Günün Videosu
20 Mart 2014 Perşembe 19:36
Bakan Zeybekçi: “Aklını Ve Ruhunu Satanlar Türkiye'nin Altını Dinamitlemekle Meşgul”
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, İzmir temasları kapsamında Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde işadamları ile bir araya geldi.
Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde işadamları ile bir araya gelen Zeybekçi, Niğde’de yapılan saldırıların seçim ortamının istikrarsızlaştırılması hedefine yönelik olduğunu belirterek, “Şehitlerimize rahmet diliyorum, milletimizin başı sağolsun. Türkiye gibi ülkeler, bir söz vardır ‘yari güzel olanın başı beladan eksik olmaz’ diye. Türkiye olarak ne zaman öne çıkmaya başladınız, bağımlılıktan, muhtaç olmaktan, kontrol edilirken kontrol edilemez hale geldiğiniz zaman, bir yerlerde etkin olmaya başlama riski olma durumu ortaya çıktığında maalesef böyle sıkıntıları hep yaşadık. Bunların şekilleri, isimleri, kimlikleri farklı oldu” dedi.

“BUNLAR DOĞUM SANCILARI, GEÇECEK”
Türkiye\'nin çok önemli gelişmelere adım attığını ve bunların birilerini rahatsız ettiğini söyleyen Bakan Zeybekçi, “İki kıtayı Marmaray’la birleştiren, enerjide dışa bağımlılığı kaldıracak olan iki nükleer santrali inşaatına başlayan, bölgesel güç olmada attığı kanal projesi, Türkiye 60 bin megavat enerji tüketim ve üretimi olan, yüzlerce hidroelektrik santralinin inşaatını devam ettiren bir Türkiye var. Bütün bu olumlu ortamın ortasında bildik senaryolarla yolu kesilmeye çalışılıyor. Bunlar geçecektir, emin olun. Artık Türkiye eski Türkiye değil. Yüzde 150 enflasyonlarının olduğu, IMF memurlarıyla kredi dilimlerinin serbest bırakılması için hükümete ev ödevi verilen Türkiye değil, başka yerlerden ekonomiyi yönetmek üzere ekonominin tepesine yöneticilerin getirildiği bir Türkiye değil. Türkiye dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın 6’ncı ekonomisi haline gelmiş bir Türkiye. Milli geliri 3 bin 400 dolardan 10 bin 800 dolara gelmiş bir Türkiye. 2002 sonunda 220 milyar dolardan 830 milyar dolarlık gayrisafi hasılatına gelmiş bir Türkiye. Hemen hemen sıfır mertebesinden 48 milyar dolarlık hizmet seviyesine, 152 milyar dolarlık ihracat seviyesine gelmiş bir Türkiye. Şu anda kamu borçlarının yurtdışı hasıla oranına baktığımızda 28 AB üye ülkesinin 25 tanesinde daha iyi bir Türkiye. Türkiye geçen sene 2013 yılında 40 yıldan beri borçlu olduğu IMF’ye borçlarını bitiren bir Türkiye. Bilhassa Türkiye önemli gelişmelere adım atan bir Türkiye. Gün gelip Türkiye faiz oranları yüzde 5’e, döviz bazındaki krediler yüzde 2,5’lara inecek deselerdi 2003 yılında başlarında bunları hayal bile edemezdik. Bunların hepsi geçecek. Bunlar Türkiye için doğum sancıları. Yani evrensel standartlarda hukuk normlarının, demokrasinin ülkemize yerleşmesi için bunlar sadece doğum sancıları. Kardeşliğimiz, beraberliğimiz bozulmadığı sürece, siyasi istikrar bozulmadıktan sonra ekonomik istikrar da böyle devam ederse, Türkiye 2023 hedefine kimsenin engeline takılmadan yoluna devam edecektir” diye konuştu.

“FED FİNANSAL OLUMLU İKLİMDEN RAHATSIZ OLUYOR”
FED’in tahvil satın alımını 50 milyar dolara düşürmesini de değerlendiren Zeybekçi, “Baktılar gördüler ki parayı kısmakla istedikleri sonuçları alamıyorlar. 1 sene sonra faizleri artırabiliriz diye bugünden araya laf sokuşturuyorlar. Gelişmekte olan ülkelerde oluşan finansal olumlu iklimin yeterince bozulmadığını görerek belki böyle laf söylüyorlar diye düşünüyorum. Ona rağmen Türkiye’de her şey çok daha farklı olacak. Öngörülen şu anda uluslararası kuruluşlarda, Türkiye’nin yüzde 2,5 büyüyeceği. Ama şunu öngöremiyorlar. Türkiye’de 152 milyar dolar olan ihracat yüzde 9-10 oranında büyüyecek. Bu üretimin de aynı oranda artması, istihdamın ve yatırımların da artması demektir. Refah ortamının artması ve tüketimin de artması demektir. Özal’la başlayan ihracata dayalı büyüme hedefinde Türkiye’deki milli büyümesi de beklentilerin çok üzerinde olacak. Ve tabii ki Türkiye’nin şu anda yaşadığı bazı sıkıntıları da biliyoruz. Kurun TL’nin dalgalanmasından kaynaklanan MB’nin piyasadaki faizi artırması ile yatırımların olumsuz yönde etkilenebileceğini de biliyoruz. Seçim dönemindeki olumsuz 17 Aralık meseleleri ve diğer meselelerden Türkiye’nin etkilendiğini biliyoruz. Ama göreceksiniz ki Türkiye’de siyasi iktidarı teyit ettikten sonra ekonomik istikrarımız da devam edecektir. Ve Türkiye’miz 2023 hedeflerine doğru hızla kalkınacak ve büyüyecek. Faiz oranlarında yine istediğimiz normal seviyeye döneceğiz. Şu an TL’nin değerinin ihracatı destekleyici uygun seviyeye geldiğine inanıyoruz. İthalatı kışkırtmaktan teşvikten uzaklaştığına inanıyoruz. Lüks tüketim malları ve hizmet giderlerinde yavaşlamanın, dış ticaret açığının daralması Türk ekonomisine olumlu etki yapacak. Yüzde 7 civarındaki cari açığımızın da yüzde 6’lara ineceğini ve problem yaşanmayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.
“BİN KİŞİYİ DÜŞÜNDÜRÜP, BİR KİŞİYE UYGULATIYORUZ”
Türkiye’de 2012 Haziran’da başlatılan teşvik uygulamalarından sonra, Kemalpaşa’nın 2’nci teşvik bölgesi olurken, Manisa’nın 4’üncü bölgede olmasının örneklerinin olduğunu belirten Zeybekçi, “Bu İzmir-Manisa, Afyon-Denizli arasında da var. Böyle olunca bütün yatırımlar oraya mı kayıyor? Hayır. Bugün EBSO görüşmelerimizde bir yol, yöntem bulmamız lazım. Farklı bir formül bulmamız lazım. İhtisaslaşmış bölgelerde stratejik ürünlere teşvik vermemiz, fazlalaştırmamız lazım. Seçim dönemi geçince bir araya gelerek, nokta atışlarla farklı çözümler üreteceğiz. Yatırım ara malı ithalatında teşvikleri farklı yorumlayacağız, Ar-Ge'ye dayalı ürünleri 5’inci bölge teşvikleriyle teşvik edeceğiz. Şu anki yöntemle 2023 hedefine ulaşmak, Avrupa’nın 3’üncü ekonomisi olmak gibi hedeflere İzmir’i lokomotif lider yapmadan ulaşamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Bizim mantığımız şudur; biz bir kişiyi düşündürüp, bin kişiye uygulatan değil, bin kişiyi düşündürüp, bir kişiye uygulatacağız, sizlerle birlikte karar vereceğiz. Biz yönetmek, hükmetmek için değil hizmet için geldik” şeklinde konuştu.
“TRT PAYINA BEN DE KARŞIYIM”
Bir işadamının elektrikteki TRT payının kaldırılması yönündeki sorusuna ise Zeybekçi şöyle yanıt verdi: “Bende TRT payına karşıyım. İhracatçılar Birliği başkanıyken ben de Bülent Ecevit’e aynı konuyu iletmiştim. Ancak TRT’nin kamudan gelirinin olması gerekiyor. Dünyadaki TRT benzeri kuruluşların kamudan aldıkları kaynak var. Bu kaynaklar eğitim, bilgilendirme, kültür yayınları gibi çok büyük fonksiyonları için gidiyor. Bunların kamudan destek alması lazım. Elektrikten mi olması gerek, başka bir yerden de alınabilir. Bu alınacak mutlaka ama sıkıntı şu; biz 25 AB üyesi ülkesinden daha ucuz, rakiplerimizden daha pahalı. AB’den iyi, ama ABD’den 3 kat daha pahalıyız. Türkiye bir an önce sürdürülebilir şekilde yenilebilir enerji kaynaklarına destek vermeli. Nükleer enerji de olmadan olmaz. Nükleerde 25 bin megavata geldiğimizde, bunları konuşuyor olmayız. Ar-Ge ve inovasyonla ilgili tüm çalışmalara destek veriyoruz. Türkiye’nin toplam ihracatın içinde ileri teknoloji ürün yüzde 3,5, Güney Kore’nin yüzde 20. İhracatımızı 5 misli artırıyorsak, ileri teknoloji ihracatını 10 misli artırmamız lazım.”
“İRAN’DA İMZALADIĞIMIZ ANLAŞMA İNGİLİZCE-TÜRKÇE'YDİ”
İran’ın Türkiye’ye uyguladığı ticari ambargo sorusuna da yanıt veren Zeybekçi, “Çantamda bir belge var. Birileri kapı kapı gazetenin arasında belge dağıtıyor. İran'la serbest ticaret anlaşması imzaladık. Şu anda toplamda dış ticaret hacmimiz 13 milyar dolar, 2015 hedefi 35 milyar dolar. Buna rahatlıkla ulaşırız. Ambargo konusunda ikili bir yaklaşım var. Alman, Fransız yaparsa ambargo delmiş olmuyor, biz dokunursak kenarından birileri başka şekilde tepki veriyor. İlk hedefe gelen de Halk Bankası ve bütün dünyaya reklam edilmeye başlanıyor. Halk Bankası hikayesi mahkemede olan bir süreç ancak İran'la ticareti sürdüren tek bankadır. İran'la imzaladığımız ticaret anlaşması Türkiye için büyük başarıdır. Anlaşmayı imzalayan benim. ‘İmzalanan metin Farsça'ydı. İran dini lideri ile yaptıkları görüşmede bakanlar kuzu kuzu oturuyordu. Türk bayrağı bile yoktu’ diyenler maalesef bilgisizce, cahilce, yaklaşımlarla Türkiye’nin girişimlerini gölgelemeye çalıştılar. Bunlara takılmıyorum. Ama Allah şahittir. İmzalanan metin İngilizce ve Türkçe'ydi. Adamlar yetiştiremedikleri için Farsçası yoktu. Tam tersiydi yani. Ama maalesef birilerine uşak olmuş, aklını ve ruhunu birilerine satmış olanlar, bugün Türkiye’nin bütün alanlarında altını oymak ve dinamitlemekle meşguller” dedi.
Türkiye ihracatında Almanya’nın birinci sırada olduğunu ikinci sırada ise Irak’ın yer aldığına dikkat çeken Zeybekçi şöyle konuştu: “Niye İran da olmasın. Dağıtım alanını kontrol edebildiğin, etkileyebildiğin bir pazar. Diğer ülkeler ise etkin olmadığın bir pazar. Hiç merak etmeyin, yakın zamanda göreceksiniz Tahran’da en önemli ticaret merkezini kardeşiniz kuracak. Şu anda bir tane ticaret mübaşirimiz var. İranı’ı elek gibi eleyeceğiz. Oradaki vatandaşlarımız ne yapıyor, hepsini bileceğiz. Irak’ta da aynısını yapacağız. Türkmenistan’da da, Kuzey Afrika, Güney Afrika’da da kuracağız. Balkanlar'da bizim haberimiz olmadan kuş uçmayacak şekilde örgütleneceğiz.”
“BU VATANA İHANETTİR”
Bakan Zeybekçi, Türkiye\'nin yüz akı müteahhitlerinin mahkeme kararıyla birileri tarafından mallarına el konulduğunu hatırlatarak, “Türkmenistan 5 milyonluk bir ülke, Türk müteahhitlerinin aldığı işler 10.6 milyar dolar. Türk müteahhitlik işlerinde Çin’den sonra ikinciyiz. Çin’i tehdit ediyoruz şu anda. Daha bundan bir hafta önce Körfez Bölgesi’nde aslanlar gibi 3 serdengeçti müteahhidimiz 17 Aralık’ta mal varlıklarına şahsi şirketlerine el konulması kararı çıkan müteahhitlerimiz Körfez Bölgesi’nde 4.6 milyar dolarlık devasa bir iş adılar. Aynı müteahhitler, yüz akımız 3 gün önce Kafkas Bölgesi’nde 1.6 milyar dolarlık yeni bir iş aldılar. Tabii ki bunlar birilerini rahatsız ediyor. Ondan sonra maalesef üzülerek söylediğim ruhunu ve vicdanını bir yerlere satmış olanlar mahkeme kararları çıkartıyorlar ülkemin yüz akı olan şirketleri hakkında. Bu vatana ihanettir. Bu düpedüz bu ülkeye ihanettir. Niğde’de kurşun sıkanlar var ya aynı şeydir. Bu kadar net söylüyorum. Türkiye’yi dünyaya rezil etmek için dünyanın tüm istihbarat teşkilatlarını dünyanın her yerinde kendine özel işleri mutlaka vardır. Sen çıkacaksın Türk istihbarat teşkilatının Adana’da TIR'larını durduracaksın, El Kaide'ye silah taşıyor diye dünyaya haber yaptırtacaksın. Senin oradaki Suriye’deki yüz binlerce soydaşının tepesine varil bombaları yağacak. Buna karşı sessiz kalacaksın. Bu da vatana ihanettir. Başka söz yoktur” ifadelerini kaydetti.
Bakan Zeybekçi KOSBİ’den ayrılarak, Kemalpaşa seçim kurul merkezini ziyaret etti.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.