21 Ocak 2015 Çarşamba 19:30
Genç Kızı Felç Bırakan Patron Hâla Serbest
Kendi ayakları üstünde durmak için gittiği şehirde ayaklarını kaybederek geri dönen 24 yaşındaki genç kızın, aşkına karşılık vermediği patronu yüzünden hayatı karardı. Hapis hayatı yaşadığını söyleyen Nuran Alkan adlı genç kız, "Ben hayatımın sonuna kadar tekerlekli sandalyeye bağımlı kalacağım. Adam çıkıp elini kolunu sallayarak gezecek. Ben kendi evimde hapis hayatı yaşıyorum. Cumhurbaşkanım, başbakanım bu adamla ben uğraşamıyorum" dedi.

Evli ve iki çocuk babası patronu ve eski belediye başkan yardımcısı M.C.’nin aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle kendisini vurduğu için omurilik felci olan Nuran Alkan, yaşadıklarına isyan etti. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümü öğrencisi Nuran Alkan, okuduğu dönem yerel bir gazetede muhabirlik yapmaya başladı. İş hayatına erken atılmak için çalışmaya başlayan kızın hayalleri, omurilik felci kalmasıyla yarım kaldı. Evli ve iki çocuk babası eski belediye başkan yardımcısı M.C.’nin çalıştığı gazeteyi satın almasıyla kabus dolu günlerinin başladığını anlatan Nuran Alkan, aşkına karşılık vermediği gerekçesiyle M.C.’nin kendisini silahla vurduğunu ve omurilik felci kaldığını söyledi. M.C.’nin 13 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılandığını ve ardından yerel mahkemenin 4,5 yıl hapis cezası vermesiyle şaşkına uğradığını söyleyen genç kız, kararı temyize götürdü. Yargıtay’ın kararı açıklamasını bekleyen Nuran Alkan, kendisinin ömür boyu hapis hayatı yaşayacak olmasına karşılık M.C’ye 4,5 yıl hapis cezası verilmesini kabullenemediğini ifade etti.

“KİMSEYE BİRŞEY SÖYLEYEMEDİM, KORKUYORDUM”
Patronu M.C. ile ilişki kurmadığı için sürekli şiddet gören, tehditle karşı karşıya kaldığını öne süren Alkan, şiddet ve tehditlere dayanamayıp İzmir’e ailesinin yanına dönmeye karar verdiği 29 Mayıs 2012 günü gazete ofisinde M.C. tarafından vuruldu. Okumak için gittiği şehirden tekerlekli sandalye ile dönen Alkan, hayallerinin yarım kaldığı günü şöyle anlattı: “Ofise gittim. Eşyalarımı toplayıp gidecektim. Bilet almaya çalışırken şahıs silahını çıkarıp beni vurdu. Kurşun omuzumdan girdi, sol akciğerimi parçaladı, oradan da omuriliğimi parçaladı. Benim hem akciğerimin yarısı yok hem de sakat kaldım şu an yatağa bağımlıyım. Şahıs 45 yaşında evli ve iki kız çocuğu var. ‘Sen gidemezsin senin cenazen İzmir’e gider’ diyordu. Hep bir korku vardı içimde. Aileme, kimseye bir şey söyleyemedim. Çünkü onlara zarar verebilirdi. ‘Aileni öldürürüm, ailenden kimse kalmaz, senin cenazen gider evine’ diyordu.”

“PARALEL YAPININ ADAMI, BEN MÜCADELE EDEMİYORUM”
Olay olduğunda şahsın tutuklandığını ancak 13 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını ve hâla hapse girmediğini anlatan Nuran Alkan, M.C’ye 4,5 yıl hapis cezası verildiğini belirtti. M.C’nin paralel yapının içinde yer aldığını öne süren Alkan, ”Cumhurbaşkanı, Başbakanım ve devlet büyüklerinden bu şahsa hakkedilen cezanın verilmesini istiyorum. Ben paralel yapıyla tek başıma mücadele edemiyorum. Beni bu duruma sokan şahıs paralel yapının adamı. Bir an önce devlet büyüklerimin bunu alıp cezası neyse vermelerini istiyorum. Benim çevremde dolanıyor. Çevremdeki insanlarla sürekli bir diyalog içinde, neden görüştüklerini bilmiyorum. Ben olayı hiç unutamıyorum. Nereye baksam bir yara izi, ameliyat izi olayı unutabilmem zaten mümkün değil. En azından psikolojimi düzeltmeye çalıştıkça, karşıma yeni yeni şeyler çıkıyor. Aileme zarar vermesinden korkuyorum. Bana zaten zarar verdi, çevremdeki insanlarla niye görüşüyor ben bunu bilmiyorum. Bundan dolayı tedirginim” diye konuştu.

“BEN HAPİS HAYATI YAŞIYORUM O HÂLA DIŞARIDA”
Alkan, M.C’ye verilen 4,5 yıl hapis cezası kararını yetersiz bulduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Ben hayatımın sonuna kadar tekerlekli sandalyeye bağımlı kalacağım. Adam gidecek 3,5 yılı yatacak ve ondan sonra çıkıp elini kolunu sallayarak gezecek. Ben kendi evimde hapis hayatı yaşıyorum. Aşağıya inemiyorum, dışarıya çıkamıyorum. Hiçbir işimi kendim yapamıyorum. O da sanki hiçbir şey yapmamış gibi elini kolunu sallayarak geziyor. Bir an önce yetkililerden rica ediyorum. Bunun cezası ne ise versinler. Çünkü hâla benim çevremde dolanıyor. Çevremdeki kişilerle irtibata geçiyor. Ben bunların ne amaçla görüştüğünü bilmiyorum. Bana zarar verebilir. Bir an önce içeriye alınmasını istiyorum. 4, 5 yıl ceza verdiler. Ben bu cezayı böyle bir şeye çok az buluyorum. Ceza bile değil bu. Ne yapılması gerekiyorsa bu konuyla ilgili devlet büyüklerimin de bu konuya el koymasını istiyorum. Cumhurbaşkanımın, başbakanımın çünkü paralel yapının elemanı bu şahıs. Benim gücüm yetmiyor, ben uğraşamıyorum. Hangi birini mahkemeye verebilirim gidip, hangi biriyle uğraşabilirim. Ben bu konuyla benim davamla cumhurbaşkanım ve başbakanımın ilgilenmesini çok istiyorum. Ben bu şahsı onlara havale ediyorum. Cezası ne ise devlet büyüklerimin vermesini istiyorum.”

AYAKLARIM İŞE YARAMIYOR
Sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğini ve her geçen gün kemiklerinin eridiğini anlatan genç kız, “Benim şu an sağlık durumum çok kötü, kötü bir durumdayım. Kemik erimem aşırı ilerledi. Akciğerim sürekli beni rahatsız ediyor. Bel ağrılarım var. Benim bu rahatsızlığımın bir tedavisi varsa ben yine devlet büyüklerimden rica ediyorum, bana sahip çıksınlar. Bir tedavisi varsa beni lütfen tedavi ettirsinler. Çünkü ben daha çok gencim, daha 24 yaşındayım. Ben oraya kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek için gittim. Okuyup bir yerlere gelebilmek için gittim. Fakat şu an ayaklarım hiçbir işe yaramıyor. Sakat kaldım, yatağa bağlandım. 24 yaşında genç bir kızım. Hayatımı sonda ile devam ettirmek zorundayım. Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey bezlere bağlı kalmak. Ben şu an bezlere bağlıyım, sondaya bağlı yaşıyorum. Bir genç kızın başına gelebilecek en kötü hayatı yaşıyorum şu an bir hiç uğruna. Hiçbir suçum yokken”

“DEVLET BÜYÜKLERİMDEN YARDIM BEKLİYORUM”
Kendisinin hiçbir ihtiyacını karşılayamadığını belirten talihsiz kız Nuran Alkan, anne ve babasının kendisiyle ilgilenmesinden dolayı bel fıtığı olduğunu ve ameliyat geçirdiklerini dile getirdi. Kendisine komşularının gelip yardım ettiğini aktaran Alkan, “Sonuçta bunu yapan devletin bir kolu. Devletin bana sahip çıkmasını istiyorum. Ne lazımsa ne yapılması gerekiyorsa yapmalarını istiyorum. Tedavimle ilgili ihtiyaçlarımın karşılanması ile ilgili olsun. Ben devlet büyüklerimden yardım bekliyorum” dedi.

“GELİNLİK GİYMEK İSTİYORDUM, HAYALLERİM BİTTİ”
Alkan, her genç kız gibi hayalleri olduğunu ancak saniyeler içinde yaşadığı talihsiz olay ile hayalinin bittiğini belirterek şunları söyledi: “Okuyup bir yerlere gelebilmek hayalimdi. Her genç kız gibi gelinlik giyebilmek, evlenmek hayalimdi. Fakat bütün hayallerim bir anda saniyeler içinde maalesef gitti”
Gözyaşları içinde yaşadığı korkunç anları unutamadığını belirten Alkan, çok zor günler geçirdiğini anlatarak şöyle konuştu: “Ben sürekli ağladım. Zaten benim bir yoğun bakım sürecim oldu. O an nefes alamadığım için boğazım delindi. Kimseyle konuşamıyordum. Anne ve babam yanıma geliyordu ben onlarla konuşamıyordum. Çok zor günler geçirdim özellikle yoğun bakım sürecinde. Ben sürekli ağladım. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Ailemin elinden hiçbir şey gelmiyor. Benim elimden hiçbir şey gelmiyor, hiçbir şey yapamıyorum. Tam anlamıyla bir çaresizlik içerisindeydim ve hala da öyleyim. Gün geçtikçe daha kötü oluyorum. Zayıflıyorum, kemiklerim eriyor. Her tarafımda yatak yaraları çıkıyor. Yani bir genç kızın yaşayabileceği en kötü şeyleri şu an ben yaşıyorum.”

“KIZIMI EL BEBEK GÜL BEBEK BÜYÜTTÜM”
Genç kızın acılı babası Ahmet Alkan da, kızının gözünün önünde her gün eriyip bittiğini ifade etti. Kızına bugüne kadar bir tokat bile vurmadığını, kıyamadığını dile getiren Ahmet Alkan, şunları söyledi: “Ben kızımı el bebek gül bebek büyüttüm. Okula gönderdim okuttum okulun bitmesine yakın benim kızımı bir şahıs vurdu. Şu an kızım gözlerimin önünde eriyor. Ne yapacağımı bilemiyorum. Vuran şahıs bana para teklif ediyor, para veririm karşılığında suçu üzerinize alın diyor. Bunu bize teklif etti. Bu şahıs dışarıda elini kolunu sallayıp geziyor. Benim kızım ömür boyu sandalyeye mahkum oldu. Bir de kasten yaralama diyorlar. Neden vurulmaya, öldürmeye teşebbüs değil de yaralama. Bu kadar hasar verdikten sonra bunun adı hiç ‘yaralama’ olur mu? Şahsın cezasını çekmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum.”
Son Güncelleme: 18.02.2015 22:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.