06 Ocak 2017 Cuma 17:03
Güvenlik uzmanı açıkladı: Teröristlerin amacı...

Lice ilçesinin güneyinde gerçekleştirilen, "Bayrak 36 Müşterek Birlik  Operasyonu" kapsamında, Yolçatı köyü sınırları içerisindeki Hoydanagevren Tepe  bölgesinde tespit edilen 4 ayrı silah ve mühimmat deposunda yapılan aramada M-16  piyade tüfeği, biksi makineli tüfek, 26 uzun namlulu silah, makineli tabanca,  havan, 50 havan mühimmatı, 17 el bombası, anti tank lav silahı, 240 uçaksavar  fişeği, 188 doçka uçaksavar fişeği, 4 bin 320 uzun namlulu silah fişeği,  aydınlatma fişeği, 5 roketatar, 105 roketatar sevk fişeği ve mühimmatı, 200  piyade tüfeği fişeği, 3 el yapımı patlayıcı düzeneği, 100 kilogram amonyum  nitrat, anti tank mayını, 15 tüp, 2 tonluk kriko, örgütsel doküman ve tıbbi  malzeme bulunmuştu.

Operasyonda ayrıca 5 astsubay ve uzman jandarma rütbeleri takılı  askeri kamuflaj elbisesi ele geçirilmesi dikkati çekti.

Askeri kamuflaj elbiseleri inceleniyor

Terör operasyonunda bulunan 5 astsubay ve uzman jandarma rütbeleri  takılı askeri kamuflaj elbiseleriyle ilgili inceleme sürüyor.

Kamuflaj elbiselerinin "asker kıyafeti" ile planlanan saldırılarda  kullanılacağı ihtimalini değerlendiren güvenlik kaynaklarınca söz konusu  kıyafetlerin nasıl temin edildiğine ilişkin de araştırma yapılıyor.

PKK'lı teröristler asker kıyafeti ile 10 kişiyi katletmişti

Terör operasyonunda ele geçirilen asker kıyafetleri, hedef gözetmeden  gerçekleştirdiği eylemleriyle dünyanın en acımasız terör örgütleri listesinde ilk  sıralarda yer alan PKK'nın 1990'lı yıllarda asker üniforması ile gerçekleştirdiği  katliamı hatırlattı.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Yolaç (Susa) köyünde 26 Haziran  1992 günü asker kıyafeti giyerek camiyi basan PKK'lı teröristlerin cemaati dışarı  çıkararak silahla taramış, katliamda 2'si çocuk 10 kişi hayatını kaybetmişti.

"Askeri tesislere veya kamusal alanlara eylem düşündükleri açık"

Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, konuya ilişkin  yaptığı  açıklamada, "Güvenlik kuvvetlerinin kıyafetlerinden istifade ederek güvenlik  güçlerinin girip çıkabildiği yerlere rahatlıkla girip, oralarda eylem yapmayı  planlıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Temel niyet ve maksadın bu olduğuna işaret eden Ağar, bu tarz  saldırıların benzerlerinin Irak'ta terör örgütü DEAŞ tarafından yapıldığına  dikkati çekti.

"Bu DEAŞ'tan öğrenilen bir eylem veya DEAŞ'a öğretenlerin PKK'ya da  öğretmiş olduğu bir metot." diyen Ağar, şöyle devam etti:

"Bu malzeme ve materyallerin bir şekilde temin edilerek asker  kılığında belki askeri tesislere belki de o üniformanın etki üretebileceği,  sızmalara yardımcı olabileceği diğer kamusal alanlara girip bir eylem  düşündükleri açık. Bunu planlamışlar. Eylem çeşitliliği ile ilgili her şey  olabilir. Dikkat edilmesi gereken şey, asker üniforması giyip halkın üzerine  asimetrik bir eylem yapabilir, 'asker halkı katlediyor' mesajını da vermek  istiyor olabilirler."

"Silah ve mühimmat yükleri oldukça yüksek"

Operasyonda ele geçirilen silah ve mühimmatların miktarına değinen  Ağar, "Silah ve mühimmat yükleri olağanüstü yüksek. Muhtemelen baskıdan yani  güvenlik kuvvetlerinin taarruz ruhu kapsamında dağlarda ortaya koymuş olduğu  baskıdan dolayı bunlar dağlarda kullandığı silahlarını, mühimmatlarını gömüp,  şehre indiklerine dair bir hava var. Belki baharda tekrar çıkacaklardı dağa."  ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetlerince yürütülen operasyonlarla terör örgütünün  kış tertiplenmesine müsaade edilmediğini anlatan Ağar, ele geçirilen silah ve  mühimmatların dağda bulunan teröristlerin yedek mühimmatları olma ihtimalinin de  söz konusu olabileceğini aktardı.

Ağar, geçmişte de terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda  her zaman dağlarda depolanan, sığınaklara gizlenen silah ve mühimmatların  bulunduğunu anımsattı.

Terörle mücadelenin devam ettiğine işaret eden Ağar, bu silahların da  bu mücadele kapsamında Mehmetçik tarafından, karda, kışta zor koşullarda  gizlendikleri alanlardan çıkarıldığını vurguladı.

"Yapılan her eylem diğer terör örgütlerine yarıyor"

"Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminden kaynaklı bir  istihbarat hassasiyetimiz var." ifadesini kullanan Ağar, bunun mağduriyetinin  güvenlik güçlerince zaman zaman yaşandığını dile getirdi.

Ağar, şunları kaydetti:

"Şu anda DEAŞ'ın yapmış olduğu bir eylem PKK'ya, PKK'nın yapmış olduğu  eylem DEAŞ'a, DEAŞ'ın ve PKK'nın yapmış olduğu eylemler FETÖ'ye, FETÖ'nün yapmış  olduğu manipülasyonlar başta DEAŞ ve PKK olmak üzere diğer terör örgütlerine  yarıyor. Bu sahadaki fotoğraf. Bu fotoğrafın üstündeki fotoğraf aslında  yukarıdaki asıl hedef ve maksada hizmet ediyorlar. Burada terör örgütleri  içerisinde hem doğrusal hem doğrusal olmayan, simetri üretmeyen iş birlikleri söz  konusu olabilir mi? Olabilir ki, biz bunu özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden  sonraki süreçte gördük. FETÖ'cülerle bir şekilde PKK'lıların anlaştığına dair pek  çok veri ve iddia ortaya çıktı. Bunlardan bazıları, 'darbe girişimi başarılsaydı  PKK'lılar FETÖ'cüleri parlatmak için yurt dışına çıkaracaklardı', 'sınırın  ötesinde bekleyeceklerdi', 'onları başka yerlerde kullanacaklardı' gibi."

Ağar, terör örgütleri arasındaki ilişkiye dair fotoğrafın göründüğünü,  muhakeme yapıldığında bunun anlaşıldığına işaret ederek, ancak bu ilişkiye dair  bilgi, veri ve delile ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

(Gazetevatan)



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.