Günün Videosu
27 Mart 2014 Perşembe 09:14

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’de savaş başlamaması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Davutoğlu, "Bizler hangi görüşe sahip olursak olalım, hangi mesleği icra ediyor olursak olalım, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bu ülkenin gücü bizim gücümüzdür, bu ülkenin zazafı bizim zaafımızdır. Açıkçası bizi üzen, ortak hissiyatın bu derece zedelenmiş olmasıdır. Neredeyse hiçbir kesimden silahlı kuvvetlerimize ve hükümetimize herhangi bir tebrik gelmediği gibi, muhalefet sözcüleri ve bazı basın yayın organları bunu sanki seçim döneminde hükümetin prestij kazanmak için yaptığı bir hamle olarak gösterdi" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan Ankara’nın Gündemi programına konuk oldu. İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve programın sunuculuğunu da yapan TGRT Haber ve İhlas Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Davutoğlu gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"TÜRKİYE GÜVENLİĞİNDEN TAVİZ VEREMEZ"
Suriye’de yaşanan savaştan dolayı, Türkiye’nin her türlü tedbiri aldığını belirten Davutoğlu, "Herkesin farkında olması gereken bir durum var. 3 senedir sınırlarımızda, bu bölgenin gördüğü en kanlı savaşlardan biri yaşanıyor. İsrail Arap savaşlarında ölenler kadar ya da Lübnan Savaşında ölen insanlardan daha fazla insan Suriye’de öldü. Son 100 yıl içinde, bölgede İran-Irak Savaşı dışında en çok insanın öldüğü savaş Suriye Savaşı. Biz Türkiye olarak, bu derece iç içe geçmiş olduğumuz komşumuzda savaş başlamaması için elimizden geleni yaptık. Savaş başladıktan sonra da, oradaki Suriyeli kardeşlerimize yardım etmek için büyük bir gayret sarf ettik. Ayrıca ulusal güvenliğimizi garanti altına almak için hep telakkuz halinde olduk. Savaşın Türkiye’yi etkilememesi için her türlü tedbiri alındı. Binlerce insanın öldüğü, milyonlarca insanın evlerinden edildiği, açlıktan ölen insanların olduğu bir tablodan bahsediyoruz. Hükümetimiz, bu tablonun Türkiye’yi etkilememesi için her türlü tedbiri aldı. Aslında hiç kimse de, bu kadar sıcak bir savaşın yanı başımızda seyir ettiğinin farkında değil. Türkiye, hiçbir gerekçeyle güvenliğinden taviz veremez. Bu konuda vereceğiniz her türlü zaaf, bumerang gibi dolanıp sizi bulur" ifadelerini kullandı.

"SİLAHLI KUVVETLERİMİZ GEREĞİNİ YAPTI"
Türkiye’nin hava sahasına giren Suriye uçağının düşürülme gerekçesini anlatan Davutoğlu, "Hem sınırlarımızın güvenliği, hem de savaşın Türkiye’yi etkilememesi bağlamında aldığımız tedbirlerden biri, angajman kurallarımızı değiştirmektir. Bu da Türkiye istediği için olmadı. Suriye rejimi bizim uçağımızı düşürdüğü için angajman kurallarını değiştirdik. Ve bunu bütün dünyaya ilan ettik. ’Bundan sonra Suriye’den Türkiye sınırlarına gelebilecek olan, iletişim yollarının sonuç vermediği her türlü nesneyi düşman kabul eder, tedbir alırız’ dedik. Bu kurallar ilan edildi ve Suriye rejimine de bildirildi. Böyle bir durumda, Türkiye’nin göstereceği her türlü caydırıcılık zaafı ileride bize daha kötü sonuçlar doğurmak üzere döner. Nitekim Eylül ayında bir helikopter hava sahamızı ihlal etti. Silahlı kuvvetlerimiz son derece etkin bir müdahale ile o helikopteri düşürdü. Bu olayda da, 2 Suriye uçağı sınırımıza yaklaştı. Sınırımıza belli bir mesafeye geldiklerinde, bizim radarlarımız tarafından, ’Türk sınırlarına yaklaşıyorsunuz, dönün’ diye 4 kez uyarılıyorlar. Bu uçaklardan birisi uyarıyı duyduktan sonra kendi sınırlarına doğru manevra yapıyor. Diğeri kasıtlı olarak sınırlarımız içerisine giriyor. 1 kilometre ilerliyor sınırlarımız içerisinde. Ve tekrar uyarılıyor. Yine uyarıya kulak asmayında Silahlı kuvvetlerimiz gereğini yaptı. İşin aslı budur" diye konuştu.

Davutoğlu, Suriye uçağının düşürülmesini eleştiren muhalefeti eleştirdi. Güvenlik konusunda verilecek tavizlerin, ileride büyük sorunlara yol açacağına dikkat çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Bizler hangi görüşe sahip olursak olalım, hangi mesleği icra ediyor olursak olalım, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bu ülkenin gücü bizim gücümüzdür, bu ülkenin zazafı bizim zaafımızdır. Açıkçası bizi üzen, ortak hissiyatın bu derece zedelenmiş olmasıdır. Neredeyse hiçbir kesimden silahlı kuvvetlerimize ve hükümetimize herhangi bir tebrik gelmediği gibi, muhalefet sözcüleri ve bazı basın yayın organları bunu sanki seçim döneminde hükümetin prestij kazanmak için yaptığı bir hamle olarak gösterdi. Yani biz, Suriye rejimini aradık, ’Bize bir uçak gönderin, sınırlarımızı geçsin. Bugünlerde bizim böyle bir popülariteye ihtiyacımız var. Biz de sizin uçağınızı düşürelim’ bunu mu yaptık yani.Bunu söyleyenlerin ya böyle bir senaryoyu makul görmesi gerekiyor, yada buna inanmaması gerekiyor. Ya da ’Bırakın gelselerdi. Seçim zamanında sizin bunu kullanmamanız için Ankara semalarına kadar gelselerdi’ demeleri gerekiyor. Müdahale edilmeseydi, bu sefer de ’Angajman kuralları ne işe yaradı. Kırmızı çizgiler pembeye döndü’ derlerdi. Şimdi bu mantığa sığıyor mu? Sınırlarımızı korumamalı mıydık? Gelmeleri halinde vurmamalı mıydık? Zamanında gösterilmeyen caydırıcılık kadar tehlikeli birşey yoktur. Caydırıcılığı zamanında göstermezseniz, çok daha büyük tehlikelere hazır olun. Daha önce de Rusya’dan gelen bir Suriye uçağını indirdik. Bu çok cesurca bir karardı. Ama eğer o gün uluslararası hukuktan doğan hakkımızı kullanmasaydık, her gün hava sahamızdan izinsiz uçaklar geçerdi. Burada da tedbir almasaydık, 1 kilometre izin verseydik, yarın o 2 kilometreye çıkardı".

"SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ BİZİM İÇİN KONYA TOPRAĞI GİBİ BİR TOPRAKTIR"
Suriye toprakları içerisinde bulunan Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik saldırı yapılacağı iddialarını cevaplayan Davutoğlu, "Süleyman Şah Türbesi, bizim için Konya toprağı gibi bir topraktır. Uluslararası hukuk itibariyle de o topraklar bizim topraklarımızdır. Suriye ile 70’li, 80’li yıllardaki gergin dönemlerimizde de askerlerimiz her zaman o toprakta bulunmuştur. Oranın korunması bizim açımızdan bir sorumluluktur. 2011 Nisan’ında ilk mülteciler gelmeye başladığında Genelkurmay Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve MİT Müsteşarlığımız olarak o toprakların korunması ile ilgili tedbirleri masaya yatırdık. TSK, Genelkurmay Başkanlığımız her türlü hesabı yaptı. Son dönemlerde yaşanan olaylardan sonra Başbakanımız ile yaptığımız Güvenlik Zirvesi’nde bu konu yine en üst düzeyde ele alındı. Herhangi bir boşluk olmamasına çaba gösterildi. Hal böyle olmakla birlikte iki güne bir sanki Süleyman Şah Türbesi’ni hedef göstermek istercesine basında haberler yapıldı. Biz, spotları o türbeye çekmek istemiyoruz. Her gün Türkiye’nin savaşa hazırlandığını söyleyenler aslında savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Nereden geldiği bilinmeyen bir İŞID mesajını sanki savaş olacakmış gibi hemen gündeme çekiyorlar. Bunun oradaki askerlerimizi nasıl tedirgin edeceğini biliyor musunuz? Kimin o askerleri tedirgin etmeye hakkı var" ifadelerini kullandı.

"MESELE HÜKÜMETİ ZAAF İÇİNDE GÖSTERMEK"
Türkiye’nin çıkarlarına göre dış politika izlediğine dikkat çeken Davutoğlu, "Özellikle belli gazeteler, hükümetimizi İran yanlısı olmakla suçluyor. İran bizim iyi ilişkiler geliştirmek istediğimiz bir komşumuz. Ama Türkiye kendi politikasını takip eder. Bizi İran yanlısı olmakla suçlayanlar aslında Suriye politikamızdan rahatsız oluyorlar. Suriye rejimine Türkiye içinden en büyük desteği MİT TIR’ını durdurmak isteyenler verdi. Suriye’nin en büyük yardımcısı İran. Peki bizi nasıl İran yanlısı olmakla suçluyorsunuz. Burada kasıtlı bir çelişki var. Mesele ne Suriye ne İran. Mesele, hükümeti zaaf içinde göstermek. Bütün mesele hükümetin önemli isimlerinin itibarını zedeleme. Bazı kişilerin bu aralar tek bir hedefi var. Eğer bir mesele Türkiye Cumhuriyeti hükümetini zaafa düşürecekse onlar için olumludur. Türkiye kontrol edilebilir bir ülke olsun istiyorlar" diye konuştu.

İran’a ambargo uygulanmasına karşı çıktıklarını belirten Davutoğlu, "Biz nükleer meselesinde objektif olarak karşı çıktık. Ama Türkiye’nin çıkarları için karşı çıktık. Biz, hiçbir komşumuza ticari ambargo uygulansın istemeyiz. Sonuçta ekonomik ilişkilerimiz var. Ekonomilerinin bize açık olmasını isteriz. Suriye konusunda İran’la ihtilafa düşerken de yine Türkiye’nin çıkarlarını düşünüyoruz" dedi.

Türkiye’nin son 10 yılda önemli mesafeler aldığını kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Hangi kriteri elinize alırsanız alın, son 100 yıl içerisinde Türkiye’nin son 10 yılda aldığı mesafeyi aynı sürede alan başka bir ülke yok. Yani tarımda dünyanın 7. ülkesiyiz, turizmde dünyanın 7. ülkesiyiz, diplomaside en çok temsil edilen 6. ülkeyiz, dünyada en hızlı yükselen donör ülkeyiz. Türk Hava Yolları dünyanın en iyi havayolu şirketi haline geldi. Bir ülke bu kadar güç biriktirmişse tabi ki rahatsız olanlar olacak. Fakat bizi rahatsız eden içerideki bazı unsurların bu kazanımlardan rahatsız olması. Bunların içinde paralel yapı da var, onun destek unsurları da var. Onun basındaki uzantıları da var. Bu geniş koalisyonun asıl hedefi, bu 12 yıl içerisinde gerçek bir başarı hikayesi sunan AK Parti hükümetidir."

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.