05 Ağustos 2014 Salı 13:07
Babacan: “Olumsuz Türkiye Algısını G20 Düzeltecek”
İzmir’de konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, G20’de Türkiye’nin 2014 dönem başkanlığını üstlenmesinin önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Özellikle Gezi olayları ve 17 Aralık süreci dış basında olumsuz malzeme üretti. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri başarıyla geçince Türkiye’nin olumlu bir şekilde dünya basınında yer alacağına inanıyoruz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan İzmir iş dünyası temasları Ege Genç İşadamları Derneği’nin(EGİAD) 70. Ege Toplantısı’na katılarak noktaladı.
Türkiye’nin ekonomisinin geçtiğimiz 12 yıl boyunca önemli bir performans ortaya koyduğunu aktaran Babacan,“Bu performansın demokrasideki ilerlemeyle elde edildiğini unutmamak gerekiyor. Hem demokrasi hem de ekonomi beraber ilerlemelidir. İleri bir ekonomi olalım ama demokrasi de ileri olmalıdır. Aksi takdirde hangisi ilerideyse o gerideki kendine doğru çeker. Demokrasiyi ilerletmek en önemli amacımız oldu. Belki şu ana kadar elde ettiğimiz hedeflere ulaşamadık . Ama kendimize 2023 hedefi koyduk. Her açıdan önemli iddiaları hedefler koyduk. Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisi, tarımda dünya 7’incisi, turizmde dünya 6’ıncısı oldu” ifadelerini kullandı.

“OLUMSUZ TÜRKİYE ALGISINI G20 DÜZELTECEK”
Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye’nin uluslararası basında negatif bir algıyla tanındığına dikkat çekti. Türkiye’nin başarılı bir G-20 dönem başkanlığı ile bu algıyı yıkmaya çalışacağını ve bunun önemli bir fırsat olduğunun altını çizen Babacan, “Özellikle Gezi olayları ve 17 Aralık süreci dış basında olumsuz malzeme üretti. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri başarıyla geçince Türkiye’nin olumlu bir şekilde dünya basınında yer alacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.G20 dönem başkanlığının Aralık’ta başlayacağını dile getiren Babacan şöyle konuştu: “Türkiye’de 70’e yakın etkinlik düzenlenecek. Küresel ekonominin en önemli konuları burada tartışılacak ve karar alınacak. Finanstan sorumlu bakanlar, dış ticaretten sorumlu bakanlar, enerjiden sorumlu bakanlar, dış işlerden ve çalışmadan sorumlu bakanlar seviyesinde toplantılar yapılacak. Aynı zamanda G20’nin gündemini de belirleme şansı olacak. G20’nin alt yapılanmaları da var. Çalışmalarla ilgili Ankara’da yarın bir yönlendirme toplantısı gerçekleşecek.”

Girişimciliğin son derece önemli olduğunu ve Türkiye ekonomisine genç girişimcilerin büyük katkı koyacağını ifade eden Babacan şöyle konuştu: “Amerika Harward Rektörü, ‘Bizim öğrencilerimiz iş aramaz, kendi işlerini icat ederler’ derdi. İşte girişimcilik noktasında bu çok önemli. Türkiye’nin bundan sonraki büyüme ve kalkınması iyi yetişmiş gençlerimizle olacak. İyi yetişmişin altını çizmek istiyorum. Nüfusumuz çok olabilir ama eğitim seviyesiyle orantılı olarak bu büyümeye katkı vereceğiz. Bunun için eğitime çok önem vermemiz gerekiyor. Aslında eğitim açsından Türkiye için son 12 yılda çok önemli gelişmeler oldu. Ortaokulda her 20 öğrenciye 1 öğretmen düşüyor. İlk ve ortaokul çok çok önemli. Biz yeni sistemle 4+4+4 sitemiyle mecburi eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkardık. Yeni esneklikler sisteme de entegre edilmiş durumda. Üniversitelerin sayısını da ikiye katladık. Sadece İzmir’de son bir yılda 4 yeni üniversitemiz kuruldu. Hele bunlardan bazılarının özel sektörle kurulmuş olması bizi çok mutlu ediyor. Eğitimle beraber gençlerimizin girişimci ruhla hareket etmesi çok önemli. Girişimci olmak olmayan bir şeyi yapmaya çalışmak ve bunun sonucunda da ülkede katma değer oluşturarak refahın artmasını sağlamaktır. Biz hükümet olarak KOSGEB, TÜBİTAK gibi kurumlarla bazı uygulamalar yapıyoruz. Son bir yıl içinde iki önemli uygulama var ki bunlardan birisi melek yatırımcılardır. Bu sistem fikri olan genç bir girişimciyle serveti, gelir ve tecrübesiyle bir melek yatırımcıyı buluşturmayı hedefleniyor. Şu ana kadar 241 melek yatırımcımız Hazine Müsteşarlığı’ndan sertifikalarını aldı. Bu işin yani melek yatırımcılığın temelinde güven var. Ama biliyorsunuz şeytan da bir melek. İşin şeytanlığına gidilirse sertifikalı bu melekleri ayırıyoruz. Ayrıca melek yatırımcılara vergi muafiyeti de uyguluyoruz. Örneğin yüzde 30 hisseyi 500 milyona aldınız, 2,5 milyona sattınız. Aradaki 2 milyon vergiden muaf tutuluyor. Melek yatırıcı ağları da akredite etmeye başladık. Diğer önemli düzenleme girişim sermaye fonlarına hazinenin ortak olabilmesidir. Hazine müsteşarlığımız girişim sermayesi ile kurulan fonlara ortak olabilecek. Bununla ilgili yasa yapıldı ve ilk çağrıya çıkıldı. Artık bu fonlara devlet ortak olabiliyor. Bunun faydası ise güvendir. Yani devletin kurduğu kriterlere uygun imajı veriliyor. Bugüne kadar bu fon 160 milyona ulaşmış durumda. Türkiye’de finansman deyince akla banka kredisi geliyor. Oysa uluslararası piyasada sermaye piyasaları da çok çok önemlidir. Sermaye piyasası kanunumuz dünyadaki en iyi yasalara ve en kötü yasalara bakılarak hazırlandı. Borsa İstanbul’u da oluşturduk. Bu alanda da Türkiye’nin daha da ilerlemesi gerekiyor. Ortaklık kültürüyle sermaye kültürünün gelişmesi çok önemli. Bu tür çalışmaların önümüzdeki dönemde önemli olacak. Özellikle hisse sendi piyasasıyla ekonominin daha aktif hale geleceğini inanıyoruz.”

LİNYİT’E 5. BÖLGE TEŞVİĞİ
Türkiye’deki cari açığın en önemli sebebinin enerjiye bağlı olduğunu ve bu alanda reformlar yapılması gerektiğini söyleyen Babacan, şöyle konuştu: “Özellikle petrol ve doğalgazda dışarıya bağımlı olmamız hem makroekonomik hem de jeopolitik açıdan rahat hareket edemememize neden oluyor. Yüksek fiyatlarla petrol ve doğalgaz ithal eden bir ülkenin cari açığı maalesef artıyor. Japonya’da nükleer santral kapattıktan sonra açık vermeye başladı. Yani enerjideki yapısal dönüşüm ekonomiyi sıkıntılı bir döneme sokuyor. Yerli kaynakların, yenilebilir enerjinin politikalarımızda daha çok yer alması önemli olacak. Enerji fiyatları dünya genelinde artığında enflasyonun artması normal durumlardır. Böyle bir durumda Merkez Bankası’nın yapacağı bir şey de olmuyor. Dolayısıyla enerji önemli ve bizde yerli kaynakları kullanmak için çalışmalar ve teşvikler yapıyoruz. Linyit kömür üretenlere 5. bölge yatırım teşviği vermeye başladık. Hem maden için harcadığınız para hem tesisi inşa yatırım kabul edilerek bu paketlerden istifade edilebiliyor.”
Babacan sektörlere destek vermede denge unsurunun önemli olduğuna işaret ederek, sektörler arasındaki dengesizliğin sermaye de farklılıklar getirdiğini ve her sektörde eşit rekabet pozisyonu oluşturmak için çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti.

“DEMOKRASİ SAYISIZ TESTTEN GEÇTİ, HER SINAVDA TER DÖKTÜK”
Türkiye’nin önündeki en önemli sürecin siyasi istikrar olduğunu belirten Babacan şöyle devam etti: Siyasi istikrarın olmadığı bir ülkede ekonomik istikrarın sağlanması mümkün değildir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada siyasi strateji açısından sıkıntılı bir bölgede yer alıyoruz. Ukrayna, Suriye, Mısır, Cezayir, Tunus, derken Yemen’e kadar uzanan coğrafyada ciddi sıkıntılar var. Böyle bir coğrafyada Türkiye’nin kendi istikrarını tutturması ve yükseğe çıkması mevcut önceliğimizdir. Siyasi istikrarın güçlenmesi ekonomik güçlenme için şarttır. Demokrasimiz son 12 yılda sayısız testten sınavdan geçti. Her sınavda çok ter döktük, biraz zorlandık. Ama her defasından yükselerek bu sınavlardan geçmeyi başardık. 2010 yılında yaptığımız Anayasa değişikliği ile ilk defa halkın bir cumhurbaşkanı seçmesinin yolunu açtık. Bu çok önemli. Halka güvenmenin somut bir göstergesidir. Türkiye’nin demokrasi tarihinde farklı dönemler olabiliyor. Geniş kitleler her şeyi doğru değerlendirmeyebilir. Ama bugün itibariyle Türkiye’nin o safhaları geride bırakması gerektiğini düşünüyoruz. Halkımızın tercihine güvenmek zorundayız. Halkımızın sağduyu sahibi olduğuna inanıyoruz. Tercihlerinde isabetli olacaklarına inanıyoruz. 10 Ağustos’ta bunu bizzat göreceğiz. Başbakanımız iki adayla yarışacak. Kamuoyu yoklamalarında ilk turda olumlu bir sonuçla seçimlerin neticeleneceğini görüyoruz. Bu aynı zamanda siyasi istikrarın devamı için önemli bir sınavdır.”

“2023’E KADAR SEÇİMSİZ DÖNEM OLACAK”
Babacan 2015 yılında yapılacak olan genel seçimlerin Cumhurbaşkanlığı seçiminden daha büyük önem arz ettiğini belirterek, “2015’teki genel seçimden sonra 4+4 yıl seçimsiz döneme girecek. Türkiye’nin önündeki 4 yıl ve arkasından bir 4 yıl daha yani 2023’e kadar seçimsiz dönemi olacak” dedi.
Yapısal reformlar yapmanın uzun vadede zorluklar getirdiğini ancak Türkiye’de reformları başarıyla uygulamaya çalıştıklarını aktaran Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “2004 ya da 2005 yıllarında Almanya’nın bir önceki Başbakanı Gerhard Schröder ile akşam yemeği yedik. Almanya iç gücü piyasası için reformlar yapıyordu. Ancak zorlu reformlardı. Bir tarafında ben bir tarafında Başbakanımız oturuyorduk. Ben Schröder’e ‘Bu reformlar siyasi bedel ödetecek reformlar, önünüzde bir seçim var. Yapabilecek misiniz?” dedim. O da ‘Ben bunların hepsini yapacağım. Biliyorum da ben kaybedeceğim ama Almanya kazanacak” dedi. Ve bu gerçekleşti. Bugün Almanya’da verimlilik daha yüksekse, mali disiplin varsa, maliyetler düşükse bu işin zorluklarını çeken zorlu reformlardandır. Dolayısıyla her ülkede reform için fırsat penceresi gerekiyor. Burada zorluk reformların aynı hükümet döneminde yaşanmasıydı. Biz zor reformları yaptık.”

PLAKET TARTIŞMASI
Toplantıda EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan arasındaki plaket tartışması salondakileri güldürdü. Babacan’ın ‘SGK prim borçlarını zamanında ödeyene ödül vereceğiz’ demesi üzerine, Yorgancılar, “Umarım bu ödül plaket olmaz’ dedi. Babacan ise ‘Plaket de bir ödüldür. Kişinin farkındalığını yaratır’ diyerek karşılık verdi. Toplantının sonunda Yorgancılar’ın Babacan’a katılımından dolayı plaket takdim edeceklerini söylemesi üzerine Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın cevabı salondakileri güldürdü. Babacan, “Plaket mi? Plaketle geçiştirmeyin beni’ diyerek kinayede bulundu.

’40 KATIR MI 40 SATIR MI’
Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) Başkanı Seda Kaya, Türkiye’nin inşaat ve perakende sektörü ile rant ekonomisinin kıskacında sıkıştığını söyledi. Kaya, son verilere göre toplam istihdamın yüzde 50.9’unun hizmetler ve 7.3’ünün inşaat sektöründe olduğuna dikkat çekti. Sanayide istihdam edilenlerin yüzde 20.5’de kaldığına işaret eden Kaya, “Bu oranı arttırmak zorundayız. Türkiye yeniden üretime dönmelidir. Yeni yatırımlara genç işsizliğin önlenmesinde önemli olacaktır” dedi.

EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise ülke gündeminin son derece hızlı değiştiğine dikkat çekerek, ekonomiyi siyasetin arkasına atmakta Türkiye’nin son derece başarılı olduğunu kaydetti. Yorgancılar, “EBSO 100 ve Türkiye 500 listesindeki değişimler de bunu gösteriyor. Yenilenmesi gerektiğine inandığımız teşvik sistemi kaybolan motivasyonu arttıracaktır. 11 OSB’nin yüzde 62’si boş. Biz, OSB’ler dolana kadar komşu ilin teşviğinden yararlanalım; dolunca tekrar eskisi gibi olabilir. İşsizlik için de istihdam desteği verilebilir” şeklinde konuştu.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.