04 Ekim 2014 Cumartesi 23:33
İzmir'deki Suriyeliler Barakada Yaşıyorlar
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle, Türkiye ile birlikte İzmir’e de on binlerin göç ettiğini belirterek, “Ne yazık ki İzmir’e gelenler son derece kötü şartlarda gecekondularda, barakalarda kalıyor. Başta Vali olmak üzere devletin tüm kurumlarını ve belediyelerimizi göreve davet ediyoruz” dedi.

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle Birleşmiş Milletler raporuna göre 1 milyon 600 bini aşkın Suriyelinin, Türkiye’ye göç ettiğini söyledi. Terör örgütü IŞİD’in son saldırıları ile sadece 200 bin kişinin Türkiye’ye göç ettiğini ve bu sayının her geçen gün arttığına dikkat çeken Demirtaş, “Kayıt altına alınan 130 bin kişi geçici barınma merkezlerine yerleştirildi. İlk gelenler genelde çadır kamplarında kalırken bir süre sonra bu kamplar artık gelenlere yetmemeye başladı. Türkiye’de yerleşik akrabaları bulunanlar onların yanına yerleşti. Olmayanlar ise Türkiye’nin değişik şehirlerine dağıldı” dedi. Demirtaş, “Sanayi sitelerinde, fabrikalarda Suriyelilerin adeta karın tokluğuna çalışması işsizliğin yüksek olduğu İzmir’de sorunlar yaratmaya başladı. Ne Suriyelilere ne İzmirlilere iyilik yapıyoruz. Kış gelmeden, daha büyük sorunlar çıkmadan önlemler alınmalı. Eğer önlem alınmazsa çevre yolu üzerinde Suriyeliler köyü hatta bir süre sonra ilçesi yapmak zorunda kalınabilir. Başta Vali olmak üzere Devletin tüm kurumlarını ve belediyelerimizi göreve davet ediyoruz” diye konuştu.

“GECEKONDUDA BİLE DEĞİL BARAKADA YAŞIYORLAR
Ülkelerindeki iç savaştan kaçan Suriyelilerin en fazla tercih ettiği kentlerden birisi olan İzmir’deki Suriyeli sayısının net olarak bilinmemekle birlikte 100 bin civarında olduğunun tahmin edildiğini belirten Demirtaş şöyle konuştu: “İzmir son haftalarda adeta Suriyeli akınına uğruyor. Neredeyse her gün yeni gruplar gelip kente yerleşiyor. Gücü olan, Basmane, Ballıkuyu, Agora, Çimentepe, Gediz, Karabağlar gibi semtlerde bir ev tutmaya çalışıyor. Tek göz odada onlarca insan yaşamaya çalışıyor. Ev bulamayanlar ise Buca çevreyolu gibi bölgelerde, ağaçların arasında suyu, elektriği, yolu olmayan yerlerde gecekondu bile denilemeyecek barakalarda yaşamaya çalışıyor. Hiçbir yer bulamayıp, parklarda, bahçelere, Kordon’da yatan Suriyeliler var. Kış başlayınca ne yapacaklar? Çok daha ciddi sağlık, güvenlik, barınma sorunları olacak.”

SOSYAL PATLAMA UYARISI
İzmir’in bütün çarşılarında, organize bölgelerinde Suriyelilerin olduğunu belirten Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Organize bölgedeki ve sanayi sitelerindeki fabrikada yatıp kalkıp, orada çalışıyorlar. Suriyeli göçmenler, İzmir’de de ağırlıklı olarak emek yoğun sektörlerde ucuz işgücü olarak istihdam ediliyor. İzmir Ayakkabıcılar Sitesi’nde geçtiğimiz günlerde kayıt dışı çalışan Suriyeli işçilere yönelik protesto gösterileri yapıldı. 5 bin Suriyeli işçi olduğu iddia ediliyor. Eylemin gerekçesi; ayakkabı imalatı sektöründe Suriye’den gelen işçilerin daha düşük ücretle çalışmalarının bazı yerli işçilerin işten çıkarılmalarına neden olması olarak gösterildi.”

Aynı sorunun tekstil ve inşaat sektörlerinde de yaşanmaya başladığına dikkat çeken Demirtaş, şöyle devam etti: “Bu Suriyeli işçilerin hepsi kayıtdışı, normal işçilerin yarısına, hatta karın tokluğuna çalışıyor. Diğer yandan kentimizde işsizlik oranı Türkiye ortalamasının da üzerinde. Suriyeli işçilerin asgari ücretten çok daha düşük ücretlere çalışmaları nedeniyle çalışma yaşamında dengeler alt üst oldu. Evet, biz tabii ki insanların orada IŞİD tarafından katledilmelerini isteyen bir düşünceye sahip değiliz. Ama sınırda, hükümetin de öngördüğü bir tampon bölge oluşturulur, orada güvenlikleri sağlanır ve o insanlara çadır, prefabrik konut veya başka türlü ev imkanı sağlanır, aşı, ekmeği sağlanır, çocukları bakılır ama şimdi burada, ne oluyor? Biz bu Suriyelilere iyilik mi yapıyoruz? Ne İzmir’e iyilik yapıyoruz ne de Suriyelilere iyilik yapıyoruz. Böyle bir ortamda insanca yaşayamazlar ki. Dolayısıyla bu kapıları açıp, sınırları açıp Türkiye’nin her tarafına dağılmalarını sağlamak ileride çok büyük riskler ve tehlikeler doğuracak. İzmir için de böyle bir tehlike söz konusu. O bölgelere mutlaka Valiliğin, Belediyenin giderek, bu konularda tespitleri yapıp, ona göre çözüm üretmesi gerekir. Bu çok ciddi bir problem. İleride daha büyük sosyal patlamalar, sorunlar doğmadan, çok zor kapanacak yaralar açılmadan çözüm bulunmalı.”
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.