13 Ekim 2015 Salı 12:19
Basmane’de İki Ayağı Olmayan Koca Bir Hayat

İzmir’de bu şekilde sokakta yaşayan evsiz insanları her yerde görürsünüz belki ama en çok Basmane sokaklarında tanık olursunuz bu hikâyelere, ben de bu günlerde hep aynı yerde yaşayan aynı yerde duran bir evsize şahit oluyorum. Ama biraz daha farklı çünkü iki ayağını kaybetmiş, hem evsizliği yaşıyor hem de ayaklarının verdiği eksiklikten dolayı zorlanan bir evsiz.

Basmane; kırık dökülmüş pencereleri, duvarları çatlamış, ayakta zor duran, bugün yarın ne zaman yıkılacağı beli olmayan evleri, çarpık sokakları, birbirine girmiş mahalleleri ile adeta göç edenlerin, yoksulların, mültecilerin, kimsesizlerin yurdu olmuş durumda.

Kimi savaştan kaçmış kimi İzmir büyük şehirdir deyip, güzel bir iş bulurum umuduyla Doğu’dan, Güney’den, Kuzey’den, Batı’dan kısacası doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmış, atlamış gelmiş bu koca kentte. Ve hepsinin hikâyesi de neredeyse aynı yerden “ İzmir’in Basmane Semti’nde” başlıyor.

Benim de işe gitmek için kullandığım ve dahası her gün binlerce insanın işe, okula, eve gitmek için akın ettiği Basmane Metro’sunun girişinde son bir aydır toz toprak içinde bir battaniyesi bir de yanında sürekli beslediği küçük bir köpekten başka kimsesi olmayan uzamış saçları kirli sakalı bir amca görüyorum.

Sabahın ilk saatlerinde ilk gördüğüm, merak ettiğim bu amcanın yanına gittim bugün, hikâyesini öğrenmek istedim. Pek konuşmak istemedi önce, sonra “bana bir kolonya parası verir misin?” dedi. Cüzdanım yanımda değildi ve istediğini vermemiştim, gazeteciyim deyince gel otur dedi. “Ne öğrenmek istiyorsun zaten her şey ortada değil mi?” dedi ve gözleri doldu.” Adım Mustafa. 46’lıyım kaç yaşında olduğumu sen çıkar işte. 69 yaşındayım 70 de sen ona. Bir kız bir oğlan var. Sen sormadan ben söyleyeyim onlar da beni sormuyorlar “dedi.



Bacağının hikâyesini merak etmiştim. Bacağınıza ne oldu dedim? Başladı anlatmaya; “sol bacağım arızalıydı hastaydı yani iyileşmez dediler kestiler onu. Diğerini de oduncudan baltayı alıp, ben kestim”. Gözleri doldu. Bir süre bekledi.” Bana burada kimse bakmıyor, belediyeye gitmedim sormadım, bir de emekli olduğum için yemek vermiyorlar. Gerçi elime bir lira geçmiyor da emekliyim adı üstünde. İzmir’e Balıkesir’den geldim 25 yıl önce Alsancak’ta kaldım bir arkadaşımla Kordon’da bodyguardlık yaptım” diyerek uzağa daldı.

Devam etti anlatmaya; “Bankalardan borç aldım” bir süre daha durdu gözleri ağlamaklı oldu ama ağlamadı su şişesinde ne olduğunu bilmediğim bir şey içti, yutkundu. Hanım hastalandı o yüzden borç almak zorunda kaldım. Hala daha bankalara borçluyum.

“Kış geliyor ne yapacağım bilemiyorum.”

“Bir aydır burada yatıyorum” dedi. Battaniyesini göstererek; ” Battaniyem var. Kış geliyor evet yağmur çamur ne yapacağım ben de bilmiyorum. Otelde kalsam mı bilmiyorum. Ev tutsam tek başına ne yapacağım bilemiyorum, ayaklar sakat” dedi. Cümleleri bittikten sonra derin derin çevresine bir süre baktı.

Son olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu sordum; “Türkiye’nin hali iyi, bu iktidar çok iyi. Eskiden Türkiye’nin durumunu siz bilmiyorsunuz ama ben biliyorum çok kötüydü para yoktu. Şimdi insanlarda para var. Bundan iyisi yok. Bu götürecek, on sefer de seçim olsa bunlar kazanacak” dedi.

Ben de teşekkür ederek yanından ayrıldım, arkama baktım hâlâ bana bakıyordu.

NURETTİN BAKİ/EGE HABER



Son Güncelleme: 13.10.2015 12:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.