Günün Videosu
15 Ocak 2016 Cuma 08:34
Türkiye’nin göçmenleri eski Sovyet ülkelerinden
 BUGÜNLERDE göçmen deyince aklımıza hemen Suriyeliler geliyor ama onlardan önce Türkiye bir göçmen akımına daha ev sahipliği yapmıştı. Çalşıma izni verilmesi planlanan Suriyelilerden önce SSCB’nin dağılmasından sonra eski Sovyet ülkelerinin vatandaşları Türkiye’ye akın etti.

Yıllar geçti ve büyük bir çoğunluk halen daha Türkiye’de çalışıyor. Bu göçmenlerin çalışma şartları Suriyeli göçmenler için de örnek oluşturuyor. İnsan Kaynağı Geliştirme Vakfı (İKGV) işte bu göçmenlerin Türkiye’deki çalışma hayatına ışık tuttu. ‘Türkiye’de göçmen olmak’ başlığıyla yayımlanan araştırmanın hedef grubu Orta Asya’dan gelen göçmen kadınların durumu.

90’ların başıyla beraber bavul ticaretiyle başlayan rota kayıtdışı sektörlerde ucuz işgücü olarak devam ediyor. Araştırma sonuçlarına göre öne çıkan sektörler ev işi hizmetler, eğlence sektörü, merdiven altı atölyeler ve fuhuş. Çalışmaya gelen kadınlarda orta yaşlılar ağırlıkta olsa da çoğu lise ve üzeri eğitimli.

Türkiye’ye göç etmeden önce de çalışan kadınların hemen hepsi işsizlik sorunu yaşadılar. Kadınlar arasında haftada 7 gün izinsiz çalışanlar olsa da çoğunluğu 6 gün çalışıyor ve kadınların üçte birinden fazlası şiddet türlerinden birine maruz kaldılar. Çoğunluk sözel şiddete maruz kalsa da cinsel tacize ve az da olsa tecavüze uğradılar.

KAÇAK ÇALIŞAN GÖÇMENLER

İKGV, Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı kapsamında aldığı mali destek ile “Belgesiz göçmen işçilerin insan haklarının korunması ve desteklenmesi” projesini 1 Ocak 2013 ile 31 Mart 2015 tarihleri arasında yürüttü. Bu proje kapsamında göçmen işçiler araştırması, Geri Gönderme Merkezi’nde kalan kadınlara yönelik psiko-sosyal danışmanlık hizmeti, göçmenlerin bilgi eksikliklerini gidermek amacıyla Rusça, Özbekçe, Gürcüce ve Modovaca dillerinde broşürler hazırlanması, göçmenlerle çalışan sivil toplum örgütlerine yönelik el kitabı hazırhlanması ve araştırma sonuçlarının paylaşılması faaliyetlerini yürüttü.

Göçmen işçiler araştırması kapmasında ise kadın göçmenlere daha fazla ağırlık verildi. Uluslararası Göç Örgütü’nün raporu dünyadaki göçmenlerin yüzde 50’sini kadınların oluşturduğunu ortaya koyuyor. Projenin hedef grubu ise Orta Asya’dan gelen gözmen kadınlar oldu. Hedef seçilmesinin arka planında ise cinsiyet eşitsizliği belirleyici oldu. Araştırmada SSCB’nin dağılmasıyla işsiz ve çalışma hayatı dışında kalan kadınların yaşam yükündeki artışı göçmen işçilikle çözmeye çalıştığına dikkat çekiliyor. Raporun konusu olan göçmenler ise çalışma izinleri olmadan kayıtsız, belgesiz çalışan göçmen kadın ve erkekler. Mayıs 2013-Temmuz 2014 arasında göçmen işçilerle birebir görüşme yapılarak hazırlanan raporda 249 göçmenle görüşüldü.
FUHUŞA ZORLANDILAR
Rapora göre kadınların çoğu Türkiye’ye gelmeden önce çalışıyordu ve yüzde 76’sı işsiz kaldı. Göç kararını vermelerine ise en çok ekonomik nedenler etken olurken bunun dışında kalan sorunların başında aile içi şiddet ile etnik ayrımcılık geldi. Kadınlar yüzde 78’i ev işinde çalışmayı planlayarak Türkiye’ye gelirken yüzde 53’ü ev işinde çalıştı. Yalnız korkunç gerçek var ki kadınların yüzde 8’inin fuhuş yapmaya zorlandılar. Haftada 7 gün çalışan kadınların oranı yüzde 12 olurken günlük çalşıma süresi belirsiz olan kadınların oranı da yüzde 53’e ulaştı. Kaçak çalıştırılan kadınların yüzde 28’i aylık 550-700 dolar arasında kazanırken yüzde 86’sı bu kazancını memleketine yolladı.

Kadınlar tüm bu sorunlara rağmen Türkiye’de kalma nedenlerini ‘Daha çok para kazanılması’ olarak gösterirken sınır dışı edilen kadınların yarısından fazlası Türkiye’ye tekrar gelmek istediklerini belirttiler.

Aylık gelir 400 dolar

GÖÇMEN ve kaçak çalışan erkeklerin de durumu kadınlardan çok iyi değil. Araştırmaya göre erkeklerin de çoğunluğu memleketlerinde çalışırken yüzde 69’u ülkelerinde işsiz kaldı. Plan yapmadan Türkiye’ye gelen erkek göçmenlerin çoğunluğu ise tekstil atölyelerinde çalışıyor. Genelde haftanın 6 günü çalışan erkek göçmenlerin aylık geliri 400-550 dolar arasında kazanıyorlar. Erkeklerin üçte biri de işyerinde sözel ve daha az oranda fiziksel şiddete uğradıklarını dile getirdiler. Erkeklerin de büyük çoğunluğu kazandıklarını ülkelerine gönderirken yarısı sağlıksız ortamda çalıştıklarını vurguladılar. Tıpkı kadınlar gibi bu kadar zorluğa rağmen göçmen erkekler de Türkiye’de kalmaya devam etmek istiyor. Bunun nedeni olarak da para kazanmanın ve iş bulmanın mümkün olması. Sınırdışı edilen erkeklerin de yarısı tekrar Türkiye’ye gelmeyi planlıyor.


İşverenler: Daha az veriyoruz

ARAŞTIRMA kapsamında işverenlerle de görüşüldü. İşverenler gözmen işçi tercih etmelerinin en büyük nedeni olarak ucuz işgücü olmalarını ve ağır işleri itiraz etmeden yapmalarını gösterirken Türk işçile 1200-1300 lira verecek iken göçmen işçiye 800 lira verdiklerini dile getirdiler. Ayrıca sigorta ihtiyacı olmadığı için her işi yaptırabildikleri işçilere çoğu işveren mesai ücreti de ödemiyor. Ayrıca tekstilde merdiven altı işletmelerde bazı göçmen işçiler paralarını da alamıyorlar. İşyerinde fareler içinde yatmak zorunda olan göçmen işçilerin bile bulunduğuna dikkat çeken işveren 15 kişi kalınan evlerin de olduğunu vurguluyor.

İKGV ne öneriyor?

* Risk altındaki göçmen kadınlar için temiz ve güvenli geçici konaklama imkanı sağlanmalı
* Şiddete uğrayan göçmen kadınlar koruma altına alınmalı
* Acil durumlarda ulaşılabilir sağlık hizmeti sağlanmalı
* İdari konularda anlaşılır bilgilendirme sağlanmalı
* Ücretsiz yasal danışmanlık, dava takibi sağlanmalı
* Göçmen çocukların eğitime katılımı desteklenmeli
* Göçmen işçi çalıştıran işverenlerin göçmen hakları konularında bilgilendirilmeli.

Nereden geldiler

KADIN
Türkmenistan 24
Kırgızistan 8
Özbekistan 32
Gürcistan 34

ERKEK
Türkmenistan 42
Kırgızistan 3
Özbekistan 13
Gürcistan 25

KADINLAR
Türkiye’ye gelmeden önce ülkenizde işsiz kaldınız mı? (%)
Evet 76
Bazen 14
Hayır 10
Son Güncelleme: 15.01.2016 08:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.