21 Ağustos 2015 Cuma 12:11
İZKA, İzmir’i parlatacak!

İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Genel Sekreteri Murat Yılmazçoban İZKA’nın faaliyetlerini, misyon ve vizyonlarını Ege Haber’e anlattı. Eğitime önem verdiklerine dikkat çeken Yılmazçoban mali destek programları hakkında bilgi verdi, İzmir turizmi ve işsizlik konularında değerlendirmelerde bulundu.

Genel olarak İZKA’nın misyon ve vizyonlarından bahseder misiniz? İZKA nasıl bir yapıya sahip?

İZKA Türk kamu yapısı içerisinde yeni bir kurum. Bölgelerin kalkınma problemlerine çözüm olarak kurulmuş, yerelde çözüm olarak kurulmuş bir ajans. Nitelikli personel yapısı ve yerelde güçlü bir yapısı yöreyi daha iyi tanımasına, bölgenin fırsatlarını tehditlerini daha iyi değerlendirmesini sağlıyor. Bu açıdan 2006’da açılmış ve 2008’de faaliyete geçmiş bir kuruluş. İZKA Türkiye çapında varolan 26 ajansın ilk kurulan iki ajansından biri. Çukurova kalkınma ajansı ile beraber kuruldu. Kamu çalışanıyız fakat memur değiliz. Bu bizim performansımızı sürekli üst düzeyde tutmamızı gerektiren bir konu. Kamu yapısındaki bazı kemikleşmiş sorunlar bizde yok. Daha hızlı karar alabilen daha dinamik bir yapımız var.

Çeşitli mezuniyetlere haiz arkadaşlarımız farklı tecrübeleri beraberinde getirdi. Bölgenin içindeyiz ve yönetim kurulumuz bölgeden oluşuyor. Biz sadece İzmir’den sorumluyuz. Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız, Sanayi ve Ticaret Odaları Başkanlarımız ve 3 tane de Kalkınma Kurulu üyemiz olmak üzere toplam 7 kişiden oluşan Yönetim Kurulumuz var. Biz Genel Sekreterlik olarak mikro ve makro kararları kendilerine arz ediyoruz ve Yönetim Kurulu’nun onayı ya da revizyonu ile işlerimizi oluşturuyoruz. Bu şekilde yıllık programlar şeklinde devam ediyoruz. Bizim birkaç temel fonksiyonumuz var. Öncelikle bölgenin bütün analizini yapıyoruz, zayıf ve kuvvetli noktalarını ortaya koyarak buna göre stratejiler oluşturuyoruz. Bunların içerisinde en önemlisi bölge planıdır.

Bölgenin detaylı olarak resminin çekildiği, fırsatlarının ve tehditlerinin ortaya konulduğu, ne yapılması gerektiği, bölgenin ulusal ve uluslararası trendler ve de bölgesel dinamikler nereye doğru gideceği şeklinde bir plan çıkartılıyor. Bunun altında bilgi iletişim ile ilgili, sosyal hayatla ilgili, ileri teknoloji ile ilgili pek çok konuda alt stratejiler oluşturuluyor. Biz aynı zamanda moderasyon yapan bir kurumuz. Uluslararası ve ulusal trendi bilen, bölgeyi bilen kişileri bir araya getirerek bir ürün ortaya çıkarıyoruz. Bilgi ve belgeler bu ortak aklın neticesinde ortaya çıkıyor. Bunun gibi stratejileri hayata geçirecek mali desteklerimiz var. Bölge bir yere gitmeli ama bunu çabuklaştırmak için bazen maddi destek vermeniz gerekiyor. Toplamda 540’a yakın projelerimiz oldu. Farklı paydaşlarla beraber yaptığımız, desteklediğimiz ve kontrol ettiğimiz projeler var. Yazılım üzerinden projelerimizin ataması yapılıyor. Uzman kişiler hangi projeyi değerlendirdiklerini bilmeden projeleri değerlendiriyor buna göre kazanan kazanmayan belli oluyor. Kaynak paylaşımı olduğu için ulusal kaynağı insanlara bölüştürmek hassas olunması gereken bir durum. Stratejik planlar geliştirmek ve projelendirmemiz bu şekilde işliyor. Bir de İZKA’nın tanıtım faaliyetleri var.

Bizim iki şekilde tanıtımımız oluyor. Birincisi bölgeye yatırım çekmek amacıyla yaptığımız tanıtım faaliyetleri. Örneğin İzmir’de yenilenebilir enerji sektörü ile ilgili yabancı firma yatırım yapmak isterse arkadaşlarımız sahada ihtiyaç duyacakları tüm verileri mevcut koşullar ve imkanlar çerçevesinde sağlıyor. Bu bizim her sektörden yatırımcılara yaptığımız bir yardım. Biz belli sektörlerde bölgeyi daha da parlatmak istiyoruz. Bilgi iletişim teknolojileri konusunda, yenilenebilir enerji konusunda dünyada söz sahibi firmaları ya da gücü olan firmaların İzmir’de yatırım yapmasını istiyoruz. Çünkü onlar geldiği zaman istihdam ile ilgili katkıları olacak. Dolayısıyla yatırım açısından İzmir’i parlatmaya, güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bir diğer tanıtım faaliyetlerimiz de kentin tanıtımı için yaptığımız faaliyetler.

Türkiye’nin turizmindeki ilk illerinden biri olarak başlamış İzmir ama şu an farklı bir konumda. İzmir’in doğa, deniz, tarih ve kültürel açıdan pek çok varlığı var. Bunların da turizme katma değer sağlaması için İzmir’in tanıtılması gerekiyor. İzmir’in kentsel marka stratejisi açısından tanıtılmadığı ve tanınmadığı realitesi ortaya çıktı. Bunu gidermek için bizim çeşitli sistematik çalışmalarımız var. Uluslararası fuarlara katılıyoruz ve aynı zamanda katılımı organize ediyoruz. Bu çatı altında farklı belediyeler, turizm ile ilgili farklı STK’lar bizim alt yapısını hazırladığımız organizasyonlara katılıyorlar, kendi üyelerini ve yörelerini tanıtıyorlar. Biz bu şekilde şemsiye organizasyon misyonunu almış oluyoruz. Bunun dışında turizm yazarları ve bloggerlerin İzmir’e gelmelerini organize ediyoruz. Bazı oteller ve havayolları şirketleri sponsor oluyor. Biz de kendi bütün değerlerimizi onlara gösteriyoruz, tanıtıyoruz ve onlar da bunu kendi okurları ile paylaşıyorlar. İlk etapta İngilizler geldi daha sonra İtalyanları çağırdık, önümüzdeki dönemde ise Japonlar gelecek. Bu sürekli bir iş, kenti sürekli tanıtmak lazım. Turistik anlamda tanıtım, yatırım anlamında destek ve mali destekler olmak üzere kısaca İZKA’nın faaliyetleri bu yönde.

İZKA İzmir için ne kadar önemli? Bunu yaptığınız faaliyetler çerçevesinde nasıl anlatırsınız?

Birim yerel olmamız, mali planlamalarımızı ve stratejik planlamalarımızı İzmir’in ihtiyaçlarına göre yapmamızı sağlıyor. Diğer ajansların tanıtım alanında faaliyetleri yoktur. İzmir’de Yönetim Kurulu’nun ortaya koyduğu vizyonla biz tanıtım işine giriyoruz. Dolayısıyla bu Ankara’da oturup çözülebilecek bir konu değil. Yerel belediyelerin bu oyuna, bu denkleme dahil edilmesi ya da yerel kuruluşların motive edilmesi yerel yapılabilecek şeyler. Biz bu zamana kadar çıktığımız mali destek programlarında genel olarak sorunu söylüyoruz. Pek çok uygulamada Türkiye örneği olacak hayatın tüm alanlarına yayılan projeler var. Bunlar koyun-keçi yetiştiriciliği ile ilgili projeler olabiliyor, yenilenebilir enerjide parça üreten projeler olabiliyor, engellilere yönelik projelerimiz olabiliyor ve sanayi sektöründe seviye atlatan projelerimiz olabiliyor. İzmir’de sorun ve fırsat çok fazla. Tüm projelerimiz bir birinden değerli.

2010-2017 Kentsel Pazarlama Stratejisi çerçevesinde İzmir’de neler yapıldı?

Bu strateji sadece bize ait bir plan değil. Çünkü bu sadece ajansın göğüsleyebileceği ya da yetki alanına girdiği bir strateji değil. Bir şey yapmak isteyebilirsiniz ancak bu başka birinin özgürlük alanındaysa doğal olarak oraya giremiyorsunuz. Biz kendi alanlarımız ile ilgili bir şeyler yapmaya çalıştık. Bu uzun soluklu bir süreç. Bir yıl içerisinde dünyanın bütün fuarlarına katılsanız bile tam olarak tanınmaya başlamazsınız. Bir işe yarar ama sürekli olmak zorunda. Bahsettiğiniz planda her yıllara bölünmüş hedefler vardı. Bunun içinde de İzmir’in önce görsel kimliğinin oluşturulması sonrasında koordinasyonun sağlanması, uluslararası tanınırlığının sağlanması ve görsel materyallerin oluşturulması gibi her yıla bölünmüş planlar vardı. Bu çerçevede planlar hemen uygulanmaya başladı.

İzmir’in önce görsel kimliği yapıldı ve şimdi nazar boncuklu İzmir logosu her yerde. Bu çalışma bizim koordinasyonumuzda yapılan bir çalışma. Daha sonra şehirde bu farkındalığın oluşturulması için şehir mobilyaları oluşturuldu. Havaalanlarında ve çeşitli yerlerde görsel kimliği görebiliyorsunuz. Ulusal ve uluslararası kampanyalar başlatıldı, ilanlar hazırlandı ve dağıtımları yapıldı. Stratejik planda en önemli şeylerin biri de uluslararası organizasyonlara katılmaktı bu da EXPO hedefi ile örtüşmüş oldu. Çünkü EXPO görevi de bize verilmişti. İlk yıllar EXPO süreci devam etti. Herkesin üzerine düşen iş bölümü ve görevler vardı. Bunun içinde İZKA olarak bizim yapmamız gereken faaliyetleri biz her yıl yapıyoruz.

Görsel malzemeleri her yıl geliştiriyoruz. Önce kurumsal kimlik oluştu sonra İzmir broşürü oluştu. Daha sonra ise tematik broşürleri hedef almıştık. Planda ilçeler ile birlikte tek elden tanıtım yapma konusu vardı. Şu an buna odaklanıyoruz. Kendi tasarımına ihtiyacı olan ilçelerin ve belediyelerin tanıtım broşürlerini yapıyoruz. Stratejik planda daha çok hedef vardı. Örneğin İzmir’in web sitesinin yapılması gibi, şehrin boyanması gibi. Ancak bunlar sadece bizim yapabileceğimiz konular değil tüm paydaşların üstüne alınması gereken konulardı. 2016 yılının sonlarında 2017-2020 için yeni plan çalışmalarına başlayacağız.

İzmir turizmi son dönemde düşüş içerisinde. Sizce İzmir’de bunun canlandırılabilmesi için neler yapılması gerekiyor?

Kentsel tanıtım stratejisi bu sorunun varlığından yola çıkarak oluşturulan bir strateji. Bu sadece İzmir değil dış faktörlerle de ilgili olabilir. Antalya’nın turizm teşvik yatırımlar açısından daha fazla olması, Rusya’nın Ukrayna konusu ile ilgili yaşadıkları buradan gelen turistleri etkiliyor ya da Yunanistan’da adalarda yapılan indirim belki turistin oraya kaymasına ya da oradaki insanların buraya gelmesine neden olabiliyor. Eğer gelişmek istiyorsan her zaman değişime ve yeniliğe açık, yeni pazarlar kovalayan, müşteri memnuniyetini ön plana çıkaran bir kurum haline gelmen gerekiyor. Bizlerin de mutlaka kentin tanıtımı ile ilgili, uçak şirketlerini ve tur operatörlerini buraya getirecek yetkili kişileri ikna etmemiz önemli. Çünkü bu kişileri getirdiğimizde kendileri de hayran kalıyorlar.

Dünyayı gezen ve gezerek hayatını kazanan insanlar bile buradan etkileniyor. Her konuda farklı bir şehir olduğunu net olarak söylüyorlar. Bizi farklı kılan sadece denizimiz değil, bizi farklı kılan sadece belli noktalarda korunmuş doğal yaşam değil. Buranın 8 bin 500 yıllık tarihi farklı miraslar bırakmış, Birgi’de bırakmış, Agora’da bırakmış, Torbalı’da bırakmış. Ancak geç kalınmışlıkları da kabul etmek lazım. Türkiye’de Bergama gibi bir değer varken ya da Selçuk’u küçüklüğümüzden beri hepimizin bilmemimize rağmen UNESCO Dünya Mirası Listesine geç girmiş olması bazı konularda geri kaldığımızı gösteriyor. İzmir olarak herkesin yapması gereken bir görevi var. Tanınırlığınız bu listeye girdiğiniz zaman artıyor, bu konuya ilgi duyan insanlar gelmeye başlıyor.

İzmir’de sadece bu iki nokta yok daha farklı ortak değerler de var. Bu tür marka bilinci yaratan yerlerde kendimizi ortaya koymamız lazım. Biz zaten bu değere sahibiz küçük çalışmalarla bu değerin belgesini de almak gerekiyor. Bir konuda çok iyi olabilirsiniz ancak elinizde bir diplomanız yoksa bir anlam taşımaz. Bunu hep beraber çözmemiz gerekiyor. Başka kültürler için belki hayal bile edilemez güzellik ve değerlerimiz var. Bizim sadece bunun farkına varıp, pazarlamasını yaparak, bunu yaparken de varsa eksiğini gidererek tanıtmamız gerekiyor.

İşsizlik rakamları TÜİK’in açıkladığı sayılara göre geçen senenin aynı dönemindekiden daha fazla. Buna yönelik İzmir’de neler yapılabilir? Sizin projeleriniz nelerdir?

Bu konuda İzmir’in kronikleşmiş sorunları var. Bu toplum yapısından da kaynaklanıyor. İzmir’de iş dünyasının vasıflı iş gücü ihtiyacı var. Bizim bu konuda ciddi fark yaratacağını düşündüğümüz ve şimdiden şahit olduğumuz mali destek programımız var “Mesleki Eğitim ve Okul Öncesi Mali Destek Programı” diye. Burada iş verenin istediği gibi meslek lisesi mezununu bulamamasının sebebi meslek lisesinin donanımının eksik olmasından kaynaklanıyor. Bizim bu projemiz okuldan çıkan çocuğun direk sanayide çalışmaya başlaması için gereken altyapıyı hazırlamayı hedefliyor.

Bayındır’da Sağlık Meslek Lisemiz var. Bizim bu liseye hasta robotlar alındı. Deneysel olarak senaryoların yüklendiği robotlar öğrencilerin bire bir deneyim yaşamasını sağlıyor. Bununla birlikte tam takım ambulans simülatörü aldık. Öğrenci ambulans içerisinde yaşayacağı psikolojiyi bile orada önceden yaşıyor. Bizim mali destek programımız bu anlamda liselere kısmen çözüm getirdi. Bizim iş beğenmeme gibi bir sıkıntımız var. Örneğin 3 bin liraya CNC operatörü olmak varken insanlar bin 500 liraya büroda bilgisayar başında iş yapmayı tercih ediyor. Anlaşılması zor bir paradoks var. Sanayinin istatistiklerle belirlenmiş ihtiyaçları var ancak kurumların her türlü çabasına rağmen insanlar bu mesleği tercih etmiyorlar. Eğitim önemlidir. Çünkü eğitim olmadan kalkınma olmuyor.

Son olarak vermek istediğiniz mesaj nedir?

İZKA İzmir’in kalkınması için çalışıyor. Bunun içinde her bir yaptığı faaliyeti İzmir için yapıyor. Bir yandan mali destekler bir yandan vizyoner bir şekilde bölge planları hem şu anın hem geleceğin fotoğrafını çekerek bir yol haritası çiziyor. İZKA’nın sınırları belli olduğu için domino taşı etkisi gibi bir şeyleri harekete geçirerek toplamda bir ilin kalkınmasına yardımcı olmaya çalışıyor. Bu açıdan baktığınızda İZKA İzmir için önemli bir konuma sahip.

Tarafsız bir şekilde tüm kurum ve kişilere eşit mesafedeyiz. Dönem dönem mali desteklerimiz var. Bunu en adil en hassas şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Çözüm aranan bir konuda herkesle birlikte bilimsel çerçevede etik değerler çerçevesinde dokümanlar üretmeye çalışıyoruz. Bizim amacımız İzmir’de taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Ancak bu paydaşların katılımıyla olacak bir şey. Mali destek çağrılarımıza insanların ilgi göstermesi, bize çözüm ortağı olmaları bizim beklediğimiz ve istediğimiz bir şeydir.


Batyr BERDIYEV / EGE HABER


Son Güncelleme: 21.08.2015 12:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.