13 Ekim 2015 Salı 16:12
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Memiş'i kınadı

 İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Ankara’da meydana gelen ve 100’e yakın vatandaşımızın yaşamını yitirdiği terör saldırısı hepimizi derinden üzmüştür. Bu süreçte yaptığımız açıklamalarla terörün ve şiddetin her türlüsünün karşısında olduğumuzu, teröre karşı barışı savunduğumuzu, toplumu ayrıştırıcı değil birleştirici politikalar yürütülmesi gerektiğini vurguladık. Birlik beraberlik çağrısı yaptık.

İGC olarak, her zaman eleştiri ve ifade özgürlüğünün yanındayız. Her bireyin, yanlış gördüğü konularda eleştiri hakkı olduğuna inanıyoruz. DİSK Temsilcisi Sayın Memiş Sarı, dün yapılan yürüyüşte Yeni Asır ve Sabah başta olmak üzere bazı gazetelerin yayın politikasını eleştirmiştir. Sayın Memiş Sarı’nın gazetelerin yayın politikasını eleştirme hakkı elbette vardır ancak dünkü eleştirisinin yeri, zamanı ve yapılış şekli yanlıştır. Derin bir acı içinde duygusallıkla yapıldığına inandığımız eleştirilerin, gazetelerin yayın politikasını değil de gazetenin çalışanlarını hedef gösterme olasılığı vardır. Basın emekçisi gazetecilerin hedef gösterilme tehlikesine karşı herkesi daha dikkatli bir dil kullanmaya çağırıyoruz.




İGC olarak basın ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü tehdide karşı gazetecilerin yanında yer alacağımızın bilinmesini, kanaat önderlerinin ayrıştırıcı değil, bütünleştirici bir dil kullanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

Öte yandan toplumsal bütünlüğün sürdürülmesi konusunda, mesleki etik değerlerden taviz verilmemesi için medyanın da gerekli hassasiyeti göstererek ötekileştirici değil birleştirici bir dil kullanması gerektiğine olan inancımızı koruyoruz.”

Yeni Asır gazetesi Genel yayın yönetmeni ve yazarı Şebnem Bursalı, gazetesini hedef gösteren Memiş Sarı'yı köşesine taşıdı ve yanıtlaması için 3 soru sordu.

İşte Şebnem Bursalı'nı o yazısı...

PROVOKATÖR MEMİŞ

EY MEMİŞ EFENDİ PKK’YI KINAMAK YERİNE YENİ ASIR’I KATİLLERE HEDEF GÖSTERDİN İLAN EDİYORUM GAZETEME VE ARKADAŞLARIMIN BAŞINA BİR İŞ GELİRSE BUNUN FAİLİ BELLİDİR.

Bir işçi temsilcisi düşünün ki; 'sözde' haklarını savunmak için bulunduğu koltuk ve yetkilerini işçilerin maaş ve haklarını daha da iyileştirmek için kullanmak yerine, gidip işveren ile (Büyükşehir Belediyesi ve diğer bazı ilçe belediyeleri) kapının ardından el sıkışıp onları 3 kuruşa muhtaç ediyor..

Yine bir işçi temsilcisi düşünün ki; 'sözde' teröre karşı miting diye işçileri işinden ederek çağırıyor ama attırdığı sloganlar arasında tek bir kez terör örgütü PKK'nın adı bile geçmiyor.

Yine aynı işçi temsilcisini düşünün ki; 'sözde' terörü lanetlemek için düzenlediği mitingde PKK'yı hedef olarak göstermek yerine 121 yıllık Yeni Asır'ı, Sabah'ı ve Yeni Şafak gazetelerini hedef gösteriyor.

Ey Memiş Sarı efendi.. Şimdi benim söyleyeceklerimi iyi dinle...

Eli kanlı terör örgütüne, katillere hedef gösterdiğin gazetem 121 yıldır ne badireler atlattı, senden mi korkacağız.

O elinde salladığın, eli kanlı katillere hedef gösterdiğin gazetenin manşetini okudun mu Ey Memiş efendi!

'BİRLİK OLMA GÜNÜ' idi o hedef gösterdiğin Yeni Asır'ın manşeti.

Yani, daha günler önce çıldırmış terör örgütünün ve onun temsilcilerinin piyonluğunu yaptığı terör saldırısında yitirdiğimiz 97 insanımızın kanı kurumamışken senin ağzından kustuğun bu nefret sözlerinin bizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne sahip çıkmaktan, O'nun değerlerine, vatanımıza, milletimize, bayrağımıza ve birliğimize sahip çıkmaktan alıkoyacak şekilde bizi korkutacağını mı sanıyorsun sen Ey Memiş Efendi!

SENDİKALI İŞÇİ, 'MEMİŞ BİZİ SATTI' DİYOR

Kulağını aç bir kez daha dinle beni... Sen, işçinin gerçek temsilcisi değilsin.

Bunu ben değil, senin haklarını arayacağını sandıkları halde kandırıldıklarını hatta, onların ifadesiyle 'satıldıklarını' anlayan işçi kardeşlerim söylüyor. Ne mi diyorlar? İşte, daha önce basında da çıkan sendikaya bağlı işçi kardeşlerimin seninle ilgili sözleri:

Şubat ayından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi ile DİSK'e bağlı Genel İş Sendikası arasında devam eden ve İZELMAN ve İZENERJİ'ye mensup 10 bin işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tıkanınca Yüksek Hakem Kurulu devreye girmek zorunda kalmıştı. İşte o gün Kahramanlar'daki DİSK binasını basan işçiler saatlerce şöyle slogan attı:

- Kani (Beko) şaşırma, sabrımızı taşırma

- İşçiyi sattınız, bize sadakayı lütuf gördünüz

- Memiş Sarı; sen Kani Beko'yu mu koruyacaksın yoksa kaçıp kendini mi kurtaracaksın? Herkesten önce sen kaçtın. Alanlara sen çıkmadın, biz hakkımızı ararken sen neredeydin?

- Biz hakkımızı ararken kaçtınız, merak ediyoruz bizi kaça sattınız?

- Naylon sendika mısınız siz? Gezi Parkı için her tür eylemi yapan sendika, kendi işçisine gelince hiçbir eylem yapmadan işçileri oyalayarak süreci bitirdi.

- Olan yine bize, işçiye oldu. Tok, açın halinden anlamaz. Kendileri 15 bin Lira maaşı alırken, işçiye asgari ücreti reva gördüler..

BOMBAYI PATLATTI DEDİĞİNİZ POLİS SİZİ KORUDU

Ey Memiş Efendi, işte haklarını aramak yerine, muhatapları ile danışıklı döğüş yaptığınızı ve kendilerini sattığınızı düşünen sendikalı işçi kardeşlerimin seninle ilgili söyledikleri bunlar. Kandırıldıklarını, hatta satıldıklarını düşünen binlerce işçi muhatapları belediyeyi değil, nedense Sendikayı bastılar. Bu da tarihte eşine az rastlanır bir durum. Ve; sözde işçinin haklarını korumak için sendika yöneticisi olan Kani Beko'ya ve Memiş Sarı'ya bir hatırlatma da yeri gelmişken yapmak isterim ki; Üyeniz olan işçiler sendikayı basıp saatlerce size 'satılmış' diye bağırırken ve sendikadan içeri girmeye çalışırken kimden yardım istediniz?

Cumartesi günü 97 kişinin öldüğü kanlı terör saldırısında daha bu günahsızların kanları kurumadan 'bombayı patlatmakla' suçladığınız polislerden. Ve, temsilcisi olduğunuz işçilerden sizi yine bu polisler korudu .

TÜRKİYE'NİN DÜŞMANLARIYLA DOSTSUN

Ey Memiş Efendi.. Kulağını yine aç da dinle ve oku.. Senin bu ülkenin hiçbir değerine saygın yok. Yaptığın her açıklamada ne 'sözde' temsil ettiğin işçilerin haklarını korudun ne de dün örneğinde görüldüğü gibi terör örgütü PKK'ya yönelik tek bir sözün olmadı.

Senin ideolojin yok. Senin ideoloji diye yutturmaya çalıştığın şey devlete ve millete kasteden ne varsa onunla paralel.

Senin ağzına 'barış' sözü bile yakışmıyor.

1980 öncesi yasadışı Komünist Partisi'nin legar görünümlü uzantısı "Barış Derneği'nin" ismindeki 'barış' kelimesinin içi ne kadar boş ise seninki de öyle. Seni ve senin gibileri tanıyoruz:

Siz; Türkiye düşmanı her kim ve ne varsa işbirliği yapanlarsınız. Siz, bu milletin, bu devletin tüm değerlerine düşmansınız. Bu şehrin, bu bölgenin 121 yıllık gazetesini Yeni Asır'ı katillere hedef gösteren sen; önce benim şu sorularıma cevap ver:

YÜREĞİN VARSA BU SORULARA CEVAP VER

1- Sen hayatında bir kere bile bu ülkenin evlatlarını şehit eden, katleden PKK'yı ve onun işbirlikçilerini kınadın mı?

2- Sen, hak ve hukukunu araman için seni o göreve seçen işçi kardeşlerimi PKK terörünü kutsayan ve varlığını o teröre borçlu olanların peşine takıp istismar ederken kime ve kimlere hizmet ettin?

3- Ankara'da Cumartesi günü terör saldırısında kaybettiğimiz masum insanların daha can çekişen feryatları duyulurken, başta genel başkanınız olmak üzere hepiniz "Bombayı Polis patlattı, devlet patlattı" diye iftira atarken kimden talimat aldınız?

Son sözüm; önce Memiş Efendi'ye: Sen Yeni Asır'ı katillere hedef göstermek yerine önce koskoca DİSK'i bu hallere düşürmenin hesabını ver..

Ve bir sözüm de, 'basın özgürlüğü'nü dilinden düşürmeyen bu kentin Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere tüm yerel yöneticileri, milletvekilleri ve tüm sivil toplum örgütlerine. Bakalım kaç tanesi veya hangisi, Elinde Yeni Asır'ı sallaya sallaya terör örgütlerine ve katillere hedef gösteren bu adama "Yaptığın yanlış, seni kınıyoruz" diyecek?


Son Güncelleme: 13.10.2015 16:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.