12 Ağustos 2017 Cumartesi 00:45
Kur'an'a el bastırıp soruları vermişler

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın  (FETÖ/PDY) Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığı'ndaki "mahrem" yapılanmasına  ilişkin 88'i asker, 52'si sivil, 140 kişinin yargılandığı davaya, sanık  savunmalarıyla devam edildi.  

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, soruşturma aşamasında  etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen eski astsubay H.A, isteyerek  bir suça karışmadığını, FETÖ'nün gerçek yüzünü darbe girişiminden sonra gördüğünü  dile getirdi. 

Üniversite yıllarında maddi imkansızlıkları nedeniyle bu yapıya ait  evlerde kalmak zorunda kaldığını belirten H.A,15 Temmuz darbe girişiminden önce  bu yapıyla bağını kestiğini iddia etti.

Telefonunda ByLock kullandığına dair iddianamedeki tespite ilişkin  açıklama yapmak isteyen H.A, üniversitede kaldığı evden sorumlu FETÖ mensubu  S.A'ya verdiği hat üzerinden programın kullanıldığını öne sürerek, kendisinin  ByLock kullanmadığını iddia etti. 

Aynı evde kaldığı FETÖ mensuplarının isimlerini de mahkemede paylaşan  H.A, mahkeme heyetinin 15 Temmuz ve Fetullah Gülen hakkındaki görüşlerini sorması  üzerine, "15 Temmuz, Fetullahçı Terör Örgütü'nün hain darbe girişimidir. Gülen'i  ise terörist elebaşı olarak görüyorum." cevabını verdi.?

"Yemin ettirip soruları verdiler"

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen sanık E.C de örgütle  lise son sınıfta tanıştığını, öğrenci olduğu yıllarda maddi imkansızlıklar  nedeniyle o dönem cemaat olarak bilinen terör örgütünün yurdunda kaldığını  anlattı.

Hasan Hüseyin isimli cemaat abisinin askeri sınavlara girmesi için  kendisini yönlendirdiğini belirten E.C, bu şahsın, kendisinin de aralarında  olduğu arkadaş grubunu daha önce gitmediği bir iş hanına çağırdığını ifade etti.  Sanık, E.C, "Kur'an-ı Kerim'e el basarak 'burada yaşanılanları kimseyle  paylaşmayacağımıza dair' yemin ettik. Ankara'da bir şahsın gelip bize askeri  sınav hakkında bilgi vereceğini söyledi. O şahıs, bize 15 dakika boyunca soruları  gösterdi." ifadelerini kullandı.

Önceden gösterilen soruların bir kısmının sınavda çıktığını söyleyen  E.C, sınavı kazanıp jandarma astsubay olarak mezun olduktan sonra sanık İsmail  Serçe'nin kendisi ile irtibata geçtiğini ifade etti.

Serçe'nin gösterdiği örgüt evinde 15 günde bir düzenlenen toplantılara  katıldığını kaydeden E.C, bu toplantılar sırasında himmet adı altında para  vermediğini savundu.

"Maaşımdan himmet istedi"

Etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini mahkemede bir kez daha dile  getiren sanık K.A ise ortaokulda örgüte ait dershaneye gittiğini, buradaki  öğretmenlerin yönlendirmesiyle "cemaat evlerine" gitmeye başladığını anlattı.

Lise yıllarında "Oğuz" kod isimli Osman Kılıç ile tanıştığını ifade  eden K.A, "Oğuz bize geldi, kısa yoldan meslek sahibi olmak için askerlik ya da  polisliğe başvurmak gerektiğini söyledi. Ben de askerliğe sıcak baktım.  Astsubaylık sınavını kazanmamda Oğuz'un bir katkısının olup olmadığını net  bilmiyorum. Çünkü üniversite sınav puanımla başvurdum ve kazandım." dedi.

Astsubaylık öğrenimi gördüğü sırada Oğuz kod adlı Osman Kılıç'ın  kendisini Cemil isimli bir başka örgüt abisiyle tanıştırdığını belirten K.A,  "Konya'ya tayinim çıkınca öğretmen evinde kalmaya başladım. Cemil, eve çıkmamızı  istedi. Ancak onların gelip gitmemesi için öğretmenevinde kalmaya devam ettim.  Cemil, bir akşam geldi beni bir eve götürdü. Orada kalmaya başladım. Cemil,  maaşımızın 6'da bir oranını istedi ama kesinlikle vermedim. Kredi çekip araba  almıştım, araba almama karşı çıkmıştı." savunmasını yaptı.

Mahkeme Başkanı Abdullah Köksal'ın sorusu üzerine K.A, FETÖ elebaşı  Fetullah Gülen'in adalete hesap vermesini istediğini belirterek, "Fetullah Gülen,  Allah'ından bulsun, benim gözümde Vatan hainidir." dedi.

"Kul hakkıdır, bu soruları almam diyen olmadı mı?"

Soruşturma aşamasında itirafçı olan sanık B.A da astsubaylık sınavına  girmeden önce bir grup arkadaşıyla gittiği evde kendisine soruların  gösterildiğini söyledi.

Sorulardan kaç tanesinin sınavda çıktığını hatırlayamadığını savunan  B.A, şöyle devam etti:

"Bizi Isparta'da bir eve götürdüler. Burada Kur'an-ı Kerim'e el  bastırıp yemin aldılar. Daha önce görmediğim bir şahıs bilgisayarını açtı,  cebinden çıkardığı taşınabilir diski taktı. 120 ya da 130 kadar soru vardı.  Bunlara  10 dakika kadar baktık. Bu soruların sınavda çıkıp çıkmayacağına ilişkin  bir şey denilmedi."

Mahkeme Başkanı Köksal'ın, "Bu sorular verilirken 'kul hakkıdır,  alamam' diye karşı çıkan olmadım mı? Dini sohbetlere gidiyormuşsunuz, bu konuda  bir hassasiyetiniz oluşmuştur, itiraz eden olmadı mı?" sorusuna sanık B.A,  olayların çok hızlı geliştiğini, bu sorgulamayı yapabilecek bir ortamın  olmadığını ileri sürdü.

Duruşmaya Pazartesi günü sanık savunmalarıyla devam edilecek.

İddianame

İddianamede, sanıklardan 7'sinin "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya  teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye  teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini  yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "terör örgütü üyesi olmak", 133'ünün ise  "terör örgütü üyesi olmak" suçlarından cezalandırılması isteniyor.

Sanık askerlerin tamamının darbe girişiminin ardından görevlerinden  ihraç edildiği belirtilen iddianamede, sanıkların 76'sının itirafçı olarak, etkin  pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği, 71'inin ise ByLock kullandığı  kaydediliyor.

Anahtar Kelimeler:
KuranFetöPyd
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.