17 Ekim 2016 Pazartesi 12:54
FETÖ iddianamesinde şoke eden ayrıntılar

İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz'ın, FETÖ/PDY'ye yönelik  soruşturma kapsamında, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in yaşadığı Pensilvanya'ya  parça parça has altın sevkiyatı yaptıkları iddia edilen 3 tutuklu sanık hakkında  hazırladığı ve İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, örgütün  "sosyo-kültürel, zihinsel yapısı" ile "istihbarat ağı ve illegal yapılanması"na  yer verildi.

İddianamede, örgüte üyelik için herhangi bir kriterin olmadığı, her  türlü etnik kökendeki kişinin, yapıya uzak gibi duran grupların, ateist, Yahudi  ya da Hristiyanların da yapılanma içerisinde yer bulabileceği belirtildi.

"PARA VARSA SUÇUN YA DA GÜNAHIN ÖNEMİ YOK"
Örgüte kabul edilen kişilerin suç işlemiş olup olmamalarının da önemli  olmadığının anlatıldığı iddianamede, örgüt üyeleri içinde suç işleyenlerin kendi  mensubu kolluk, yargı ve yönetici konumundaki kişilerce aklandıklarının sık sık  görüldüğü, örgüt anlayışında, dini vecibelerin yerine getirilmesinden veya  Kuran-ı Kerim'in yasakladığı eylemlerden kaçınmaktan ziyade, "paranın" öncelik  arz ettiği, himmetini veren kişinin işlediği suçun veya günahın bir öneminin  olmadığına vurgu yapıldı.

Meşru olmayan yollardan elde edilen kazançtan örgüte istenen pay  verilmiş ise işlenen günahın ya da suçun üzerinin örgüt tarafından organize bir  şekilde örtüldüğünün kaydedildiği iddianamede, Gülen'in verdiği kararı sorgulama  anlamına gelecek her düşünce, eylem ve tavrın kuvvetle ezildiği, Gülen ve ona  bağlı diğer yöneticilerin tüm talimatlarının aklın da ötesinde bir kutsiyet  kazandırılarak uygulandığı ifade edildi.

"GÜLEN'İN İÇTİĞİ SUYU İÇMEK İÇİN SIRAYA GİRERLER"
Örgüt mensuplarınca "insanüstü bir varlık" olarak kabul edilen  Gülen'in, FETÖ'yü ve kendini, devlet düzeninin üstünde gördüğü dile getirilen  iddianamede, "Öyle ki, bu 'insanüstü varlığın' yarım bıraktığı yiyecek atığı veya  suyu, içeceği bile olağanüstüdür. Örgüt üyeleri onun içtiği çay veya suyun  artığını içmek için sıraya girer ve ona kutsiyet atfederler. O, Peygamberler,  evliyalar ve diğer din büyükleriyle mana aleminde buluşan ve görüşen onlarla  istişare eden bir kimsedir. Ev ve yurtlardaki dini olduğu söylenen sohbetlerde  işlenen önemli temalardan biri budur. Bir kimse bu temaya iman etmediği müddetçe  gerçek bir üye olamaz ya da onların ifadesiyle iman etmiş sayılmaz. Örgüt,  üyelerine onu bir 'Mehdi', 'Mesih' veya 'Muhterem' olarak tanıtmaktadır."  ifadelerine yer verildi.

Buna benzer hususların örgütün hızlı bir şekilde büyüyüp FETÖ  elebaşına mutlak bir bağlılık duymasına vesile olduğuna işaret edilen  iddianamede, "Çocuğu olmayan örgüt mensupları, sözde liderlerini görmek için  ABD'ye gidip Pensilvanya'da kendisinden aldıkları 'okunmuş hurma'yı yiyerek çocuk  beklemektedir. Söz konusu haletiruhiye, yüksek tahsil yapmış örgüt üye ve  mensupları için de geçerlidir." değerlendirmesi de yer aldı.

BELGE VE DOSYALARI İLLEGAL ŞEKİLDE ELDE ETMİŞLER
İddianamede, ayrıca FETÖ'nün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire  Başkanlığının bilgi, belge ve dosyalarını "illegal" bir şekilde nasıl elde  ettiğine dair ayrıntılara yer verildi.

Örgütün istihbarat ağı ve illegal yapılanması hakkındaki bilgilerin  anlatıldığı iddianamede, örgütün etkin bir istihbarat ağına sahip olduğu, kamu  kurumlarında çalışan FETÖ mensuplarının elde ettiği bilgi ve belgeleri örgüte  aktardığı, bunları büyük bir havuzda topladığı, bu bilgi ve belgelerin amaca  uygun hale getirilerek "hasım" cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde  kullanıldığına vurgu yapılırken, özellikle emniyet teşkilatındaki istihbarat  bilgilerinin yasa dışı yollarla ele geçirildiği anlatıldı.

Örgütün bu yöntemle, kendisinden olmayanların önünü kestiği veya  kendisinden olmaya mecbur bıraktığı, bazı kurum ve kuruluşlarda üst düzey  görevlere gelebilmek için FETÖ'ye aidiyetliğin şart koşulduğunun aktarıldığı  iddianamede, terör örgütüne biat eden ve verilecek her türlü görevi yerine  getirmeyi kabul eden şahısların üst görevlere yükseltildiği ifade edildi.

FETÖ MENSUBU OLMAYANLARA CEZA
İddianamede, FETÖ/PDY'ye mensup olmayan kamu çalışanlarına haksız yere  birtakım idari cezalar verildiği, bunlar hakkında davalar açılmak suretiyle  önemli görevlere gelmelerinin engellendiği, sicillerinin bozularak  yükselmelerinin önüne geçildiği iddiaları yer alırken, örgütün şahıslar  hakkındaki soruşturma dosyaları ve ses kayıtlarının dava sonuçlanmadan algı  operasyonları yaratmak amacıyla kamuoyuna el altından sızdırıldığı bildirildi.

Devletin gizli bilgi ve belgelerinin yayınlanması, devletin gizli  arşivlerinde bulunması gereken bilgi ve belgelerin ilgili kurum dışına  çıkartılması gibi konularda örgütün her türlü illegal yolu tercih ettiğine dikkat  çekilen iddianamede, FETÖ/PDY'nin "altın nesil" adıyla yetiştirip kamu kurum ve  kuruluşlarına yerleştirdiği üyelerinin son zamanlarda kamuoyunun çok da bilmediği  yöntemleri kullandığı vurgulandı.

HABER SİTESİ ÜZERİNDEN GİZLİ BELGELERE ULAŞMIŞLAR
İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

"Özellikle Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüklerinde bir bilgi, belge  veya dosya aktarılacağı zaman örgüt üyeleri sahte isimlerle tanımlanmış bir haber  sitesini kullanmaktadır. Sahte bilgilerle üyelik oluşturulduktan sonra şifreler  örgüt üyelerine verilmekte, açılan internet sayfasında görüntü olarak haber  sitesi bulunmakta ancak görüntünün alt kısmında bulunan ikona dokunulduğunda yeni  bir sayfa açılmaktadır. Bu sayfa üzerinde kimlerin online olarak bağlı olduğu  görülmektedir. Bu şekilde dosya aktarımı veya veri paylaşımı yapılıp, şube  müdürlüğü aracılığı ile elde edilen önemli bilgi ve belgeler haber sitesi portalı  üzerinden toplanmaktadır. Bu şekilde devletin resmi makamlarında bulunan her  türlü gizlilik içeren bilgi ve belge, örgütün bölge sorumlularına  ulaştırılmaktadır. İstihbarat şube müdürlüklerinde takip edilen adli konular,  cemaat sorumluları tarafından verilen talimatlar, açığı aranan şahıslara ilişkin  dinleme bilgileri gibi dosyalar bu yöntem kullanılarak örgüt sorumlularına  iletilmiştir."
İddianamede, bu illegal sistemin çok önemli görülen durumlarda  kullanıldığı, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve üst yönetimden gelen talimatların  doğruluğu, akla uygunluğu, dini, hukuki, ahlaki boyutunun sorgulanmadığı, mutlak  itaat ve tam teslimiyet gösteren örgüt mensuplarının, sistemde "özel" olarak  seçildiği ileri sürüldü.

OPERASYON
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'ye yönelik yürüttüğü  soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri,  1 Ağustos'ta düzenlediği operasyonda Semih S, Ahmet İ. ve Furkan Ç'yi gözaltına  almış, 3 şüpheli sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Operasyonda aranan firari şüphelilerden Mehmet Eldem'e ait Eldem  Kuyumculuk isimli iş yerinde de yüklü miktarda has altın ele geçirilmiş,  tutuklanan 3 zanlının örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in bulunduğu Pensilvanya'ya  parça parça has altın sevkiyatı yaptığı tespit edilmişti. Ekiplerin, 1,5 kilogram  has altına sevkiyat sırasında, 30 kilogram has altına ise iş yeri aramasında el  konulmuştu.

Olayı soruşturan cumhuriyet savcısı, sanıklar hakkında "silahlı terör  örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla 5 ila 10 yıl hapis cezası istemiyle İzmir 2.  Ağır Ceza Mahkemesine dava açmıştı.
 

Anahtar Kelimeler:
Fetöİddianame
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.