlerin bilboardlarda yayınlanmasını hükümetin engellediğini vurguladı. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
“Bir ülkede çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder. Mama alırsınız, bez, biberon alırsınız vergi ödersiniz. İlla vergi dairesine kaydı olan değil 77 milyon insan vergi ödüyor. Bu vergilerin nereye harcandığını bizim sorgulamamız gerekiyor. Demokrasinin çıkış kaynağı budur. Geçen yıl TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay’ın mali raporu geldi. Paranın nereye harcandığı bilinmeden bütçe onaylandı. Böyle birşey olamaz. Vergi verenler herhalde isyan edecek dedim. Bir yurttaş ödediği verginin hesabını sormuyorsa o ülkeye demokrasi gelmez. Bizim itiraz etmemiz, sormamız gerekiyor. Vergimi veriyorsam, hesabını da soracağım diye afiş hazırladık. Bilboardlarda yayınlanmasını hükümet yasakladı. Ve bu ilanları koymadılar. O nedenle demokrasiye ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Üretim ve ihracatınız olabilir ama bu size mutluluk veremez. Özgürce düşüncemi ifade edebiliyor muyum, seyahat edebiliyor muyum işin özü bu.”

“TÜRKİYE YÜZDE 3 SEVİYESİNDE BÜYÜME RAKAMLARINA RAZI OLMAMALI”
Mustafa Güçlü, Türkiye’nin yüzde 3’ler seviyesinde büyüme rakamlarına razı olmaması gerektiğini belirterek, “2009 krizini geride bıraktıktan sonra, düşük oranlı bir büyüme temposuna girdiğimiz ortadadır. Önümüzdeki 3 yıl içinde de aynı temponun geçerli olacağı orta vadeli program hedeflerinden anlaşılmaktadır. Türkiye yüzde 3 seviyesindeki bir büyüme oranına razı olamaz. Türkiye hem büyüme oranını artırmak, hem de büyümesine nitelik kazandırmak zorundadır. Büyümenin dinamiği yatırımdır. Yatırım ortamının elverişliliği sadece iç ve dış talebin tayin edeceği bir fizibilite sorunu değildir” dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.