06 Kasım 2015 Cuma 09:32
“Geçmişten günümüze İzmir”i anlattılar

Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Tarihi bir dönüm noktasında bulunuyoruz. İzmir büyüyecek ve bu büyümenin rafine olması lazım. Rafine bir şekilde büyür ve gelişirsek, Akdeniz’in öbür ucundaki Barselona olabiliriz.” diye konuştu.
“Doğu ve Batı Arasındaki İzmir: Smyrna’nın Kuruluşundan Çağdaş Bir Metropole” konulu sempozyumunun açılışında söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sırrı Aydoğan, Mevlana’nın ‘Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir’ sözüne atıfta bulunarak, “İzmir’in sokaklarında yüzyıllardır farklı diller konuşulsa da İzmirliler aynı duyguları paylaşıyor” dedi.



Fransız Tarihçi Prof. Dr. Michel Espagne ise “İzmir’e baktığımızda, Smyrna’nın neden çok kereler fethedildiğini, neden herkesin gözünün burada olduğunu görebiliriz” şeklinde konuştu.

“Doğu ve Batı Arasındaki İzmir: Smyrna’nın Kuruluşundan Çağdaş Bir Metropole” konulu sempozyumun açılışına, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü, ünlü tarihçi Prof. İlber Ortaylı, İzmirli ve Fransız akademisyenler ile tarih bölümünde okuyan çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı.

İzmir’de duygular konuşur

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, tüm konuklarını “doğunun en batısı, batının en doğusundaki hoşgörü ve güzellikler kenti” İzmir’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. “Medeniyetlerin beşiği” İzmir’in sokaklarında hem kilise, hem cami hem de havra görmenin mümkün olduğunun altını çizen Dr. Aydoğan, iki dönem Bornova Belediye Başkanlığı yaptığını ve bu sürede tarihi yapıları koruduğunu, Yeşilova Höyüğü kazılarını başlattığını hatırlatarak, “İzmir, ilklerin kentidir. İlk atletizm müsabakaları, ilk futbol maçı bu kentte yapılmıştır. İlk tren hattı Bornova’dadır. İzmir hoşgörüyle beraber yaşamayı öğrenmiş bir kenttir. Mevlana ‘aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir’ demiştir. İzmir’in sokaklarında yüzyıllardır farklı diller; İngilizce, Fransızca, İtalyanca konuşuluyor. Ama İzmirliler aynı duyguları paylaşıyor. İzmir ne kadar göç alırsa alsın kente gelenler bir süre sonra İzmirli olur. Çünkü duygular yine aynı olur” dedi.

İzmir Barselona olabilir

Ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı ise İzmir’in nüfus artışına dikkat çekerek, bunun ileriki yıllar açısından tehlikeli olabileceğini söyledi. Son on yılda yaşanan bu nüfus artışının ne kentte yaşayanlara ne de bunu yaptıranlara bir faydasının olmayacağını ve büyük problemler çıkacağını belirten Ortaylı, “Bunun yarattığı sorunların herkes altında kalır. Şişirilmiş bir göç uygun bir gelişme trendi değildir. Bugün İzmir nasıl gelişecek bunun tartışmasını yapmak zorundayız. İş hayatının düzenlenmesi, iş çevrelerinin daha ciddi aktivitelere girişmesi, ziraatin iyi düzenlenmesi bunun başında gelmelidir. Tarihi bir dönüm noktasında bulunuyoruz. İzmir büyüyecek ve bu büyümenin rafine olması lazım. Rafine bir şekilde büyür ve gelişirsek, Akdeniz’in öbür ucundaki Barselona olabiliriz. İzmirliler’i artık eskisi gibi, iyi yaşayan, zevkli giyineni insanlar olarak değil aynı zamanda tartışmaya, okumaya, musiki ve resimle ilgilenmeye başlamış insanlar olarak görüyoruz” diye konuştu.

Ortaylı konuşmasında ayrıca, eski İzmir’i Türkiye’ye hediye edenlerin Selçuklu ya da Osmanlı sultanlarının olmadığını, ilk önce Timurlenk tarafından istila edildiğini de söyledi.

“Neden İzmir’i seçtik?”

Labex Transfers adına konuşan sempozyumun bilimsel komitesinde yer alan Fransız Tarihçi Prof. Dr. Michel Espagne, Smyrna’nın pek çok mozaiği bünyesinde barındırdığını, Müslüman bir şehir olan İzmir’in aynı zamanda hristiyanlığın da önemli merkezi olduğunu bildirdi. İzmir’in pek çok ilklerin kenti olduğunu ve çok sayıda kültürün izlerini taşıdığını vurgulayan Espagne, “İzmir’e baktığımızda, Smyrna’nın neden çok kereler fethedildiğini, neden herkesin gözünün burada olduğunu görebiliriz. Büyük İskender bunlardan biri. Ayrıca neden arkadaşlarımın bu akademik kongreyi burada düzenlemek istediklerini anlamak zor değil. Burada yürütülen çok önemli kazılar var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne İzmir’in kimliğini oluşturan pek çok kültür faktörünü bir araya getirdiği için teşekkür ediyorum” dedi.

Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü ise İzmir’in çok kültürlü bir şehir olduğunu, farklı medeniyetler aracılığıyla doğuya ve batıya açılan kapı olduğunu söyledi.

İzmir’in antik yerleşimleri gezilecek

7 Kasım’da tarih gezisi ile sona erecek sempozyum süresince “İzmir’in Kozmopolitik Yapısı: Literatür, Müzik, Folklor ve Gastronomi”, “Smyrna: En Başından Büyük bir Ege Kentine”, “Kültürel Karşılaşmaların Mimari Kalıntıları”, “Geçmişten Günümüze Şehir Topografyası”, “Topluluklar ve Diller” konuları kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Sempozyumun son gününde ise Fransa’dan gelen akademisyenler ve sempozyum katılımcıları Yeşilova Höyüğü, Bayraklı (Eski Smyrna) ve Smyrna Agorası’nı gezecek.

Sempozyuma Katip Çelebi, Yaşar Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Atina Fransız Okulu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Sorbon Üniversites, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü tarih bölümü akademisyenleri ile İzmir Musevi ve Levanten cemaati üyeleri sunumlarıyla katılıyor. 

Son Güncelleme: 06.11.2015 09:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.