Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
15 Eylül 2015 Salı 14:01
ASLAN, "GÖKDELENLERLE HAREKETLİLİK KAZANDIRAMAZSINIZ"
 30 bin konutu hayata geçiren, İzmir ekonomisine 1 milyar 500 bin dolar kazandıran, İzmir'de önemli bir tarih yazan ve özel hayatından iş hayatına kadar bütün her şeyi Guest CEo ile paylaşan Ege Koop gibi Türkiye'nin en büyük saygın ve sivil toplum örgütünün Genel Başkanı Hüseyin ASLAN ilk kez bu kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sevgül AÇIKGÖZ: Hüseyin Aslanı daha yakından tanımak isteyen okuyucularımız için röportajımıza hikayenizle başlayalım isterseniz?

Hüseyin ASLAN:Benim hikayem biraz karışık aslında,annem ve babam ben 2 yaşındayken ayrıldıkları için benim çocukluğum ve gençliğim çok sıkıntılı geçti,5 yaşına kadar annemin yanında kaldım,daha sonra babamla yaşamaya başladım.Hem annem,hem babam başkalarıyla evlendikleri için,annem ve babam sağ olmasına rağmen ikisiyle de beraber oturamadım.Annemin yanından okul çağım geldiği için 6 yaşında annemin yanından ayrıldım ve babamla yaşamaya başladım.Bir üvey annem vardi,gerçekten çok acımasızca davranıyordu,adeta işkence görüyordum.13 yaşıma kadar babamın yanında kalabildim.Annem ve babam Uşakta olmasına rağmen,14 yaşımda kirada oturmaya başladım.

Sevgül AÇIKGÖZ:14 yaşında tek başınıza bu kadar büyük sorumluluk aldınız yani...?

Hüseyin ASLAN:Evet inanması güç bir durum ama maalesef bunları yaşadım,düşünün ki 14 yaşında bir çocuk hem çalışıyor,hem kira ödüyor, hem okuyor üstelik bu ev öz annemin evinin karşısındaydı.Annem köylü bir kadın olduğundan herhalde kocasından çekiniyordu,beni kocasının evinde barındırmadı maalesef.Ama ben anneme ve babama da kızmı- yorum.Dediğim gibi ben çok zor şartlarda ve ciddi sorunlarla mücadele ederek yaşamımı sürdürdüm.Aslında hayatım bir mucize gibi şuan bu röportajı yapamıyor olabilirdim bu koltuk da oturamıyor olabilirdim..O yaşlarda insan her şeyi yapabiliyor...



Sevgül AÇIKGÖZ:Çok zor dönemlerden geçmişsiniz ama hayata tutunmayı da başarmışsınız...

Hüseyin ASLAN: Ben gerçekten çok mücadele ettim..O zamanlarda gazete de çalışıyordum ,çoğu zamanda matbaada yatıyordum,eve gidemiyordum.Bütün sıkıntılarla tek başıma mücadele ettim.Bana sahip çıkan 2 dayım vardı.Büyük dayımı 18 yaşıma gelmeden trafik kazasında kaybettim.Ama bütün derdimi,sıkıntımı paylaştığım küçük dayım oldu.

Sevgül AÇIKGÖZ:Gerçekten dinlerken şaşırıyorum bir film gibi yaşadıklarınız daha sonrasında nasıl bir dönem oldu sizin için?

Hüseyin ASLAN: Denizli gazetesinde çalışmaya başladım daha sonra tekrar Uşak'a döndüm. İnanmayacaksınız ama daha rahat ederim diye askere gittim o kadar zorluktan sonra gerçekten orada rahat ettim... Hatta hayatımın en rahat dönemiydi diyebilirim.Ankara da Gölbaşı'nda askerlik yaptım ve bu dönemde ne annemle ne babamla görüşmedim. Bana askerde komşular,beni sevenler para gönderirdi.Dayım da zaten en büyük destekçimdi.Askerde döndüm babam İzmir'e yerleşmiş bende öce Uşakta kaldım daha sonra kendi kararımla İzmir'e yerleşmeye karar verdim.İzmir'de Uşaklı fotoğrafçı ve gazeteci Çoşkun Özler sayesinde iş buldum.Demokrat gazetesi o dönem İzmir'de en köklü gazete idi. Gül Tepe de tek gözlü bir oda da tek başıma 1 yıl geçirdim.Babam da o sırada Narlıdere de oturuyor ben de babamın karşısında tek katlı bir ev kiraladım.Küçüklüğümden bu yana alışkın olduğum için pek yadırgamıyordum,ama içten içe tabi ki üzülüyordum.Babamın küçük bir bakkal dükkanı vardı,ben gider oran kendi paramla 100 gr peynir ve ekmek alırdım babamda eşinden çekinirdi gel oturalım konuşalım bir çay iç bile demezdi.Daha sonra evlenmeyi düşündüm.İlk eşimle görücü usulü ile evlendim.Tüm masrafları yine ben yaptım hiçbir şeye karışmadılar ne annem ne babam.Annem ve babam en mutlu günümde nikahımda bile yoktular.Damatlık emanet, düğün yapamadım bir sürü sıkıntı yine anlayacağınız..Yeni Asır gazetesinde mürettip olarak çalışmaya başladım. Uşak'a gitmiştim izin alıp işten çıkarılmışım.O zamanlar bütün basın çalışanları Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın üyesiydi,ben de sendikanın yönetim kuruluna seçilmiştim.Bana dediler ki;ya sendikadan istifa edeceksin ya da gazeteden seni çıkaracağız.Siz olsaydınız ne yapardınız?

Sevgül AÇIKGÖZ:Ben işimi tercih ederdim sanırım bilmem şuan ben bile kararsız kaldım..Siz nasıl bir karar verdiniz?

Hüseyin ASLAN:Ben sendikadan istifa etmem dedim.Aslında bakarsanız neyin ne olduğunu da bilmiyorum o dönemde.Gazeteden çıkışımı aldım.Aldığım tazminatla da gittim bir buzdolabı aldım.Sonra Tercüman gazetesinde çalışmaya başladım ve daha çok para kazanmaya başladım. İyi ki Yeni Asır'ın teklifini kabul etmeyip sendikadan istifa etmemişim. Yoksa bugün sıradan biri olarak emekli olurdum.Bu benim için bir dö- nem noktasıydı.Sendika başkalığına kadar yükseldim ve bu sayede Ege Koop'un çatısı altına girdim.

Sevgül AÇIKGÖZ:Ege Koop gibi Türkiye'nin en büyük ve saygın sivil toplum örgütünün genel başkanlığını yapmaktasınız.Nasıl oldu Ege Koop oluşum sürecinden bugüne biraz anlatır mısınız?



Hüseyin ASLAN:Ege Koop 1984 yılında İzmir'de kuruldu.O zamanlar Türkiye'nin Üçüncü büyük gazetesi hafta sonlarında 1 milyon tirajı olan Tercüman Gazetesinin Ege Bölge Temsilcisi Öcal Uluç,bir gün beni çağırdı.Bana '' Ege Koop adı altında bir Kooperatifler Birliği kurulmakta olduğunu,bizden de gazeteciler kooperatifi kurmamızı Ceyhan Demir'in rica ettiğini,bunun için de Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir şubesi Başkanı olarak benim önderliğimde bir kooperatifin kurulmasını''istedi. Sendikadaki ve gazetedeki görevim nedeniyle mümkün olamayacağını söyledim.Bir süre sonra Öcal Uluç tekrar beni yanına çağırdı''Belediye Başkanı Ceyhan Demir'in ısrarlı ricası olduğunu,Ege Koop bünyesinde her meslek grubundan 40'a yakın kooperatifin kurulmasını senden rica etmiştim,şimdi talimat veriyorum dedi gülümseyerek.Öcal ağabeyi kıramadım ve mecburen kabul ettim ve kısa bir süre içinde gazetecilerin içinde olduğu kooperatifin başkanı oldum.Böylece Ege Koop çatısı altında ilk adımımı atmış oldum.O gün eğer Öcal Uluç çok ısrar etmeseydi,o kooperatifi kurmasaydık;ben Ege Koop'ta olmayacaktım,başkanlık etmemiş olacaktım.Bu konumda olmayacaktım doğal olarak.

BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTA;EGE-KOOP,GÜÇLÜ BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ VE TÜRKİYE'DE BİR MARKADIR.

Sevgül AÇIKGÖZ:Peki Ege Koop Genel Başkanı olarak bu görevde olma süreciniz nasıl oldu?

Hüseyin ASLAN:1989 yılında Burhan Özfatura seçimi kaybetti.Yerine Yüksel Çakmur Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildi.Sayın Yüksel Çakmur'da Ege Koop Genel Başkanı oldu.Kısa bir süre sonra Ege Koop'u kuruluş amacından uzaklaştırarak,ekonomik krize ve güven bunalımına sürüklediler.Bu süre içerisinde Ege Koop çalışanları olmak üzere birçok kooperatifin yönetimi bana gelerek ''Ege Koop çöküş sürecine girdi,yeniden göreve talip olmanız şeklinde yoğun bir telkinde bulundu. Ben bir süre direndim,ancak daha sonra bu çöküşe kayıtsız kalamadım,1 yıl sonra yapılan genel kurulda hazırladığımız liste seçimi kazandı. Seçilen Yönetim Kurulu ile yoğun bir çalışma içine girdik.Her şey hacizli Ege Koop'u'' Avrupa İskan Fonu''ndan 3 defa hazine garantörlüğünde kredi alabilecek bir itibar düzeyine yükselterek Menemen'de Egekent 2 ,Buca'da Egekent 3 projesine başladık.1991 yılında Yüksel Çakmur,Ege Koop Genel Başkanlığından kendi isteği ile ayrıldı.Ege Koop eğer dünya markası olmuşsa bizim çöküş sürecinden çıkışta uyguladığımız kriz yönetiminin başarısının sonucudur.Ege Koop özgürlüğüne kavuştu.

Sevgül AÇIKGÖZ:Ege Koop olarak bugüne kadar kaç konut hayata geçirdiniz ?

Hüseyin ASLAN: İzmirde önemli bir tarih yazdık aslında bütün Türkiye'ye örnek olacak bir çalışma sergiledik.30 bin konut hayata geçirdik.Yurt dışından 3 defa kredi getirdim.Bunun karşılığında İzmir ekonomisine kazandırdığımız para 1 milyar 500 bin dolar.Hiç bir kar amacı olmadan İzmir de bu kadar parayı hangi kurum harcamış sormak lazım.Eğer ben bunu kendi çıkarlarım doğrultusunda kullanıp art niyetli olsaydım şuan Türkiye'nin en zengin iş adamıydım ve bu kurum da Türkiye'nin en büyük holdingi olurdu.Karşıyaka,Bayraklı,Torbalı,Güzelb ahçe olmak üzere her ilçe de projemiz var.Biz bu kentin planlı gelişmesi için de projelerimizin hepsini kent dışında kooperatifler olarak yaptık.

Sevgül AÇIKGÖZ:İlkeleriniz nelerdir?

Hüseyin ASLAN
:Dürüstlük ve bize emanet edilen vatandaşın parasını kendi namusumuz gibi korumak.Çünkü ben bu kenti seviyorum ve İzmir'e aşık biriyim.

Sevgül AÇIKGÖZ:Peki ben bir şey merak ediyorum çocukluğunuzdan beri kötü zamanlar geçirdiniz ve bu konuma geldiniz sizce bu bir tesadüf mü,şans mı; yoksa doğru zaman, doğru kişiler mi sizi bu konuma yükseltti?

Hüseyin ASLAN:Kararlı olmak ve ideallerimin olması bu konuma getirdi diyelim,şuan benim param yok belki ama saygınlığım,itibarım var. Benim için bir çok kişinin servetine bedeldir saygı görmek ve sevilmek.

Sevgül AÇIKGÖZ:İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldunuz bu süreç nasıl oldu?

Hüseyin ASLAN:İzmiri çok sevdiğimi söylemiştim.Bu kente hizmet etmek için ve bu kentin markalaşması adına sorumluluk hissediyordum üstümde ve çok büyük cesaretle bu yarışa girdim. Sevgül AÇIKGÖZ:Kendi arzunuzla mı bu yarışa girdiniz?

Hüseyin ASLAN:Tabi ki kendi isteğimle ama kamuoyu da baskı yapıyordu çok ciddi bir talep vardı.Ben projelerimi ya da hedeflerimi konuşup yapmayan biri değildim.Eğer konuşup hiç bir şey yapmaz iseniz bu sefer yaptığınız işe saygınız kalmaz.

Sevgül AÇIKGÖZ:Sonuç olarak bu seçimler beklediğiniz gibi gelişmedi sizce neden?

Hüseyin ASLAN:Aday olduğum CHP yetkilileri başta Sayın Genel Başkan olmak üzere defalarca sormama rağmen bana verilen sözler tutulmadığı için kendimi kullanılmış hissettim. Yoksa ben kendi başıma adayım deme şansım yoktu.Ben bu göreve talip oldum olurken de sordum ve bu konuda onlardan destek de aldım buna güvenerek adaylığımı koydum.Ama resmen yok sayıldım ve bu durum beni üzdü. Sırf bu durumu kurtarmak için DSP'den aday olmak zorunda kaldım.Ama ben İzmir'de kar- şılığımı gördüm.Hiçbir siyasetçiye görülmeyen saygıyı gördüm.Arkamda hiç kimse olmadan sadece dostlarımla ve ekibimle 10.000 kişiyi toplayıp tek başıma konuşma yaptım.Ve bu konuda iddaa ediyorum hiç bir siyasetçi Parti Genel Başkanları dahil olmak üzere o toplantıyı o kalabalıkta yapamaz.İçeri de her partiden insan vardı ama bana güveniyorlardı çünkü ben siyaset yapmaya değil göreve talip oldum.

Sevgül AÇIKGÖZ:Yerel seçimlerde Genel Başkan Aziz Kocaoğlu değilde AKP'den Binali YILDIRIM seçilseydi İzmir'de ne gibi değişiklikler olurdu?

Hüseyin ASLAN:Çok büyük değişimler olacağı kesindi.Binali YILDIRIM proje adamıdır. Ve inanın Binali Yıldırım İzmir'in şansıydı.Bir daha bu şans İzmir'e gelmez.Arkasında büyük bir destekle ve projeleriyle İzmir'de büyük değişimler sağlayacaktı.Ama İzmirli siyaset olarak olayı farklı değerlendirdiği için AKP'ye karşı haklı olarak tepkisi olduğu için sonuç bu şekilde oldu.

Sevgül AÇIKGÖZ:İzmir'de 313 bin riskli yapı var deprem tehlikesi göz ardı edilemez. Bu durumu değiştirme yoluna neden girilmiyor?

Hüseyin ASLAN:Bunun için biz bir çok şey söyledik aslında.Bizim yaptığımız projeler ege kentler bir modeldir;alt yapısıyla,üst yapısıyla,parkıyla ve oyun alanlarıyla her şeyiyle bir modeldir.Kentsel dönüşüm ile ilgili bir yasa çıkarıldı biliyorsunuz ve ciddi bir heyecan ve beklenti vardı.Çünkü riskli yapıda oturmak çok tehlikeli.7 şiddetinde bir deprem yaşansa kent'de çok büyük sıkıntılar olur.Peki soruyorum bunun sorumlusu kim niye önlem alınmıyor?Kentsel dönüşüm yasası İzmir'de niye uygulanmıyor?Türkiye'nin bir çok yerinde uygulanıyor genel anlamda İzmir için niye zaman kaybediyoruz.

Sevgül AÇIKGÖZ:Sizce İzmir'de Kentsel Dönüşüm süreci ne durumda?

Hüseyin ASLAN:Bir gerçek var ki Kentsel Dönüşüm yasası kötüye kullanılıyor.Bu iş 8 katlı apartmanı yıkıp yerine yeni sıfır 8 katlı apartman yapmakla olmaz.İzmir'in en merkezi yerlerine bakarsanız ulaşım sorunu otopark sorunu alt yapı sorunu oluyorsa onun adı ''Kentsel Dönüşüm'' olmaz.Bu kenti gelecek 40 ve ya 50 yıl üzerinden değerlendirerek yapmaz isek bu kent de sorunlar çözülmez.

Sevgül AÇIKGÖZ:Herkesin ağzında bir krizdir gidiyor.Sizce gerçekten ülke olarak bir kriz yaşıyor muyuz?

Hüseyin ASLAN:Tabi ki şuan açık ve net bir kriz var.Bu durumu geleceğimiz bakımından ben iyi değerlendirmiyorum.İşsizlik oranı hala %10 larda ise ekonomi iyiye gitmiyor demektir.İnşaat sektörü ekonominin lokomotifidir.Çünkü inşaat sektörü 300 sektörü birden besler.Ekonomi bıçak sırtında ama hala;sen,ben kavgası yapıyoruz.İşsizlik çok önemli bir terördür aslında;hiç zaman kaybetmeden bir an önce ekonomi ile ilgili acil bir önlem alınması gerekir çünkü çok büyük bir belirsizlik var şuan.

Sevgül AÇIKGÖZ:
Bildiğiniz üzere hükumet erken seçim kararı aldı. Kasımda hepimiz sandık başında olacağız.Erken seçim kararı için düşünceleriniz nelerdir merak ediyorum?

Hüseyin ASLAN:
Öncelikle 7 haziran seçimlerini siyasi partiler tam okuyamadı,vatandaşın verdiği mesaj tam anlaşılmadı.Aslında vatandaşın verdiği mesaj net ama anlamak istemiyorlar.7 Haziranda gerçekleşen se- çimlere katılma oranı %90 larda,bu ciddi bir oran.Vatandaş seçini yapmı- şa ama siyasi partiler kendi çıkarları için milli iradeyi yok sayıyorlarsa bu ülke kötüye gidiyor demektir.En çok merak ettiğim 35 gün AKP ve CHP neyi konuştu da anlaşamadı?Başbakan 35 günün sonunda diyor ki CHP ile aramızda görüş ayrılığı var diğer yandan CHP Genel Başkanı koalisyon teklifi yapmadı diyor..Peki siz ne konuştunuz 35 gün içerisinde bunu gerçekten merak ediyorum???Ben seçime tabi ki karşı değilim;seçim demokrasinin olmazsa olmazıdır.Ama bu kadar hızlı bu kadar zaman kaybederek seçim kararı alınması bizim ülkemiz için bir kayıp.

Sevgül AÇIKGÖZ:7 Hazirandaki seçimi iyi değerlendiremedik mi yani?

Hüseyin ASLAN:Evet sanırım iyi değerlendiremedik ya da kandırıldık orasını pek bilemiyorum açıkçası.

Sevgül AÇIKGÖZ:Türkiye'nin en önemli sorunları nelerdir sizce?

Hüseyin ASLAN:En önemli sorunumuz terördür.Ekonomi de bir sorun ama terörün olduğu yerde ekonomi nasıl iyi olsun.Terör mutlaka önlenmeli bu ülke de barış olmalı.

Sevgül AÇIKGÖZ:İzmir ilçesinde kaç projeniz var başkanım?

Hüseyin ASLAN:İzmir de her ilçede bir projemiz bulunuyor.

Sevgül AÇIKGÖZ:Ege Koop'un Genel Başkanı olarak İzmir'e baktığınızda ne görüyorsunuz sizce oluşum süreci nasıl gidiyor ?

Hüseyin ASLAN: Açıkçası İzmir 10 yıldır yerinde sayıyor.Bu kentte 10 yıl öncesinde yaşamak daha kolaydı.Şu an bu kentte yaşamak her geçen gün zorlaşıyor.Maalesef gelecek için plan yapılmıyor İzmir'de.Aslında Dünyanın en güzel coğrafi bölgesine sahibiz ama değerlendiremiyoruz. Bu kent eğer gerçek zenginliğini kullanırsa Avrupa'nın bir çok kentini geçer.

HER KAYNAĞIN OLDUĞU AMA HİÇBİR ŞEYİN YAPILAMADIĞI BU KENTTE YAŞAMAK İNSANIN AĞRINA GİDİYOR.

Sevgül AÇIKGÖZ:Peki İzmir neden gelişmiyor bu sorun neden çözülemiyor?

Hüseyin ASLAN:Maalesef İzmir'e ne turist nede yatırımcı geliyor. Neden?İzmir artık emekli kenti oluyor.İzmir plansız büyüyor.En küçük örnek son 10 yılda İzmir'de alternatif yol yapıldığını gördünüz mü?Bir deprem olsa kaçacak yerimiz yok.Otoparkımız yok alternatif yolumuz yok şöyle bir durum da var; yer altına inmediğiniz sürece bu trafik sorununu çözemezsiniz.

Sevgül AÇIKGÖZ:
Birçok yerde adınızı duyuyoruz politika,sosyal sorumluluk projeleri,Ege Koop...Her şeye nasıl yetişiyorsunuz?

Hüseyin ASLAN: Ben yoğun bir gün geçiriyorum tabi ki her sabah kakar 45 dk yürüyüş yaparım sonrasında işime gelirim zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum verimli bir çalışma içerisinde oluyorum.İnsan isterse ve gönüllü olursa her şeyi yapar.Ben ekip çalışmasını önemseyen biriyim ve birçok sorumluluğu kadınlarla paylaşıyoruz;bayanlar işini daha iyi yapıyor kim ne derse desin.

Sevgül AÇIKGÖZ:Son olarak okuyucularımıza ve gençlerimize altın değerinde öğütleriniz var mıdır?

Hüseyin ASLAN:Ülkemize sahip çıkmak ve ülkemizin daha güzel ve iyi olması için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerek.Tabi ki gençlerimize çok büyük sorumluluk düşüyor onlara çok iyi bir ülke teslim edilmiyor biliyorum ama; inşallah gençlerimiz bu kötü gidişatı durdururlar. Eğer ortak akıl kullanılırsa ortak güçle hareket edilirse bu kent de dahil ülkemizde de çözülemeyecek sorun yok.Öncelikle birbirimize güveneceğiz, birbirimizi seveceğiz, çok çalışıp az tüketeceğiz ve üretici olmaya çalışacağız.İzmir'i yönetenlerin de daha demokratik yönetim tarzıyla sen ben kavgasını bırakarak,siyasi ayrımcılığı bir kenara bırakarak daha iyi bir kent için sosyal sorumluluk almasını temenni ediyorum.Benim anlayışım Belediye Başkanı her şeyi bilmek zorunda değil;benim anlayışım bu kenti yönetenler siyaset yapanlar ben de dahil olmak üzere Ege Koop Genel Başkanı olarak işi bilenlerle çalışırsanız daha rahat edersiniz. Her şeyi ben bilirim anlayışıyla bir yere varılmaz ve bu kente yazık olur. Mutlaka bilenlerle bu iş yapmak gerekir fikir birliği olması gerek,günü birlik politika dünyanın hiç bir yerinde yok.İzmir kan kaybediyor bu kentin değerini iyi bilelim.Atatürk'ün bize emanet ettiği Laik Türkiye Cumhuriyetini korumak namus borcudur.Asla bu ülkeyi geriye götürecek bir güç olamaz umarım ülkemiz biran önce terörden,işsizlikten,yoksullu ktan kurtulur;daha güzel bir eğitim sistemi,sağlık sistemi ve daha iyi bir kentleşme süreci ile bu ülke hak ettiği bir yönetim şekline hem yerel de hem genelde kavuşur.
Son Güncelleme: 15.09.2015 14:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.