Günün Videosu
20 Nisan 2014 Pazar 12:41
Fatih Sultan Mehmet Döneminden Kalan “Gizli İşaretler”
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Engelliler Şubesi’nde İşaret Dili Çevirmenleri Volkan Yılmaz ile Emel Aksoy, Fatih Sultan Mehmet döneminde saray içinde gizli konuşmalar için kullanılan Türk İşaret Dili’ni İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencileriyle paylaştı.
İşitme engellilere yönelik toplumda farkındalığın oluşması için çalışan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Engelliler Şubesi’nde İşaret Dili Çevirmenleri Volkan Yılmaz ile Emel Aksoy, dilin inceliklerini, işitme engellilerin yaşadığı zorlukları İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencileriyle paylaştı. Öğrenciler, Yılmaz ve Aksoy’un yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Nadir Maşalacı, İzmir Valiliği Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Bülent Utku’nundeneyimlerini dinledi, işaret dili çevirmenliği için ilk derslerini aldı. Türk işaret dilinin kendine özgü yapısı olduğunu kaydeden Volkan Yılmaz, bu dilin özellikle Fatih Sultan Mehmet döneminde saray içinde gizli konuşmalar için kullanıldığını söyledi.

İŞİTME ENGELLİLERİN SAYISI BİLİNMİYOR
Yılmaz, “Türk işaret dili, kendi kelimelerini türetiyor. Türkçeden daha basit ve yalın bir dil yapısı var. Türkiye’de işitme engelli kaç vatandaşımızın olduğu bilinmiyor. 1994 yılındaki bir çalışmada 1 milyon deniyordu. Bugün bunun eminim ki 3 katı vardır. Çevirmen olarak görev yapıyoruz ancak kişi işaret dilini bilmiyorsa iş uzuyor. Ama beden dilinden anlattıklarını anlayabiliyoruz” dedi.

“TÜRK İŞARET DİLİ’NE YER VERİLMEDİ”
Ailesinin işitme engelli olduğunu, ailede duyan çocukların evin reisliğini üstlendiğini kaydeden Yılmaz, “İşitme engelli bir ailenin çocuğunun duyması kadar aile için büyük bir hediye yoktur. Çocuklar bir süre sonra ailenin reisliğini üstleniyor. Ailem işitme engelli. Daha 7 yaşına gelmeden ailemin bütün banka, hastane işlerini ben hallediyordum. Toplum içinde yanı başınızdaki insanla iletişim sağlayamamak kadar kötü bir şey yok. Eğitim sistemimizde önceleri Türk İşaret Dili’ne yer verilmedi. Bugün İzmir'de 3 tane okul var. 2007'de çıkan ilk yasa biraz etkili oldu” diye konuştu.

“İSTİKLAL MARŞI DAHA YENİ ÖĞRENİLİYOR”
Çevirmen Emel Aksoy da, işitme engellilerin anlaşılmak istediğini belirterek, “Sürekli işitme engellilerle birlikteyim. İşitme engelliler, anlaşılmak istiyorlar. İnsanlar bunun farkında değiller. Devlette 7 yıldır çalışıyorum ama yönergeleri bilen kimse yok. Bu nedenle sıkıntı çekiliyor. Yeminli tercüman olarak görev verebiliyoruz. İşaret dilinde sadece hareketler değil yüz ifadeleri de önem kazanıyor. İşaret diline yönelik Anadolu Üniversitesi gibi birkaç yerde eğitim veriliyor. Onun dışında kurslar var. İzmir’de Karabağlar Kaymakamlığı’nın açtığı kurslar bulunuyor” dedi. İstiklal Marşı’nı İzmir’de ilk kez işaret diline çevirdiğini anlatan Aksoy, kişilerin çok etkilendiğini söyledi.

“DİL, İLETİŞİMİN EN GÜÇLÜ ARACIDIR”
İşaret dili çevirmenliğinin önemine dikkat çeken İEÜ Mütercim Tercümanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Lütfiye Oktar, “Çevirmenlik, toplumun her katmanında önemli bir rol oynamaktadır. Bir toplumda dil, iletişim en güçlü aracıdır. Öğrencilerimiz, işitme engellileri anlamak ve iletişimlerine yardımcı olmanın farkındalılığına vardı. Bu alanda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Önümüzdeki yıllarda İşaret Dili Çevirmenliği üzerine seçmeli ders açmayı planlıyoruz” diye konuştu. Konuşmaların ardından öğrenciler, Aksoy ve Yılmaz’ın yardımıyla işaret dilinde “İzmir Ekonomili gençler, işitme engellileri önemsiyor” dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.