09 Ağustos 2016 Salı 17:27
Kapatılan üniversitelerin öğrencilerinden İzmir Baro Başkanına ziyaret

OHAL kapsamında kapatılan İzmir’deki Şifa, Gediz ve İzmir Üniversiteleri öğrencileri, İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan’ı ziyaret etti.Öğrenciler, üniversitelerinin kapanması durumunda yerleşmeleri gereken garantör üniversite Dokuz Eylül Üniversitesi’ne alınmadıklarını ve bu sebeple büyük sorunlar yaşadıklarını belirtti. Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Kadir Hakan Koyunoğlu, TSK tarafından mesajla askere çağrıldıklarını, üniversiteleri kapandığı için öğrenci statüsünden çıktıklarını ve bu yüzden burs ve kredilerinin de kesildiğini söyledi. TSK’dan gelen mesajda, “Yüksek öğrenim gördüğünüz kurum T.C Devleti tarafından YÖK’e verilen yetkiyle kapatılmıştır. Başka bir kuruma kayıt yaptırana kadar askerliğinizi tecil ettirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde 12 Ağustos Cuma gününe kadar teslim olmanız gerekmektedir” ifadeleri yer alıyor.

“Öğrenci statüsünden çıkarıldık”
Yaşadıkları sorunu aktaran öğrenci Koyunoğlu, “Her vakıf üniversitesi kurulurken bir tane garantör üniversite tayin ediliyor. Üniversitemiz kapatıldığında bizim Dokuz Eylül Üniversitesi’ne aktarılıp orada eğitim görmemiz gerekiyordu. YÖK, önce bunu uyguladı ama sonra tepkiler gelince bu kararından vazgeçti. ‘Tercih yapacaksınız, şehir dışına yollayacağız’ diyorlar. Biz bu üniversitelere gittiğimiz takdirde krediler uyuşmuyor, ders içerikleri uyuşmuyor. Gideceğim üniversitede alttan ders alacağız, okulumuz uzayacak. Birçok arkadaşımız sırf bu yüzden okulu bırakmak zorunda kalacak. TSK bizi askere çağırıyor. Bu şekilde mesajlar geliyor. Öğrenci statüsünden çıkarıldık. Bu yüzden burs ve kredilerimizi de kestiler. Yaz okulu için ödediğimiz ücretlerini geri alamadık, eğitim alamadık. Avukatlık stajı yapamadık. Diplomalarımızda eski üniversitemizin adı da yazılacakmış. Fişlenmek istemiyoruz” dedi.

“Garantör üniversitemiz neresiyse oraya gitmek istiyoruz”
İzmir Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümünde okuyan Ünsal Yağız Filiz isimli öğrenci de, “Yasada bir madde var ve okulumuzun kapatılması durumunda garantör üniversiteye gitme hakkımız var. YÖK ilk başta garantör üniversitemiz olan Dokuz Eylül Üniversitesi’ne gitmemizi kararlaştırdı ama daha sonra bu karardan vazgeçildi. Biz hakkımızı istiyoruz. Bizi ODTÜ’ye verin demiyoruz. Garantör üniversitemiz neresiyse oraya gitmek istiyoruz. Şehir dışına gitmek zorunda kalacağız ve para vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.

“Öğrenciler TUS’u kaçıracak”
Şifa Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenim gören Merve Üresin ise şunları söyledi: “Olaylar başladığında garantör üniversite olayı olduğu için garantimiz var diye düşünmüştük. Tıp fakültesinde alttan ders almak da yok, direkt sınıfta kalıyoruz. Başka üniversiteye başlarsak direkt bir sınıf geriden başlamamız gerekecek. Inturn öğrencilerinin çoktan stajlarına başlamaları gerekiyordu, TUS’u da kaçıracaklar."

Bedensel engelli öğrenci tepki gösterdi
İzmir Üniversitesi Psikoloji Bölümünde okuyan bedensel engelli Güler Hülagü de, fiziki engeli nedeniyle başka bir şehirde okuyamayacağını ifade etti. Hülagü, “Fiziksel engelimden dolayı başka bir şehre gidemem. Başka bir şehirde yaşayamam. Ailem olmadan başka bir okula gidemeyeceğimden okulu bırakmak zorunda kalırım. Okula burslu girmiştim, bursumu kestiler. Kredim de kesildi. Hakkımızı yiyemezler. Zor şartlarda eğitimimi sürdürdüm. Hastalığımdan dolayı sıkıntılar çektim. Şimdi emeklerimin çöpe atılmasını istemiyorum” dedi.

Özcan, çözüm önerileri sundu
Öğrencileri tek tek dinleyen İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan, şöyle konuştu: “Her öğrencinin farklı bir hikayesi var. Yetkililere seslenmemiz lazım. Kurunun yanında yaşın yanmaması lazım. Darbeye kalkışan kimse en ağır şekilde cezalandırılsın ama hiçbir genç arkadaşımızın da bu hayat mücadelesinde geleceği yok edilmemeli. Yetkililerimizin, sizlerin sesine kulak vermesini istiyoruz. Dokuz Eylül’ün fiziki olarak 8 bin öğrenciyi alması, bunun altından kalkması mümkün değil. Belki İzmir’deki bütün üniversitelere paylaştırılarak çözüm bulunabilir ya da Ege Bölgesi’ndeki üniversitelere gönderilebilirsiniz. 8 bin kişiyi Dokuz Eylül Üniversitesi kaldıramayacağına göre İzmir’deki üniversitelere paylaştırılabilir. En mantıklısı ise, mevcut üniversitelerde yeniden idari yapılandırma yapılarak öğrenciler aynı üniversitede kalmak suretiyle yeniden kadro oluşturularak çözüm bulunabilir.”

Son Güncelleme: 09.08.2016 17:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.