Günün Videosu
24 Ocak 2015 Cumartesi 20:35
İzmir’de ’Adalet Ve Demokrasi’ Paneli
İzmir’de düzenlenen ’Adalet ve Demokrasi’ paneline katılan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ’’Türkye’nin adam gibi aydını azdır, kendisine ve bilime saygısı olmayan bilim adamı da çoktur’’ dedi.

Ege Üniversitesi’nde başörtüsüyle üniversiteye girilmesine izin vermediği için 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Prof. Dr. Rennan Pekünlü için kurulan ’Rennan Pekünlü Komitesi’, ’Adalet ve Demokrasi’ paneli düzenledi. İzmir Barosu salonunda gerçekleştirilen panelde moderatörlüğü Avukat İrfan Koçana yaparken konuşmacı olarak Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Yargıçlar ve Savcılar Birliği eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Rennan Pekünlü’nün avukatı Murat Fatih Ülkü katıldı.

Sabih Kanadoğlu, Vahhabi geleneklerine göre vefat eden Suudi Kralı Abdullah için Suudi Arabistan’da resmi yas ilan edilmediğini belirterek, ’’Türkiye’de yas ilan ediliyor. Tüm hemşehrilerimizin başı sağ olsun” diyerek gülmesi izleyiciler arasında gülüşmelere neden oldu.

“RENNAN HOCAYA SAHİP ÇIKILMADI”
Türkiye’de değerlere sahip çıkılmadığını dile getiren Kanadoğlu, ’’Ben yıllar önce ilk defa İzmir’de şöyle demiştim ’Türkiye’nin önde gelen bir sorunu var. Bu sorunda şudur, Türkiye’nin adam gibi aydını azdır, kendisine ve bilime saygısı olmayan bilim adamı da çoktur.’ Rennan Pekünlü olayı ile ilgili bugün bir daha anlıyoruz ki, hukuka aydınlanmaya laiklik ilkesine sahip çıkabilecek adam gibi aydınımız azdır buna ihanet eden bilim adamımız da çoktur. Eğer bu toplumda Rennan hocanın başına gelen olay, bir aydın karşı koymasıyla karşılaşsaydı ve bu aydınlarımız olup bitene isyanlarını dile getirseydi, bu olay buraya gelmezdi. Bilim adamı dediğimiz, YÖK başkanları, Anayasa Mahkemesi kararlarının bir genelge ile yok edilebileceğine iktidar tarafından inandırılmış ise ve bunun önünü de, önüne konmuş ise üniversite rektörleri yapılmış olan bütün bu hareketlerin değişik yazılar ile mahkemelere ters bir şekilde bildirebilmiş ise karşı konmamışsa bu ülkede daha çok Rennan Pekünlü çıkar. Türkiye’de Rennan Pekünlü olayında adam gibi bir aydın çıkmadı. Rennan Hoca yalnız bırakıldı’’ dedi.

“YARGI BAĞIMSIZ DEĞİLDİR”
Yargının bağımız olmadığını ileri süren Kanadoğlu, ’’Bugün Türkiye ne hukuk devletidir ne de kanun devletidir. Türkiye polis devletidir. Türkiye bugün laik bir ülke midir? Hayır değildir. Demokratik midir? Hayır değildir. Sosyal hukuk devleti midir? Hayır ne sosyal ne de hukuk devletidir. Anayasa’sında silahsız ve saldırısız eğer toplantı gösteri yürüyüşleri izin almadan yapılabiliyor yazıyorsa ama dışarı çıkanı gaz ve TOMA karşılıyorsa o zaman zaten anayasal bir devlet olduğumuz söylenemez. Peki Anayasa’da yargı mahkemeler bağımsızdır. Nerede bağımsız? Zaten 10 Eylül 2010’dan itibaren artık bağımsız bir yargıdan bahsedilemez’’ dedi.

“BUGÜN YAŞASALARDI CEZAEVLERİNDE OLURLARDI”
Cumhuriyetin niteliğinin değiştiğini dile getiren Ömer Faruk Eminağaoğlu ise, ’’Bu hafta adalet ve demokrasi haftası. adalet ve demokrasi için bedel ödeyen, yaşamlarını bu uğurda kaybedenlerin anıları önünde saygı ile eğiliyorum. Eğer o kişiler bugün yaşasaydı bugün ne durumda olurlardı. Kuşkusuz her biri bir soruşturmanın ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde cezaevinde demir parmaklıkların arkasında olurlardı. Bugün Türkiye’de adalet ve demokrasi bu durumda. İşte Rennan Pekünlü de onlardan birisi. Yaşadığı için bugün demir parmaklıkların arkasında. Rennan Pekünlü davası gerçekte neyi ifade ediyor? Bu dava gerçekte cumhuriyetin artık başka bir cumhuriyet olduğunu Anayasa’da yazılan cumhuriyet olmadığını. Anayasa’da yazılan cumhuriyetin niteliklerin yaşanmadığını, onların sadece Anayasa’da yazılı olmakla kaldığını ifade ediyor. Çünkü Anayasa’da belirtilen nitelikteki cumhuriyete artık Türkiye’de, Türk yurttaşları yaşayamamaktadır’’dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.