12 Ağustos 2017 Cumartesi 13:52
Kansere çare ararken bulduğu mikroçiple iş kadını oldu

Kanser tedavisine yönelik araştırma  yürütürken karşılaştığı bir zorluğu 3D yazıcılarda ürettiği mikroçiple çözen Türk  akademisyen, dünya genelinde hücre araştırmacılarının gösterdiği ilgiyle iş  kadını oldu.

ABD'de başladığı kanser araştırmalarını Türkiye'de sürdüren İzmir  Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim  Üyesi Doç. Dr. Devrim Pesen Okvur, kanser hücreleriyle bağışıklık sistemi  hücrelerinin nasıl iletişim kurduğunu ortaya çıkarmak için AB destekli proje  yürüttü.

Mevcut hücre çalışmalarında iki boyutlu ortamda yürütülen çalışmanın  doğru sonuçları vermediğini gören Okvur, hücrelerin aynı insan dokusunda olduğu  gibi yaşayabilecekleri doğala yakın ortamlar oluşturmak için yöntemler aramaya  başladı.

10 KAT DAHA DÜŞÜK MALİYET

Laboratuvarlarda kullanılmaya başlanan mikroçiplerin hücrelere üç  boyutlu yaşam ortamı sunabildiğini ancak çok pahalı olması, üretiminin uzun  sürmesi ve çeşitli zorluklar içermesi nedeniyle kullanılabilir olmadığını gören  Okvur, son dönemde popülerleşen 3D yazıcıları mikroçip üretiminde denedi.

Mevcut üretim yöntemlerinden yaklaşık 10 kat daha düşük maliyet ve  daha az zamanla mikroçip üretmeyi başaran Doç. Dr. Okvur, meslektaşlarının da  talep etmesi üzerine bu alanda üretim yapmak üzere proje geliştirdi.

İYTE İzmir Teknoparkı içinde kurduğu şirketle mikroçip üretimine  başlayan Okvur'un ürününe yurt dışından ilk talep ise ABD'den geldi.

DOĞRU HASTAYA DOĞRU İLAÇ

Doç. Dr. Devrim Pesen Okvur, yaptığı açıklamada, üç  boyutlu yazıcılarla ürettikleri mikroçiplerin tüm dünyada hücre araştırmalarında  yaygın olarak kullanılacağını düşündüklerini belirtti.

Mevcut iki boyutlu yöntemlerle yapılan ilaç araştırmalarında çok büyük  sıkıntılar bulunduğuna dikkati çeken Okvur, şu bilgileri verdi:

"İlaç geliştirmek için milyarlarca dolar para, on yıllarca zaman  harcanıyor ve bunun için yaşamlar da harcanıyor. Bu araştırmaların en zayıf  halkası iki boyutlu hücre kültürü dediğimiz kısım. Masrafların yüzde 30'u burada  yapılıyor ancak artık araştırmalar gösteriyor ki bir hücrenin ilaca tepkisi iki  boyutla üç boyut arasında çok farklı olabiliyor. Araştırmacılar üç boyutlu  çalışarak buna çözüm bulmaya çalışıyor.

Mikroçipler insan hayatı açısından da büyük önem taşıyor. Örneğin  doktorlar bazen size hangi ilacın iyi geleceğini bilemiyor. Bir ilaç bir kişiye  iyi geliyor ama diğerine iyi gelmiyor. Şu anda bunu test etmenin tek yolu o ilacı  hastaya vermek. Halbuki bu çiplerle hastadan alınacak bir doku veya kan örneğiyle  öncesinden bu ilacın o hastanın hücrelerine nasıl etki ettiğini belirleme  şansımız var. Bu sorunun çözümü olan ve hücre için doğal ortam yaratmayı  amaçlayan mikroçiplerin üretimi ise ayrı bir zorluktu. Temiz oda gerekiyor,  kurulumu, malzemeleri çok maliyetli. Bulduğumuz yöntem bu alanda maliyetleri  oldukça düşürdü. Artık araştırmacıların taleplerine göre üç boyut yazıcılar  kullanarak hücrelerin doğal ortamlarını taklit eden mikroçipler üretebiliyoruz."

KOZMETİKTE HAYVAN DENEYLERİNİ AZALTACAK

Sadece kanser ile ilgili değil hücreyle ilgili tüm çalışmalarda da  kullanılabilen mikroçiplerin üretimi için İYTE Teknoparkı içinde bir firma  kurduklarını, araştırmacıların taleplerine göre seri üretime başladıklarını dile  getiren Okvur, haziranda ABD'nin San Diego kentindeki biyoloji kongresinde  ürünlerin ilk uluslararası sunumunu yaptıklarını aktardı.

İlaç şirketleri ve yatırımcıların mikroçiplere ilgisinin çok  sevindirici olduğuna işaret eden Okvur, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir ilaç firması ilk siparişini verdi hatta başka ürünlerle  karşılaştırıldığında bizim ürünlerimizin daha işlevli olduğunu, aynı anda pek çok  testin yapılabildiğini belirterek beğenilerini ilettiler. Yurt dışı satışlar  yakında başlayacak. Hedefimiz hücre üzerinde araştırmalar yapılan tüm  laboratuvarlara girebilmek. Herhangi bir hastalık modelini çalışan  araştırmacılar, ilaç şirketleri veya ilaç taraması yapmak isteyen laboratuvarlara  ulaşarak onların sonuçlara daha hızlı ulaşmalarını sağlamak, başarı oranlarını  artırmak istiyoruz. Sadece kanser araştırmaları değil deriyi taklit eden bir çip  geliştirdik, bu özellikle kozmetikte işe yarayacak. Hayvan deneylerini en aza  indirgeyecek. Artık iki şapka takıyoruz akademisyen şapkası bir de girişimci  şapkası ama ikisi birbiriyle örtüşüyor. Akademik çalışmalarımız devam edecek ama  öbür tarafta ürün çeşitliliğimizi de sürekli artıracağız. Şu anda 5 patent  başvurumuz var. Biz bu alanda uluslararası bir şirket olmak istiyoruz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.