06 Ekim 2015 Salı 10:47
İzmir'in Mezarlıklarında Neler Oluyor? (2)

Bazı konular vardır ki konuşulması dahi içimizi ürpertir.

Ama ne yazık ki konuşulur veya konuşulmak zorunda kalınır.

Ölümü konuşmak istemeyiz mesela.

Ama yaşamın bir parçasıdır ölüm.

Son noktasıdır maddi dünyanın.

Geçen yazımızda İzmir'in mezarlıklarından bahsetmiştik.

Sorumlu gazetecilik gereği iddialara yanıtlar da istedik sorumlulardan.

Hem Belediye yetkililerimizden bilgiler istedik hem de bu konuda söz sahibi olması gereken İzmir müftülüğünden sitemizde gördüğünüz gibi.

Öyle yanıtlar aldık ki özrü kabahatinden büyük oldu.

Rahmetli Başkan Priştina'nın “Yaşamlarında gün yüzü görmeyen kimsesizlere ölümlerinden sonra biraz saygı gösterebilme, sahip çıkma” adına kapatılan Kemik kuyularının kapatılmadığını söyledi yetkililer.

Yani rahmetli Priştina'nın 'Yaşamlarında gün yüzü görmeyenlere, hiç değilse ölümlerinden sonra sahip çıkma' isteği ve bu nedenle kemik kuyularının kapatılması yalanlandı.

Ardından kemik kuyularının "bakımsızlıktan çürüdüğü" söylendi.

Kapatılmayan, veya kullanılan kuyuların, bakımsızlıktan çürümesi sizce ne anlama geliyor?

Kullanılan malzeme çürüyorsa orada zaten bir ihmal vardır.

Ama kullanılmayan veya kullanılması düşünülmeyen şeyler kendi haline bırakılır. Zamanla yok oup giderler.

Eğer bu depolar çürüdü ve kapakları yoksa orada zaten mezarlığı ziyaret eden bazı canlılara ziyaret olanağı verilmiştir.

Sayın yetkililer herhalde bunu tahmin edebilirler.

Kemik kuyuları her zaman kullanıldı diyor yetkililer.

Müftülüğün de bundan haberdar olduğunu söylüyor.

Ama müftülüğün yaptığı açıklamada :""Önceden ölen kimsenin, ismi bilinsin ya da bilinmesin,
Herhangi bir geçerli sebep olmadan kabir yerinin nakledilmesi ve rahatsız edilmesi uygun değildir.

Ancak zaruret halinde yani bir yol geçecek, sel yatağında olursa, yanlışlıkla başkasının tarlasına defnedilirse ya da büyük felaketlerin ardından acil mezar yerleri gerekirse mezara zarar verilmeden uygun bir şekilde ve uygun bir yere nakli gerekir. Normal şartlarda, başka yerlerde yer varken o mezar kazılamaz.... Dediğimiz şartlar haricinde mezarların kazılıp içlerinden kemiklerin alınması ve yeni bir gömü yapılması hususunu doğru bulmuyoruz" deniyor.

Gelin siz karar verin bu işe.

Kılıçdaroğlu'nun yaşamını anlatan belgeselde Sayın Kılıçdaroğlu gayet duygusal bir şekilde, çöpten yiyecek çıkaran kimsesizlere dönüp; "Onlarda özgür birer vatandaş olarak gidip belki seçimlerde oy kullanıyor. Ama biz o insanları hep yok saydık. Biz onlara sahip çıkmak zorundayız" diyordu.

Sayın Erdoğan da meydanlarda Arif Nihat Asya'nın "Dua" şiirini okurken;"Biz kısık sesleriz" diyordu.

Musafa Kemal Atatürk ise Cumhuriyeti tanımlarken :"Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" diyordu.

Tabii sorun sadece bebekler ve kimsesizler değil.

Gömü tarihinden itibaren on yıllık süre içerisinde "Üst yapısı yapılmamış, bakımsız" mezarlarda aynı akibete uğruyor.

Yani o mezarlarda kazılıyor kemikler kuyulara alınıyor.

Siz siz olun büyüklerinizi boş bırakmayın. Yoksa yetkililerimiz yapacağını bilir.

Toprakla örttüğümüz o geçmiş bize çok şey anlatır her zaman ama tabii ki anlayana.

Son Güncelleme: 06.10.2015 11:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mesut kırcılar 1 yıl önce

Ülke sahipsizken Kabirlere sahip çıkılmasını beklemek mi acı acı gülüyorum . Kabirler birer rant haline gelmiş Büyükşehir de bunu biliyor neden sesini çıkarmıyor dersiniz? Bunun önüne geçecek bir yetkili malesef yok. Kimse kimsenin önündeki rantın suyunu kesmiyor.