08 Kasım 2016 Salı 12:46
`Karadeniz`de derin deniz kuyusu açılacak`

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak,  Türkiye'nin Ortadoğu, Hazar Bölgesi ve Orta Asya gibi önemli petrol ve doğalgaz  rezervlerince zengin kaynak ülkelere coğrafi olarak yakın olduğunu belirterek,  "Türkiye, enerji kaynaklarının ve taşıma güzergahlarının çeşitlendirilmesini  sağlamaya yönelik projelerde önemli bir aktör olarak yer alıyor ve önemli bir  enerji ticaret merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor." dedi.

Albayrak, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanlığının 2017 yılı bütçesine ilişkin sunum yaptı.

Türkiye'nin jeopolitik önemi ve enerji talebindeki artışların göz  önünde bulundurularak enerji stratejilerinin günümüz koşullarına göre  oluşturulduğunu vurgulayan Albayrak, "Ülkemizin belirleyeceği enerji stratejileri  hem çok kritik, hem de uzun dönemli etkilerinin olması sebebiyle üzerinde oldukça  titiz çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Bu bağlamda rekabetçi, şeffaf, tüketicinin  korunduğu, çevresel sürdürülebilirliği de dikkate alan bir strateji ile enerji  alanında yeni bir dönemin adımları atmaktayız." ifadesini kullandı.

Albayrak, elektrik ve doğalgaz alanında arz güvenliğini ve bu  alanlardaki maliyetleri düşürmeyi hedefleyerek Türkiye'nin stratejisinin birinci  temelini oluşturduklarını bildirdi. Albayrak, "Diğer temelini ise başta  yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere, enerjinin her alanında kullanılan  ileri teknolojileri ülkemize kazandırma hedefi olarak belirliyoruz. Bu kapsam  özellikle yenilenebilir enerji alanında teknoloji transferi, AR-GE yatırımı ve  yerli üretimi önceleyen yeni bir ihale modeline geçtik." diye konuştu.

Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, enerji talep artışını  sorunsuz karşılama ve arz güvenliğini sağlama hedeflerine değinen Albayrak,  "Türkiye, Ortadoğu, Hazar Bölgesi ve Orta Asya gibi önemli petrol ve doğalgaz  rezervlerince zengin kaynak ülkelere coğrafi olarak yakın konumda bulunuyor.  Ülkemiz enerji kaynaklarının ve taşıma güzergahlarının çeşitlendirilmesini  sağlamaya yönelik projelerde önemli bir aktör olarak yer alıyor ve önemli bir  enerji ticaret merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor." değerlendirmesinde  bulundu.

Albayrak, arz güvenliği açısından ilk hususun doğalgaz olduğunu  belirterek, bu alanda hem kaynak ülkeler açısından çeşitliliğin sağlandığını hem  de tedarik yöntemleri açısından kullanılan yöntemlerin geliştirildiğini ifade  etti.

Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alanında da yatırımların ve depolama  projelerinin üzerinde çalışıldığını hatırlatan Albayrak, "Ülkemizin artan  doğalgaz talebinin karşılanabilmesi amacıyla ilk aşamada 6 milyar metreküp gazın  ülkemize, 10 milyar metreküp gazın Avrupa'ya taşınmasına yönelik geliştirilen ve  yüzde 30 ortak olduğumuz TANAP Projesi'nin 2016 yılı sonuna kadar inşaatın yüzde  55'inin tamamlanması planlanmaktadır. TANAP'ta 2018'de ülkemize, 2020'de  Avrupa'ya gaz arzının sağlanması hedefleniyor." dedi.

Albayrak, Rusya ile Türk Akımı Projesi için de çalışmaların sürdüğünü  hatırlatarak, projenin Türkiye'nin komşu devletleriyle olan sınırlarına kadar  uzanan her biri yıllık 15,75 milyar metreküp kapasiteye sahip iki hattan  oluşacağını belirtti.

DOĞALGAZ TİCARET MERKEZİ
Berat Albayrak, Güneydoğu Avrupa'da sağlıklı işleyen bir gaz  piyasasının olmadığını vurgulayarak, "Doğalgaz piyasamızın büyüklüğü gibi  etkenler de göz önüne alınarak bir doğalgazticaret merkezinin ülkemizde  kurulmasını hedefliyoruz. Bu bağlamda gerek TANAP gerekse Türk Akımı projeleri bu  hedefimize büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizde ilk defa kurulacak yüzer LNG  depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) projelerinin devreye alınması  çalışmalarına da hız verilmiştir." ifadesini kullandı.

SRU projesi ile doğalgazın yüzer LNG ve gazlaştırma ünitesi ile  iletim sistemi bağlantısı sağlanmasının amaçlandığını belirten Albayrak,  "İskenderun ve Saros körfezlerinde her biri günlük 20 milyon metreküp olmak üzere  iki adet FSRU'nun doğalgaz şebeke sistemine bağlantısının sağlanacağı projenin  2017'de mühendislik çalışmalarının sürdürülmesi ve 2019'da projenin yapım  çalışmalarının tamamlanması planlanmaktadır." dedi.

Albayrak, Türkiye'nin yıllık doğalgaz tüketiminin yaklaşık 50 milyar  metreküp olduğunu hatırlatarak, son yapılan düzenlemelerle depolama kapasitesinin  10 milyar metreküp seviyelerine ulaşacağını bildirdi.

Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Projesi'nde Ocak 2017 itibarıyla  birinci grup deponun, 2019'da ikinci grup deponun tamamlanmasının hedeflendiğini  vurgulayan Albayrak, şöyle devam etti:

"Bu projede depolama kapasitesinin toplamda 5,4 milyar metreküp ve  yüzey tesislerinde yapılacak revizyonlar ile de günlük geri üretim kapasitesinin  80 milyon metreküpe çıkarılması planlanmaktadır. Bir diğer depolama tesisimiz  Kuzey Marmara Doğalgaz Deposunda 2017 yılında genişletme çalışmalarının üçüncü  fazına başlanması öngörülmektedir. Çalışma sonunda depolama kapasitesinin 4,6  milyar metreküp ve geri üretim kapasitesinin ise günlük 75 milyon metreküpe  çıkarılması hedeflenmektedir. Projenin ilk etabının 2019'da ikinci etabının ise  2020 yılında tamamlanması planlanıyor. Marmara Ereğlisi LNG Terminalinin günlük  18 milyon metreküp olan sürdürülebilir gaz gönderim kapasitesinin 2017 aralık  ayında 27 milyon metreküp seviyesine çıkarılması hedeflenmektedir. Ayrıca, kış  öncesi doğalgazda yaptığımız yüzde 10’luk indirim ile bir ilke imza atılmıştır.  Bu sayede vatandaşlarımızın faturaları aşağı çekilirken sanayicilerimizin maliyet  kalemleri düşürülerek rekabet güçleri artırılmıştır."

KARADENİZ'İN POTANSİYELİ KEŞFEDİLECEK
Son 14 yılda petrol ve doğalgaz yurtiçi arama ve üretim yatırımları  için 9,3 milyar dolarlık yatırımyapıldığına değinen Albayrak, "2016'nın 9 aylık  döneminde ise 105 milyon dolar yatırımgerçekleştirilmiştir. Ayrıca kamu olarak  petrol ve doğalgaz alanında 2017-2019 yılları için 867 milyon dolar yurtiçi ve  4,31 milyar dolar yurtdışı yatırımı planlanmaktadır. Önemli bir saha olarak  değerlendirdiğimiz Karadeniz’in derin sularındaki hidrokarbon potansiyelinin  keşfedilmesi ve ekonomiye kazandırılması hedefi doğrultusunda 2018 yılında Batı Karadeniz’de bir adet derin deniz kuyusunun açılması planlanmaktadır." diye  konuştu.

Albayrak, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki düşüşle birlikte enerji  ithalatına ödenen miktarın azaldığını belirterek, 2014'te enerji ithalatı 54,9  milyar dolarken, 2015'te bu değerin 37,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğine  işaret etti.

Doğalgazda olduğu gibi elektrikte de maliyetleri düşürmeyi  öncelediklerine dikkati çeken Albayrak, vatandaşların elektriğe kolay, ucuz,  kaliteli ve kesintisiz bir şekilde ulaşmasını amaçladıklarını vurguladı.

Albayrak, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik temini açısından içinde  bulunulan 2016-2020 uygulama (tarife) döneminde dağıtım şirketlerinin 18 milyar  lira yatırım yapmalarının sağlanacağını söyledi.

Kamu tarafından yapılacak yatırımlarla bu tutarın 30 milyar lirayı  bulacağını belirten Albayrak, şu görüşlere yer verdi:

"Bugüne kadar 21 elektrik dağıtım şirketine ilişkin 63 adet periyodik  denetim ile 24 adet kısmi denetim gerçekleşmiştir. Ayrıca, müşteri odaklı  çalışmanın temele alınması ile birlikte, dağıtım şirketleri çağrı merkezlerinin  yetkinliklerinin arttırılması ve arızalara müdahale edecek teknik ekiplerin  güçlendirilmesi konuları üzerinde hassasiyetle durulmaktadır. Açılan çağrı  merkezlerinde kısa vadede 3 bin 200 kişi istihdam edilecektir. Şu ana kadar 5  çağrı merkezi açılışı yapılmış olup,  2016 yılı içinde 9 çağrı merkezinin açılışı  tamamlanacak ve böylece bakanlığımız hedeflerinden küçük ama önemli bir adımı  daha tamamlamış olacaktır. Elektrik tüketimine bağlı olarak vatandaşlarımızın  maddi ve manevi sıkıntı yaşamalarını önlemek adına bir takım düzenlemeler hayata  geçirilmektedir. Bu kapsamda, düşük miktardaki fatura bedellerinin yasal takibe  alınmaları zorlaştırılmış, fatura dönemlerinin en az 25 en fazla 35 günlük  dönemlerde yapılması zorunlu tutulmuş, diyaliz destek ünitesi, solunum cihazı ve  benzeri mahiyette yaşam destek cihazlarına bağımlı olan abonelerin borçlarından  dolayı elektriklerinin kesilmesi önlenmiş, tüketicilere ödeme kolaylığı  sağlanması adına, vade farkı uygulanmaksızın, taksit imkanı sağlanmıştır."

Albayrak, Türkiye'nin birincil enerji arzı içinde doğalgazın  yüzde  31, kömürün yüzde 27, petrol ürünlerinin yüzde 30, yenilenebilir enerjinin yüzde  12 payı olduğunu hatırlattı. Albayrak, "Türkiye'de 2015 ile 2016'nın ilk dokuz  ayında işletmeye alınan yeni santraller ve kapasite artışlarının toplamı 9 bin  104 megavattır. Ülkemizde 2002'de 298 olan elektrik üretim santrali sayısı, 2016  yılı eylül sonu itibarıyla ise altı kat artarak 2 bin 97’ye ulaşmıştır." diye  konuştu.

Dünyada son yıllarda yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi  üretimi artırılma çalışmalarının ivme kazandığını anlatan Albayrak, buna rağmen  dünyada ihtiyaç duyulan elektriğin yüzde 66'sının fosil yakıtlardan üretildiğini  aktardı.

Albayrak, Türkiye'nin yüzde 32,2 yenilenebilir kaynaklardan elektrik  üretim değeri ile dünya ve Avrupa ortalamasının üstünde yer aldığını belirterek  şunları kaydetti:

"Bakanlığımızın öncelikli politikaları arasında yer alan yerli ve  yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim sepetimiz içindeki oranının daha da  artırılmasını planlıyoruz. Bakanlığımız 2015-2019 yılı Stratejik Planına göre  2019 yılına kadar hidrolikte 32.000 megavat, rüzgarda 10.000 megavat, jeotermalde  1.000 megavat, güneşte 3.000 megavat ve biyokütlede 700 megavat kurulu güce  ulaşılması hedeflenmektedir. Son on yıllık dönemde gerçekleşen elektrik üretim  tesisi yatırımlarının yüzde 52’si yenilenebilir enerji kaynaklıdır. Bu durum  yenilenebilir enerji uygulamalarımızın olumlu sonuçlarının en güzel  göstergelerinden biridir. 14 yıl önce nerdeyse elektrik üretiminde hiç  kullanılmayan rüzgar, güneş ve jeotermal enerjisinin elektrik üretiminde  kullanımının arttırılmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Atılan bu adımlar  sayesinde bu kaynakların kurulu güç gelişim hızı dünya ortalamasının çok üstünde  gerçekleşmiştir. Önem verdiğimiz bir diğer yenilenebilir kaynak olan Güneş  enerjisine yönelik çalışmalarımız da devam etmektedir. Güneş enerjisi santralleri  ön lisans başvuru yarışmaları sonuçlanmış olup, bugün itibarıyla 27 güneş  enerjisi santraline ön lisans, iki güneş enerjisi santraline lisans verilmiştir.  Ayrıca, toplam 660,2 megavat kurulu güce sahip 861 lisanssız güneş santrali  işletmededir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.