Kamu Spotu
17 Temmuz 2014 Perşembe 23:57
Chp Bizimdir Hareketi’nden Milletvekillerine Anayasa Mahkemesi Çağrısı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’u onaylaması üzerine CHP Bizimdir Hareketi, milletvekillerine yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürmeleri çağrısında bulundu.

CHP Bizimdir Hareketi sözcüleri Murat Fatih Ülkü, Mehrigül Keleş ve Ersoy Uluçay, yaptıkları yazılı açıklama ile çözüm sürecine hukuksal altyapı kazandırma iddiasındaki yasanın Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gerektiğini belirttiler. Açıklamada Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye sokan bir sürece hukuksal altyapı hazırlanmak istendiği savunularak, “Ülkemizin bütünlüğünü tehlikeye sokan bir sürece hukuksal altyapı kazandırmaya çalışan bu yasanın, Anayasa’ya aykırı olduğu tartışmasızdır. Tüm estirilen rüzgarlara, algı yaratma operasyonlarına rağmen 110 milletvekili, bu yasa tasarısını Anayasa Mahkemesi’ne götürme cesaretini göstermelidir” denildi.

“BÖLÜNMENİN EŞİĞİNE GETİRMİŞ DURUMDADIR”
Çözüm sürecinde gelinen noktada demokratik özerklik dışında bir yol olmadığı algısı yaratılmaya çalışıldığı belirtilen açıklamada, “AKP iktidarının çözüm süreci adını verdiği süreç, birçok süslü laflarla gizlenmeye çalışılsa da, ne yazık ki ülkemizi bölünmenin eşiğine getirmiş durumdadır. Ülkemizin güneydoğu bölgesinde otorite boşluğundan, terör örgütünün otorite kurma çalışmalarından söz edilmekte, terör örgütünün temsilcisi partiden seçilen yerel yöneticiler, milletvekilleri petrol gelirlerinden pay isteyebilmekte, terör örgütünün talebi olan bölünmenin başlangıcını oluşturacak demokratik özerklik dışında bir yol kalmadığı algısı oluşturulmak istenmektedir” ifadelerine yer verildi.

“CHP GENEL MERKEZİ’NİN DESTEĞİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ”
Açıklamada, CHP Genel Merkezi’nin bu yasaya destek vermesinin de son derece düşündürücü olduğu belirtildi. Yasanın kamuoyunda kabul görmesi için birçok çalışmanın yapıldığı kaydedilen açıklamada, “Emperyalist güçlerin yoğun biçimde desteklediği çözüm süreci, uygulanan algı yönetimi ile eleştirilemez hale getirilmek istendiğinden, bu yasa da doğru dürüst tartışılmadan, Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yarı magazinsel gündemin arkasına saklanarak, deyim yerindeyse apar topar yasalaştırılmıştır” denildi.

“SINIRLARI BELİRSİZ”
Yasanın, yasa yapma tekniği açısından tam bir başarısızlık örneği olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Yasa, bir kısım soyut, sübjektif, yuvarlak lafların yan yana getirilmesinden oluşmaktadır. Çözüm sürecini düzenlediği iddiasında bulunan yasada, çözüm sürecinin ne olduğu, neleri içerdiği, amacının ne olduğu konusunda en ufak bir bilgiye yer verilmemektedir. İçeriği belli olmayan çözüm süreci ile ilgili, hükümete yine içeriği belirsiz yetkiler verilmektedir. Yasada sınırları belirsiz ve hukuken istediği amacı elde etmesi hayli güç bir sorumsuzluk maddesi bulunması, çözüm süreci ile ilgili ciddi bir hukuksal, idari ve cezai sorumluluk doğduğu ve doğacağı kanısını güçlendirmektedir.”

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE ÇÖZÜLMELİDİR”
Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne yönelik terörist faaliyetlerle mücadeleyi zayıflatacak hiçbir yasanın kabul edilemeyeceği vurgulanarak açıklama şöyle sonlandırıldı:

“Türkiye Cumhuriyeti, bütünlüğüne yönelik terörist faaliyetlerle mücadele edecektir, etmek zorundadır. Bu mücadeleyi zayıflatacak, önemsiz hale getirecek çabalara direnmek, karşı çıkmak zorunludur. 1999-2000 yıllarında terörü, terör örgütünü yenmiş Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk Ulusu’na, cilalanmış ve ilk bakışta hiç kimsenin karşı çıkamayacağı süslü-püslü lafların arkasına gizleyerek, terör örgütünün taleplerini kabul ettirmek göründüğü kadar kolay değildir. En umutsuz zamanda bile haykırmamız gereken, ister Güneydoğu sorunu, ister Kürt sorunu, adını nasıl koyarsak koyalım, bu sorunun Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesi ve bütünlüğü içinde çözülmesi gerektiğidir.”
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.