19 Temmuz 2014 Cumartesi 12:52
Eğitim Arttıkça Kadınlarda İşsizlik Artıyor
Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Doç Dr. Umut Halaç, İzmir’de eğitim almış kadınların işsizlik oranlarının aynı eğitimi alan erkeklere oranla çok yüksek olduğunu belirterek, "İlginç olan, eğitim seviyesi düştükçe kadınlarla erkekler arasındaki işsizlik oranlarının farkı azalıyor, hatta okuma yazma bilmeyen kadınların işsizlik oranı, aynı eğitim düzeyine sahip olan erkeklerden daha düşük. İzmir, eğitim seviyesi yükselen kadının istihdam açısından cezalandırıldığı nadir şehirlerden” dedi.

İzmir, son yıllarda artan işsizlik rakamları ile gündemde. 2011’de ülke geneli oran yüzde 9,8 olurken İzmir, yüzde 14,7 ile en yüksek işsizliğin olduğu ikinci şehir oldu. 2012’de işsizlik oranı düşüp yüzde 9,2 olarak gerçekleşirken İzmir’de yüzde 14,8 ile yine yükseldi. 2013’te ise Türkiye genelinde işsizlik yüzde 9,7’ye yükselirken İzmir’de ise yüzde 15,4’e yükseldi. 2013 yılı il il işsizlik oranı rakamlarına göre İzmir yüzde 15,4 ile ilk 10’da Batman, Mardin, Siirt, Şırnak, Diyarbakır ve Şanlıurfa’nın ardından 7. sırada yer aldı. Üç büyük il içinde en çok işsizlik oranına sahip şehir de yine İzmir. İzmir’i yüzde 11,2’lik işsizlik oranı ile 14. sırada İstanbul, yüzde 10,9’luk işsizlik oranı ile 17. sırada Ankara takip etti. Artan oranlar, tartışmaları da beraberinde getirdi. İzmir'de işsizlik oranlarının ülke genelinin üzerinde olmasının, iş gücüne katılım oranının ülke ortalamasından daha yüksek olmasından kaynaklandığı, iş arayan nüfusun önemli bölümünün ise kamu ya da ofis ortamında çalışma talebinde bulunmasının oranları artırdığı kaydedildi.

EĞİTİMLİ KADINLAR, AYNI EĞİTİMİ ALAN ERKEKLERE GÖRE DAHA ŞANSSIZ
İzmir’deki işsizlik oranlarını analiz eden Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Doç Dr. Umut Halaç, gözden kaçan konunun ise eğitimli kadınların işsizlik oranlarının, aynı eğitimi alan erkeklere oranla çok yüksek olması olduğunu kaydetti. Halaç, “2013 yılı TÜİK rakamlarına göre, İzmir’de, yükseköğrenim almış erkeklerin işsizlik oranı yüzde 8,9’ken yükseköğrenim almış kadınların işsizlik oranı iki katını bile geçen yüzde 18,8. Bu olumsuz durum tablo son 10 yıl için de geçerli. Bu durumda, İzmir’deki yükseköğrenim almış kadınlar arasındaki işsizliğin yüksek olduğunu, işverenlerin yönetici pozisyonundaki işlere daha çok erkek adayları uygun gördüklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Olumsuz tablo, üretimde kullanılacak ara elemanların yetiştirildiği lise ve dengi meslek okulu düzeyinde daha da keskinleşiyor. 2013 yılında meslek okulu mezunu erkekler arasındaki işsizlik oranı yüzde 12,9’ken bu rakam aynı eğitim seviyesine sahip kadınlar arasında yüzde 29,6. Bu cinsiyet yapısına dayanan işsizlik oranları zaman içerisinde kötüleşmeye devam ediyor” diye konuştu.

İSTİHDAMDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ YOK
2005 yılında lise ve dengi meslek okulu mezunları arasındaki işsizlik oranı yüzde 17,3’ken 2013 yılında yüzde 18,7'ye yükseldiğini ifade eden Halaç, “Buna benzer bir eğilim yükseköğretim almışlar arasında da görülmekte. 2005 yılında yükseköğretim mezunları arasındaki işsizlik oranı yüzde 12,3 iken 2013 yılında bu rakam yüzde 13,2’ye çıkmış. Bu bilgilerin ışığında, İzmir’de istihdam yaratan yatırımların azlığı ile birlikte, istihdamda cinsiyet ayrımının yaşandığı açıkça ortada” dedi.

EĞİTİM SEVİYESİ DÜŞTÜKÇE KADIN İSTİHDAMI ARTIYOR
İlginç olanın eğitim seviyesi düştükçe kadınlar ile erkekler arasındaki işsizlik oranı farkının azalması olduğunu ifade eden Halaç, “Hatta, okuma yazma bilmeyen kadınların işsizlik oranı yüzde 13,3’le aynı eğitim düzeyine sahip olan yüzde 20,9 işsizlik oranı olan erkelerden daha düşük. Sanırım İzmir, eğitim seviyesi yükselen kadının istihdam açısından cezalandırıldığı nadir şehirlerden biri” şeklinde konuştu.

YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRÜN ÜRETMEK ŞART
Doç Dr. Umut Halaç, İzmir’in işsizlik sorununun, her yıl TÜİK raporlarından sonra bir süre konuşulup daha sonra herhangi bir çözüm planı oluşturmadan unutulduğunu belirterek, “Genelde İzmir’deki işsizlik sorunun nedeni hakkındaki saptamalar üç ana konu çevresinde toplanıyor. İzmir’deki iş gücüne katılım oranlarının diğer şehirlere göre yüksek olması, net göç alan bir şehir olması ve istihdam yaratan yatırımların azlığı ile bu konudaki devlet teşviklerinin yetersiz oluşu. Bahsedilen üç saptama da doğru. Özelikle üzerinde durulması gereken konu, İzmir’deki yatırımların azlığı ve ilgili yatırım alanlarındaki devlet teşviklerinin yetersizliği. Rekabetçi dünya koşullarında ülkelerin ve bölgelerin kaynaklarına uygun yatırımları yapması ve bu yatırımların devlet tarafından desteklenmesi gerekliliği ortada. Bu yatırımların da yüksek katma değer sağlayan ürünler üretmeye yönelik olması gerekiyor. Ancak bu şekilde iyi eğitimli bireylerin, yönetici pozisyonlarında ve iyi eğitimli ara elemanların üretici pozisyonlarında yer aldıkları istihdam olanaklarının ortaya çıkması sağlanabilir” dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.