25 Şubat 2016 Perşembe 09:32
O ülkeye çok sert tepki
Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ankara'daki  terör saldırısına ilişkin, "İstihbaratın, güvenlik güçlerinin ihmali var mıdır?  Çok yönlü bunlar araştırılıyor, araştırılacak. Bulunduğu takdirde eksiği, yanlışı  olan, daha önceki olaylarda olduğu gibi kimsenin de gözünün yaşına bakmayız,  gereğini yaparız" dedi. 

    Türkeş, Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi'nde düzenlenen, Ak Parti  Keçiören İlçe Başkanlığı İlçe Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, 1  Kasım seçimlerinden sonra hükümetin kurulduğunu ve Türkiye'nin dertlerinin  problemleri olduğunu için teşkilatlara vakit ayıramadıklarını söyledi.

    Türkeş, Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle birçok güzelliğin yanı  sıra bir çok derdi de bulunduğuna dikkati çekerek, ülkenin jeopolitik konumu  farklı olsaydı bu kadar sıkıntının yaşanmayacağını vurguladı.

    Türkiye'de yaşanan sıkıntıların başında terör olaylarının geldiğine  işaret eden Türkeş, saldırıda hayatını kaybedenleri rahmetle, minnetle  andıklarını belirterek, yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Ankara'daki saldırının korkunç bir şey olduğunu vurgulayan Türkeş,  "Bunun önlemi alınmaz mıydı? Muhalefet bize şimdi saldırıyor. Hükümete karşı,  bize karşı acımasız saldırılar geliyor. Dünya'da her çeşit silah var ama  dünyadaki en tehlikeli silah herhangi bir konuya, doğru veya yanlış, doğru  demiyorum ama inanıp kendi canını ortaya koyan insandır, bundan daha tehlikeli  silah yok" diye konuştu.

    Türkeş, bir insanın canlı bomba olmayı kabul ettiğinde, dünyanın her  yerinde bu konuda yapılabilecek her şeyin kısıtlı kaldığına işaret ederek, "Keşke  bunların hepsini önleyebilsek, keşke bunların hepsiyle ilgili tedbir alabilsek"  ifadesini kullandı.

    Ankara'daki terör saldırısını gerçekleştiren kişinin 2014 yılında  Suriye'den geldiğini, herhangi bir sabıkası olmadığını, diğer mültecilerde olduğu  gibi parmak izinin ve diğer bilgilerinin alındığını aktaran Türkeş, şöyle  konuştu:

    "Herhangi bir sabıkası bulunan bir genç Türkiye'ye geldiğinde diğer  milyonlarca gelen gibi bunu da almak zorundasınız. Bunun tedbiri alınamaz mıydı?  Adam demiyor ki '1,5 yıl sonra ben patlarım, ben kendim patlarken sizin de  canlarınıza mal olurum' demiyor maalesef. Herhangi bir sabıkası yok, bu 1,5 yıl  içinde de herhangi bir suça karışmamış. Ondan sonrada maalesef bu elim olaya  sebep veriyor. Bunda istihbaratın, güvenlik güçlerinin ihmali var mıdır? Çok  yönlü bunlar araştırılıyor, araştırılacak. Bulunduğu takdirde eksiği, yanlışı  olan daha önceki olaylarda olduğu gibi kimsenin de gözünün yaşına bakmayız,  gereğini yaparız."

    "Hudut illerimizde duvar yapımı sürüyor"
    Türkiye'nin Güneydoğusundaki ülkelerde devlet hakimiyeti olmadığını  belirten Türkeş, "Güvenlik güçlerimiz 'bunun bir kısmı için duvar koyalım' dedi.  Kontrolsüz geçişleri, belki kaçakçılığı, şunu, bunu önleyecektir, o bakımdan  Kilis'te, Gaziantep'te, Urfa'da, hudut illerimiz de duvar yapımı yani hududun  çoğu denetlenemeyen kısımlarında bir duvar çalışması da sürüyor" ifadesini  kullandı.

    "Lüksemburg diye bir devlet var, ordusu yok"

    Türkeş, Türkiye'nin 60 yıldır NATO ülkesi olduğunu anımsatarak, şöyle  devam etti:

    "Yani bizim hava sahamız, bizim topraklarımız aynı zamanda bir NATO  ülkesinin hava sahasıdır ve topraklarıdır. Burada gelen geçsin, isteyen isteği  gibi uçsun demek mümkün değildir. Niye? Birincisi kendi vatandaşlarımızın  güvenliği için, ikinci olarak da uluslararası anlaşmalar gereği. Lüksemburg'un  geçen gün bir yetkilisi bir açıklama yapmış, diyor ki 'Türkiye'nin Rusya'yla  yaşadığı NATO kapsamına girmez.' Avrupa'nın ortasında ufacık toprak parçasısın,  ordun bile yok, sen anlamazsın o işlerden. 60 yıldır NATO, Türk Silahlı  Kuvvetleri ile bizim Mehmetçiğin gücüyle övündü. ABD'den sonra Türkiye, NATO'nun  ikinci büyük ordusudur. 60 yıl soğuk savaş döneminde benim gücüme, benim  Mehmetçiğime, benim insanımın kol gücüne, benim savunma harcamama dayanacaksın,  sonra da bir gün ben darda kaldığımda da oradan bir tanesini konuşturacaksın  'aman ha Rusya'ya biz bulaşmak istemiyoruz, biz bu işin dışındayız' öyle bir  sistem maalesef dünyada yok, onuda buradan duyurmak isterim. Önce en cılızından  bir ses ortaya çıkartıyorlar ondan sonra da oradan bu sesi yükseltecekler."

    "Terörle yapılan mücadeleyi saptırmak için büyük bir performans  gösteriyorlar"

    Mecliste parti gibi görünen bir terör örgütünün siyasi uzantısının  bulunduğunu belirten Türkeş, "Orada çalışmaları engellemek, aksatmak için ve  terörle yapılan mücadeleyi saptırmak için büyük bir performans gösteriyorlar.  Meclis normal çalışmalarını yapmak yerine bunların grup önerileri ve grup  önerileri adı altında ortaya attıkları yalan ve iftiraya cevap vermekle vakit  geçiriyor. Bu Türkiye'nin içindeki terörle mücadele kararlığı ve azmi karşısında  saldırılardır" dedi.
    Dün akşam, sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan  Ala'yla ilgili gensoru önergesi verildiğini hatırlatan Türkeş, gensoru  önergelerinin ret edildiğini anımsattı.

    Başbakan Yardımcısı Türkeş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Türkiye'de AK Parti iktidarı, 'barışı belki elde ederim' diye,  'Türkiye'deki olan olaylara bir farklı açıdan yaklaşırsak belki bu sıkıntılara  bir çare buluruz' diye bir müzakere, herkes ona ayrı bir isim veriyor ama  teröristle, 'bunu da dinleyelim' diye bir sürece girmiş. Bu süre içerisinde de  maalesef üzücü kısmı 2014 Belediye Seçiminin ardından bunlar ele geçirdikleri  yerleri, devletin imkanlarıyla, oradaki vatandaşların verdikleri vergiler ile  belediyelere ödedikleri paralarla oraları savaş alanı haline getirmişler. Şehir  içinde ülkenin müesses nizamına karşı, silahlı kuvvetlerine, kolluk kuvvetlerine  karşı mücadele etmek, direnmek için bir alt yapı oluşturmuşlar."

    Türkeş, Doğu ve Güneydoğu'da terör örgütüyle yapılan mücadelenin yavaş  ilerlemesinin nedeninin vatandaşlara ve güvenlik güçlerine zarar gelmesini  önlemek olduğunu bildirdi. Türkeş, teröristlerin yapılandığı yerlerle ilgili her  adımın atıldığını, bu mücadelenin biteceğini, vatandaşın her türlü zararının  karşılanacağını söyledi.

    Başkanlık sistemi açıklaması

    Başkanlık sistemi konusuna da değinen Türkeş, şu görüşlere yer verdi:

    "Farklı bir sisteme geçelim, başkanlık sistemine tartışmaları var. Bu  kişiye göre değildir yani bu bir kişiye yetki verilmesiyle ilgili bir tartışma  değildir. Türkiye'de yönetimsel farklı bir alternatifin değerlendirilmesidir.  Bunun konuşulması gerekir, bunu konuşmaktan gocunmamalıyız. Muhalefet saldırıyor  diye, Sayın Cumhurbaşkanı için bu yapılıyor diye, bunu açık tartışmaktan  çekinmemeliyiz. Kişilerin ne kadar yaşayacağı, ne bir nefes önce ne bir nefes  sonra, Hak Tealanın takdiridir. O bakımdan kişiye göre bir yasa yoktur, dünyada.  Buradaki bu tartışmalarda öyle değildir, eğer nasibinde varsa bir kişinin,  olacaksa o zaten olur. Ülke yönetimi açısından bu nedir? Buna bakmamız lazım.

    Başkanlık sistemi olsaydı Türkiye 7 Haziran sıkıntısını yaşar mıydı  diye baktığınız da 'hayır' sadece yasamadaki meclis aritmetiğinde bir farklılık  olurdu ama zaten bir başkan ve onun görevlendirdiği, daha öncede meclisten güven  oyu almış olan bir kabine iş başında olduğu için bir hükümet zaafı, bir hükümet  boşluğu görülmezdi."

    Türkeş, bir soru üzerine, Rusya'nın Türkiye'nin Karadeniz'den komşusu  olduğunu belirterek, Rusya ile Türkiye arasında ticari, ekonomik, sosyal  işbirliğinin olduğunu, yöneticilerin bu sorumluluğu taşıması gerektiğini  kaydetti.

    Toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'da katıldı.
Anahtar Kelimeler:
ülkeye çok sert tepki
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.