12 Mart 2015 Perşembe 14:18
Yıldız: PKK ile petrol gelirlerini paylaşmayacağız

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası’na müdahale ettiği iddialarına karşı “Sayın Cumhurbaşkanımızın, Merkez Bankası veya ülkenin diğer meseleleri hakkında fikir yürütüyor olmasını, tavsiyede bulunuyor olmasını bir müdahale olarak görmemek lazım” ifadelerini kullandı. Yıldız, Hakan Fidan’ın yeniden MİT Müsteşarı olması ile ilgili, “Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın beraber oluşturduğu istişare sonucunda buna karar verildi ve bu şekilde devam ediyor” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan ‘Neler Oluyor’ programına konuk oldu. Yıldız, TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sunduğu programda, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Yıldız, Başbakanlık’ta gerçekleştirilen ekonomi zirvesinin, bir ‘kriz toplantısı’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda, dünyadaki ekonomik gelişmeler karşısında neler yapılabileceğinin değerlendirildiğini belirten Yıldız, “Toplantıda, ‘Özellikle dünyadaki dalgalanmalar ve türbülans dediğimiz yapının olası Türkiye’ye etkileri neler olabilir?’ bunlar konuşuldu. Tabii ki, Merkez Bankası Başkanı, SPK Başkanı, BDDK Başkanı ve Hazine Müsteşarları da kendi bulunduğu kurumlar açısından bilgilendirmeler yaptı. Biz de tabi ki enerji sektörü için, ‘Herhangi bir Dolar paritesinin yükselmiş olmasının bize olası yansımaları nelerdir?’ bunlar üzerine değerlendirme yaptık. Türkiye’deki en son Dolar artışının, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadelerine bağlanmış olması, dünyadaki gerçekleri görmemezlik anlamına gelir. ‘Dünyada, şuanda bütün gelişmekte olan ülkeleri etkileyen, özellikle Brezilya, Arjantin, Endonezya gibi ülkelerin, bunların kendi aralarındaki korelasyonları nedir?’ bunlar değerlendirildi. Yani, kiminin cari açığı var, kiminin cari fazlası var. Kiminin enflasyonist bir yapısı var, kiminin tam tersi enflasyona doğru ulaşma çabası var. Enflasyonda eksi hanelerde bulunan ülkeler var. Bunlar enflasyona doğru ilerlemek istiyorlar; Japonya örneğinde olduğu gibi. Faiz oranları farklı olanlar var. ‘Bütün bunlar arasındaki ilişki nedir ve bunların Türkiye üzerindeki yansımaları neler olacaktır’ bunları konuştuk. Gerek Merkez Bankası’nın sunumu, gerekse beklenti, özellikle önümüzdeki süreçte Türkiye’nin siyasi güvenirliği, bunların her birisi detaylıca konuşuldu. Sayın Başbakanımızın başkanlık ettiği toplantıda, herkes son derece açık, şeffaf bir şekilde kendi sektörünü değerlendirdi” ifadelerini kullandı.



“DOLAR’DAKİ PARİTENİN BU ŞEKİLDE YÜKSELİYOR OLMASI, YÜZDE 72’Sİ İTHALAT OLAN BİR ÜLKEYİ OLUMSUZ MANADA ETKİLEYECEKTİR”

Bakan Yıldız, her zaman döviz fiyatlarının makul bir seviyede kalması taraftarı olduğunu belirtti. “Bizim hoşumuza gitmeyen bir konu; özellikle Dolar’la alıp TL ile satan bir sektör olarak, ham petrol fiyatlarının düşüşünü, döviz fiyatlarını yükselten bir yapıdan hoşnut kalmadığımızla alakalıydı” diyen Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin yaklaşık 50 milyar Dolar alımının, yüzde 10’luk bir farkı olsa 5 milyar Dolar yapıyor. Bu çok ciddi bir rakamdır. Ama döviz fiyatlarındaki artışta, 13 Ocak’la bugün arasındaki fark yüzde 15’ler arasında. Ham petrol fiyatları 13 Ocağa nazaran yüzde 24, yüzde 26 civarında arttı. Yani 46 Dolar’dan şuanda 60 Dolar bandında. Dolar’daki paritenin bu şekilde yükseliyor olması yüzde 72’si ithalat olan bir ülkeyi, tabii ki olumsuz manada etkileyecek demektir. Türkiye’nin ithalatı ihracatından fazla olduğuna göre, demek ki döviz fiyatları arttığında bizim maliyetlerimiz artıyor demektir. Aynı zamanda tabi ki Euro karşısında Dolar’ın değerlenmesi, hemen hemen bütün para birimleri karşısında değerleniyor olması, bizim dikkat etmemiz gereken bir husustur. Biz, bankalardaki mevduat açısından baktığımızda dövizin üçte biri Euro’da, üçte ikisi Dolar’da… İhracat açısından baktığımızda; yine belli oranda Euro bazında yaptıklarımız var, Dolar olarak yaptıklarımız var. Ama dünyadaki gerçek şu ki; Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın faiz oranlarını arttırarak dünyadaki dolaşan paraların önemli bir kısmını çekerek, bu Dolar artış değer kısmını daha beklentiye sokmak. Düşünün, şimdi Dolar ile Euro arasındaki parite neredeyse birebir duruma geliyor. Belki de, tam tersi 0.95’leri bulacak, bunu bilmiyoruz. Şuandaki seyir bu ama bununla alakalı özellikle bizlerin, böyle spekülatif cümlelerden kaçınmamız gerekiyor.”

Son Güncelleme: 12.03.2015 14:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.