10 Mart 2015 Salı 14:25
Deniz Kezer, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı'na Aday

İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin 2 Nisan'da yapılacak Genel Kurulu'nda başkanlık için yarışacak isimlerin sayısı 5'e çıktı. 16 yıldır gazetecilği başarılı bir şekilde sürdüren Deniz Kezer adaylığını açıkladı. Özgürlük vurgusu yapan Kezer “Cemiyetimizi üyeleriyle birlikte taş gibi bir anıt haline getirebilmek adına, 16 yıl boyunca mesleğin her kademesinde bugünleri tırnaklarıyla kazımış biri olarak başkan adayı olduğumu açıklıyorum” dedi.


Yenigün Gazetesi Sorumlu Yazı işleri Müdürlüğü görevini sürdüren Deniz Kezer'in adaylık açıklaması.

İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ'NİN
SAYGIDEĞER ÜYELERİ;


İtibarsızlaştırılmaya çalışılan gazeteciliğe ve gazetecilere yarınlarını yeniden sunabilmek, onurlu, özgür ve mutlu bir gelecek adına 69 yıllık bu koca çınara bir omuz verebilmek için İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin değerli emanetini göklere çıkarmaya adayım...

Özgürlük, gazetecinin kalbine ve beynine giden oksijendir, kandır. Bu hakkı, bu günlerde çok iyi kullanamadığımız malumunuz. Basının, Cumhuriyet devleti adına bir güç olmaktan çıkarılıp alelade bir olgu haline getirilmeye çalışıldığı, gazetecinin hem çalışanının hem de emeklisinin son 20 yıldır devletin istatistiki bilgilerine göre açlık sınırının altında kazanç elde ettiği, her yıl 10 binin üzerinde mezun veren iletişim fakültelerinin piyasaya işsiz pompaladığı, mesleğimiz adına tarihin en kötü dönemlerinden birini yaşıyoruz.

Türkiye geneli çıkarılan rakamların ürkütücü boyutu, İzmir özelinde daha da korkunç. Her yıl olduğu gibi 2014 yılı boyunca da gazeteci katliamı bizler için yılın gündemi oldu. Gelirleri düşen gazete, televizyon ve radyoların işten çıkardığı gazeteci arkadaşlarımızı ya işsizliğe ya da başka mesleklere uğurladık. Kıdemli büyüklerimizin geçmiş yıllarda savaşını verdiği ve galibiyetle ayrıldığı toplu sözleşmeler, mazide güzel bir anı olarak hatıralarda yaşatılırken bugün çalışan arkadaşlarımız arasında oluşan “Zam istersem işimden olurum. En azından işim var” kanısı kulağa çok tanıdık geliyor.

Büyüklerimizin savaşını verdiği hemen hemen her türlü alanda yenilgiye uğramış biz gençlerin artık bazı şeyler adına yumruğunu masaya vurma zamanı geldi. Biz yasal haklarımızın daha ne olduğunu bile bilmezken geçmişte gazetecilik, insanların evine ekmek götürebileceği bir işmiş. Feyz almamız gereken büyüklerimizin verdiği savaşı yeniden verip, sokakta bir tek aç gazeteci kalmaması adına, gazetecilerin evine ekmek götürebilmesi adına, gazetecilerin tapularını ceplerinde taşıdığı bir evi, yuvası olması adına, emekliliğin biz gazetecilerin de hakkı olduğunu gerekli mercilerin kafasına bir çivi gibi çakabilmek adına İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin Genel Kurulu'nda, yine cemiyetimizin manevi zenginliğini üyelerine ulaştırabilmek, Cemiyetimizi üyeleriyle birlikte taş gibi bir anıt haline getirebilmek adına, 16 yıl boyunca mesleğin her kademesinde bugünleri tırnaklarıyla kazımış biri olarak başkan adayı olduğumu açıklıyorum.

Saygılarımla
DENİZ KEZER


Peki Deniz Kezer kimdir?

Deniz Kezer, 1981 yılında İzmir'de doğdu. Çocukluk yıllarının geçtiği Buca'nın Şirinyer Semti'nde Hasan Ali Yücel İlkokulu'nda başladı eğitim hayatına. Bir sonraki durağı Alsancak Ortaokulu oldu. Kezer, liseyi Namık Kemal'de okudu.

Kabul ediyorum, çok resmi oldu.

Bu tip özgeçmişlerin, okuyucu ile özgeçmiş sahibini birbirinden uzaklaştırdığını düşünüyorum.

En iyisi şöyle devam edelim;

Namık Kemal Lisesi'nin ardından, üniversite sınavı sonrası yeni adres Eskişehir'i gösteriyordu. Fakat babamdan gelen gazetecilik ruhu Eskişehir'de Tarih Öğretmenliği okumamın önüne geçti. Devletin, öğrenciler üzerinde kurduğu fantazi sadece bu yıllara özgü değil. İkinci yıl karşıma “Orta öğretim puanı” gibi bir ucubeyi çıkardılar. Çok arzuladığım gazetecilik yerine Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü'nde eğitimimi sürdürmek zorunda kaldım. Fakat devletin geleceğimi etkilemesine izin vermedim. İktisat benim için 4 yıllık üniversite bitirebilme hayalinin önüne asla geçmedi. Okula kaydımı yaptırır yaptırmaz, Ege Telgraf Gazetesi'nden randevu talep ettim. Sezer Doğan ile gazetecilik üzerine bir konuşma yaparız, belki bana gazetesiyle ilgili bir şeyler anlatır diye gittiğim randevu mesai saatinin bitimine kadar sürmüştü. Sonraları “Tam bir baba” olarak niteleyeceğim o kısa boylu, koca yürekli adam randevu günü beni işe almıştı. Ege Telgraf'ta gazeteciliği en ince ayrıntılarına kadar öğrenebileceğim 10 koca yıl görev yaptım. Bu süre zarfında muhabirliğinden sayfa sekreterliğine, haber müdürlüğünden yazıişleri müdürlüğüne dek pek çok kadroda, önemli işlerin altına gazete ile birlikte imza attık. Yine aynı zaman diliminde, kendimi anlatabileceğim çok önemli bir köşenin de sahibi oldum. Aslında hayatımın dönüm noktalarından biriydi köşe yazısı yazmaya başladığım gün. Hiç aralıksız yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğüm köşe yazarlığı, İzmir Gazeteciller Cemiyeti'nce Güncel Yazılar dalında 2012 yılında ödüle layık görüldü. Ve çok şanslıyım ki 2009 yılında Haber Müdürü olarak görev yapmaya başladığım Yenigün Gazetesi'nde bugün Sorumlu Yazıişleri Müdürü olarak görevimi sürdürüyorum.

Bu arada 2006 yılında, lise yıllarında sınıf arkadaşlığı yaptığım dünyanın en güzel kadını ile hayatımı birleştirdim. 2010 yılında, dünyanın en tatlı varlığı ile tanıştık ailece. Ata adını verdiğimiz oğlumuz bugün 5 yaşın verdiği enerjisini, günün çok önemli bir bölümünü gazeteciliğe ayıran babası üzerinde harcayamamaktan şikayetçi.




Son Güncelleme: 10.03.2015 14:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.