20 Mayıs 2014 Salı 22:42
Faruk Çelik Topu Taner Yıldız'a Attı “Sorumlu Enerji Bakanı'dır!”
Maden ocakları kapatılmalı' diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Soma'daki maden ocağına dozer bile sokulduğunun anlatıldığını söyledi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Soma’da 301 işçinin öldüğü facia hakkında, “Kimin ne kadar sorumlu olduğu konuşulabilir. Maden ocakları benimle ilgili değil. Madenler konusunda bizim bakanlığımızın görevi teftiş ile sınırlı. Ocaklar, ruhsatlar ve işleyiş ise tamamen Enerji Bakanlığı’na bağlı” diyerek topu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a attı.

Bakan Çelik yaptığı açıklamada;

“Evet belli şeyler var, benim de dikkatimi çeken. Bir kampanya yürütülüyor. ‘Biri kötü, biri iyi’ diye. Siyasi sorumluluk varsa bu oturulup konuşulabilir. Kimin ne kadar sorumlu olduğu konuşulabilir. Maden ocakları benimle ilgili değil. Madenler konusunda bizim bakanlığımızın görevi teftiş ile sınırlı. Ocaklar, ruhsatlar ve işleyiş ise tamamen Enerji Bakanlığı’na bağlı.”

‘KOLTUK SEVDALISI DEĞİLİM’

“Bizim Çalışma Bakanlığı olarak kendi görevimizi yapamadığımız şeklinde bir iddia varsa, her platformda yaptıklarımızın hesabını vermeye hazırız. Ben o madenlerin denetiminden sorumluyum. Yüzde 1 dahi başarısızlık söz konusuysa o koltukta oturmamız mümkün değil. Koltuk sevdalısı değilim.”

O MADENE 8 ŞİKAYET GELMİŞ

“Biz kendi üzerimize düşen görevde inanın çok titiziz. Denetim zamanında yapılmış mı? Yapılmış. 8 tane programlı teftiş yapılmış. Ayrıca 8 şikâyet üzerine yine inceleme yapmışız ve giderilmiş. Madenler canlı organizma. Teftiş yapıldıktan bir saat sonra durum farklı olabilir. İşte bunun için de iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıkardık. İl il, ilçe ilçe uygulamaya geçirdik. O işyerinde 13 uzman var. Ayrıca sendika temsilcileri var. Oralara şikâyet ettiniz de sonuç alınamadıysa o zaman buda zaten idari ve adli soruşturmada ortaya çıkacak.”

‘BU MADENLER KAPATILMALI'

Yaşanan facianın, Türkiye’nin ‘enerji’ meselesinin bir parçası olduğunu belirten Çelik, şunları söyledi:

“Türkiye’nin enerji sorununu masaya yatırmak lazım. Ben Çalışma Bakanı olarak kömür madenlerinin kapatılması lazım diyorum. Almanya, Fransa kömür madenlerini hep kapatmış.

Türkiye’de ise 1848 yılından bu yana üretim yapılıyor. Ve bu kadar kömür ocağının, galerilerin olduğu yerde üretimi devam ettirmek istiyoruz. Ruhsatlandırma da ona göre yapılıyor. Ben bunları aylardır açıkça söylüyorum.”

BİLMEDEN ELEŞTİRİYORLAR

Aleyhindeki ‘kampanya’nın sebebini, ‘ilk gün Soma’ya gidememiş olmasına’ bağlayan Çelik, “Sağlık nedenlerinden Soma’ya gidememiş olmamdan kaynaklı olabilir. Keşke orada ifade edilseydi. Sanki hiç işimiz yokken gitmemişiz gibi bir algı doğmuş olabilir. Ben sonradan açıkladım: Radyasyon aldığım için gitmedim” dedi.

Kendisine ‘istifa’ çağrısı yapanları, bakanlık icraatları konusunda bilgi sahibi olmamakla eleştiren Çelik, “İş sağlığı ve güvencesi ile ilgili kaç makale yazmışlar? Kaç konferansa katılmışlar? Benim ne yaptığımı biliyorlar mı?” dedi.

‘GÜVENLİK İÇİN NEFES TÜKETTİK'

Çelik 5 yıllık Çalışma Bakanlığı döneminin önemli bir bölümünü iş sağlığı ve güvencesi konusuna harcadığını belirterek şöyle devam etti:

“Herkes gözlerini kapatırken biz, işçiler için gerekli kanunları çıkarabilmek için nefesimizi tükettik. Sendika yasası, iş güvenliği yasası ve 36 alt mevzuat çıkardık. 81 ili gezip iş güvenliği toplantıları yapıyoruz. İstanbul’da uluslararası iş güvenliği konferansı düzenledik. Ne zorluklar çektiğimizi herkes biliyor. En çok da işçi örgütleri biliyor. Şu beş yılda kimler nelere engel olmuş, onu da konuşalım.”

'MADENE DOZER SOKMUŞLAR'

Önceki akşam Soma’daki maden işçilerinden Nihat Çelik, CNN-Türk’te yaptığı açıklamalarda madene gelecek iş müfettişleri konusunda işletmenin önceden haberi olduğunu ve müfettişlerin de gerekli incelemeyi yapmadan ayrıldıklarını dile getirmişti. Bakan Faruk Çelik o sözleri şöyle değerlendirdi:

“Ben de o işçilerle Soma dışında üç toplantı yaptım. Birçok eksikliği anlattılar. Hatta mevzuata göre yasak olmasına karşın madene dozer sokulduğunu bile anlattılar. Görüntüde taşeron yok ama uygulamada galeriyi vermişler taşerona. Şimdi Ankara’ya döndüm ve bu iddiaları bizim teftiş raporları ile tek tek karşılaştırıyoruz. Teftişe de haksızlık yapmayalım. Özverili çalışıyorlar. Benim hayret ettiğim konu şu: Neden bu işçi kardeşlerimiz gördükleri eksikleri daha önce dile getirmediler? Alo 170 hattını bu tür şikâyetler için kurduk biz.” dedi.
Son Güncelleme: 26.05.2014 12:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.