15 Ağustos 2015 Cumartesi 10:12
“Aşı politikamız risk altında çocuklarımız tehlikede”

Sağlık kontrolü yapılmadan ülkeye alınan sığınmacılara yönelik farklı bir bakış açısı da geçtiğimiz günlerde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Savan Günay’dan gelmişti. Sosyal medyada birçok kişi tarafından paylaşılan yazısında Suriyeli sığınmacıların ülkeye getireceği sağlık problemlerinden bahseden Dr. Günay, Ege Haber'in sorularını yanıtladı...

Suriyeli sığınmacıların sağlık açısından ülkeye ne tür etkisi olur?

“Bizim yıllar öncesine dayanan çok başarılı bir aşı politikamız var. Bu 50 yıllık bir politikadır. Dolayısıyla biz birçok hastalığı artık ülkeden eradike etmiştik, ülkede görünmüyordu. Fakat Suriyelilerin gelmesi ile ülkemizde görünmeyen el ayak ağız hastalığı dediğimiz, aşısı da olmayan su çiçeğinin bir varyasyonu olan hastalık hortladı. Bunun dışında su çiçeği hastalığı çok fazla görünür oldu. Kızamık vakaları görülmeye başlandı. Aşısız ve aşılıyı karşılaştırdığımız takdirde aşılıyı da çok büyük risk altına koyarsınız. Çünkü virüs virülant değiştirebilir, akıllıdır. Bu mültecileri aşılamadan ülkeye soktunuz, ondan sonra “saldım çayıra, mevlam kayıra” diye saldınız. Bu mültecilerin hangi şehirde ne kadar oldukları belli değil, gerçek sayıları belli değil. Sağlık açısından hem çocuklar için hem de büyükler için ciddi sıkıntı. Çünkü dışarıda aynı tuvaletleri kullanıyoruz, aynı yerlere gidiyoruz. Bakanlığın çok ciddi olarak tekrar bir aşılama planlaması yapması lazım. Bu insanlar ülkeye girdikten sonra bulamazsın, aşılayamazsın.”

Bu göç dalgası Türkiye’nin her yerinde sağlık problemlerini ortaya çıkaracak mı diyorsunuz?

“İlmik ilmik 50 yıldır yaptığımız bu aşı politikası şu anda çok büyük risk altında. İki gün sonra çocuk felci görülürse ne yapacağız. 1987 yılından beri görülmeyen bu hastalık yeniden ortaya çıkabilir. Benim endişem bu yönde. Bizim kendi çocuklarımız aşılı. Örneğin menenjitin en ölümcül olanı meningo-koksik menenjit dediğimiz hastalığa bizim Sağlık Bakanlığımız aşı uygulaması yapmıyor. Bu hastalık yayılabilir. Aşı firmaları 12 tane vaka var diyorlar. Bizim politikamızda olmadığı için bunu dışarıdan almaya çalışan vatandaş için ciddi külfet getirecek. Biz ülkeye Suriyeli alıyoruz ancak bu iş Amerikalılara, Fransız aşı firmalarına yarıyor. Bize zararından başka etkisi yok.”



Neler yapılmalıydı? Önümüzdeki süreçte çıkacak sağlık problemlerine yönelik ne yapılabilir?

“Mülteciler Türkiye’ye alınırken geniş bir güvenlik bandı oluşturulmalıydı, 1 ay kadar bunlar izlenmeliydi ve ülkeye böyle sokulmalıydı. Çünkü kuluçka süreleri 20-25 gün olan hastalıklar var. Ancak artık olan oldu. Bunları aşılamak zorundasınız. Ben böyle söyleyince “ırkçı doktor, faşist doktor” şeklinde tepkiler aldım. Ben bunları almayın demiyorum ancak alırken kontrollü alın diyorum. Şimdi yapabileceğimiz tek şey ulaşabildiğimiz yerde aşılamak olacaktır. Sağlık açısından Suriyelilere genel bir tarama yapılması gerekiyor. Ülkenin bu yönde yaptığı faaliyet yok. Aşı şemasının tarafsız bir sağlık uzman heyeti tarafından tekrardan ele alınması gerekiyor. Örneğin bahsettiğim meningo-koksik menenjit dediğimiz hastalık Türkiye’de görünmüyordu. Dolayısıyla aşısı yoktu; firmalardan 300 lira maliyet ile almanız gerekiyordu. Ancak şu an görünmeye başladı bu hastalık, 12 tane vaka var. Bunlardan 2 tane Türk çocuğu ölmüş. Belge olarak elimde yok ama aşı firmasının söylediği bu yönde. Ancak bu hiçbir şekilde yanısıtılmıyor sanki onların kendi çocukları yok. Eylül ayında kreşler açılacak bu sıkıntılar artmaya başlayacak. Sağlık Bakanlığı’nın tekrar bir aşı uygulaması hazırlaması ve yapılmayan, özel olan aşıları da mutlaka aşı planına koyması gerekiyor. Önce kendi çocuklarımızı sonra ise ulaşabildiğimiz sığınmacı çocuklarını aşılamamız gerekiyor. Kreşler ve okullar açıldığında buraya yerleşmek isteyen sığınmacı ailelerin çocukları ile bizim çocuklar iç içe olacak. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı bir an önce buna yönelik faaliyete geçmesi gerekiyor. 2012 yılında Gazze ve Batı Şeria’dan geliyorlardı o zamanla el ayak hastalığı için uyarmıştım. Türkiye’de milyonda 1 görünen el ayak ağız hastalığını ben bile günde 10-15 tane görür oldum. Yetişkinlerde yok diye biliyordum fakat Van’da bir banka müdürü bana el ayak ağız hastalığı olduğunu söyledi.”

Dr. Savan Günay yazısında yaşanacak sağlık sorunlarına dikkat çekerek, sınırdan kontrolsüz geçiş yapıldığı için ülkenin aşı politikasının bozulduğunu, kızamık, su çiçeği, el ayak ağız hastalıklarının yeniden görülmeye başlandığını ve oranlarının yükseldiğini, bu hastalıkların önümüzdeki yıllarda çocuklara ciddi sorunlar yaşatacağını belirtti.

İşte Dr. Savan Günay'ın rekoru kıran o yazısı;

Bir çocuk doktoru olarak...
Size söylüyorum...

Ülkeye 4,5 milyon Suriyeli doğurgan çift almakla beraber 1 milyon 800 bin aşısız…
Bazı kaynaklarda 2 milyon Suriye uyruklu çocuk aldınız...

Ülkemin son 30 yılda emek emek, ilmik ilmik 
Yapılan demografik aşı haritasını değiştirdiniz...

30 yıldır görülmeyen kızamık hastalığını hortlattınız...
Türk çocukları 30 sene sonra kızamık geçirir oldu...

İlk olarak batı Şeria ve Gazze’den kontrolsüz geçiş suretiyle... 
El ayak ağız hastalığı hortladığında bakanlığı uyarmıştım...
O dönemim Sağlık Bakanı kısa bir çalışma başlatmıştı...
Sonra Suriye faciası ile olay kontrolsüz bir hale geldi ve Ülkenin aşı politikasının ruhuna el Fatiha okudunuz..

Yine 30 yılda sıklığı  elimizde sağlıklı bir veri olmadığına göre 1000 de 2 ye düşen Su Çiçeği hastalığını %100 de 4 e fırlattınız...
Eredike ettiğimiz (yani sıfırladığımız) el ayak ağız hastalığını 10.000 (on binde 1 görülürken) %2 görülür hale getirdiniz…
Ölüyü hortlattınız...
Bunlar  tehlike belirticisi rakamlardır... 
Bu sektörde çalışanlar iyi bilir…

Sınır kapılarında aşı yapmak 1,5 milyon çocuk geldikten sonra aklınıza geldi... ama elimizde veri yoktu...ve buda başarılamadı ..

Önünüze geleni ülkeye aldınız.. 

Almayın demiyorum...
Ama kontrollü alınız…
Böylece aşılanmış çocuklar ve aşılanmamış çocuklarla, aşılanmış olanlarında immün (bağışıklık) sistemi bozuldu. Bu hiç bir ülkenin yaşamaması gereken büyük bir hatadır
Size söylüyorum…
Sayın Sağlık bakanı…
Biz 50 yıl bu hastalıklarla tekrar mücadele edeceğiz...
Kim için...?
Ne için...?
Ne adına...?
Benim çocuklarımın bahar yaşadığı bu iklime, kontrolsüz 
2 milyon aşısız çocuk sokarak…
Ülkeyi 50 yıl öncesine götürdünüz...
Bunun acı faturasını Türk çocukları daha sonraki yıllarda ödeyecek...
Ya siz ne ödeyeceksiniz !!!
Ben ülkemin meftunu, aşığıyım…
Gerçek budur ve benim halkım  bu gerçekleri  bilmelidir...
            Dr. Savan Günay
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı



BATYR BERDIYEV / EGE HABER 


Son Güncelleme: 15.08.2015 10:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.