Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
27 Ocak 2016 Çarşamba 10:02
Genleri saklamazsak aç kalabiliriz
 Hayvanlarımız gittikçe artan oranlarda kapalı mekanlarda yetişiyor ve genellikle ithal yemlerle besleniyor. Dünyada tavuk, domuz ve inek üretimi yoğun olarak yapılıyor fakat bu üretim sadece birkaç hayvan ırkıyla sınırlı. İçinden geçtiğimiz riskli bir süreç; zira yükselen sıcaklıklar ve azalan besleyici yemlerle birlikte gittikçe sertleşen iklim koşullarına bizim ve gelecek nesillerin uyumu daha da zorlaşıyor.
Yaklaşık 40 memeli hayvan ve kanatlı tür evcilleştirilmiş ve son 10,000 yılda 9000 ırk gelişmiş olmasına rağmen hayvan ırklarının birçoğu dünyanın belli alanlarında ve küçük gruplar halinde yaşıyor. Bazı ırklar çok özel uyum standartlarına sahip. Örneğin Rusya Federasyonu’nun sahip olduğu en özel çeşitlerden biri ‘Yakutistan sığırı’ eksi 60 dereceye varan soğuklara dayanabiliyor. Bu ırk, şu anda çok az sayıda kalmış durumda çünkü bu ırklar modern tarımcılık sistemlerinde kullanılan, daha fazla özene ve iyi yeme gereksinim duyan yüksek verimli sığırlarla rekabet şansı bulamıyor.
Bugün, hayvan ırklarının yüzde 17’si yok olma riskiyle karşı karşıya. Yaklaşık yüzde 60’ı ise nüfus yapıları ve büyüklükleri konusundaki veri yetersizliğinden dolayı bilinmeyen risk statüsünde yer alıyor.
İklim değişikliği ve gıda güvenliğini tehlikeye atan diğer zorluklar dikkate alındığında, sert arazi koşullarında sınırlı yem ve suyla yaşayabilen dirençli ırkları devam ettirmemiz büyük bir önem teşkil ediyor.
FAO tarafından yayınlanan yeni değerlendirme raporu birçok hükümetin hayvan genetik kaynaklarını korumada önemli adımlar attıklarını ortaya koyuyor. 2005’te 10’dan az ülkede hayvan genetik bankası varken, bugün 64 ülkede bu tür bankaların olduğu bilgisine sahibiz. 41 ülke ise bu konuda ilerleme yolunda; bunlar çok önemli adımlar olmakla birlikte gen bankaları bizim için yeterli değil.
Ülkeler hayvan genetik kaynaklarının özelliklerini daha iyi kavramalı, bu konudaki politikalarını ve kurumlarını güçlendirmeli, yerel ırkları destekleme programlarını hayata geçirmeli. Bu adımlar, Güney ülkelerinin gen materyali konusunda Kuzey ülkelerine olan bağımlığını azaltacak, geçim kaynağı sağlayacak ve sürdürülebilir bir sistem kuracaktır.
Gen kaynaklarının çeşitliliği, gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde küçük ve büyük ölçekli çiftçilere gıdadan, giyim ve gübreye çok çeşitli alanlarda hizmet sağlıyor. Bunun yanında, birçok ırkın, arazileri ve doğal yaşam habitatlarını korumada işlevi büyük.
Hayvancılıkla uğraşanlar gen kaynaklarının başlıca koruyucusu olduklarından dolayı kaynaklarımızın sürdürülebilir kullanımında ve geliştirilmesinde merkezi bir role sahipler.
Ülkeler Hayvan Genetik Kaynakları için Küresel Eylem Planı üzerinde bir süre önce anlaştılar. Bu plan sayesinde hayvan genetik çeşitliliği bir sonraki kuşağa taşınabilecek, ekin üretiminin olmadığı alanlar sert koşullara rağmen değerlendirilebilecek.
FAO bu önemli eylem planını hayata geçirmek için hükümetleri ve sivil toplumu desteklemeye hazır. Genetik çeşitlilik gıda güvenliği için son derece önemli. Bu önemli kaynağı korumak için şimdi harekete geçmeliyiz.
Şunu biliyoruz ki; gıda sistemleri yeni koşullara uyum sağlayabildiği ölçüde ve sürdürülebilir olduğu takdirde Sıfır Açlık idealini gerçekleştirebiliriz.

* Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü
Son Güncelleme: 27.01.2016 10:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.