07 Ocak 2015 Çarşamba 13:01
Erdoğan'dan flaş açıklamalar...
Bu güzel külliyede gelecek nesillerimizin daha iyi yetişeceğini umuyorum. 1 milyon metrekare kapalı alana sahip olacak böyle bir külliye geleceğin güçlü nesillerini yetiştirecektir.


-2011'de kurulmasına rağmen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi emin adımlarla büyüyerek yoluna devam ediyor. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nin yeni Türkiye'nin sembol kurumlarından olacağına inanıyorum.

--Çubuk külliyesi diğer üniversitelerimiz için de örnek teşkil edecektir.

-Ellerinde darbe dövizleriyle yürüyüşler yapan akademisyenleri gördük.

-Kılık kıyafeti nedeniyle kampüslerden, külliyelerden çıkarılan öğrencilerimizi gördük.

-Türkiye'de her alanda olduğu gibi eğitimde de büyük değişim dönüşüm yaşanıyor..

HIRSIZLAR BİZİ MAL SAHİBİ YAPTI

-Zihinleri geliştirmesi gereken üniversitelerin, zihinleri formatladığı süreçlerden geçtik.
Ben çocuklarımı Türkiye’de okutamadım.

-Başörtüsü ve katsayı engeline takıldılar. Ama ne oldu, bu tür hırsızlıklar bizi mal sahibi yaptı.

-Bu evlatlarımız da dışarıda gayet iyi yetiştiler. Özgüvenleri daha yüksek şekilde anavatana döndüler.

İlim Müslümanın yitiğidir. Nerede görürsek almalıyız. Öğrencilerimizi Japonya’ya göndermemiz gerekiyorsa oraya göndereceğiz.

-Rusya’ysa Rusya’ya, Maltaysa Malta’ya göndereceğiz.

-Dünyada ilk 500 üniversite arasında neden 50 Türk üniversitesi olmasın.

-Ama biz bunu halledeceğiz. Lamı cimi yok. Bunu başaracağız. Çünkü sizlere güveniyoruz.

-Bilimi en süt seviyede yapmak için elimizden geleni yapacağız. Üniversitelerimizin başarılarıyla gurur duymak istiyoruz.

BÖYLE GENÇLİK İSTEMİYORUZ
Taş atan molotof atan değil, Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak projelere imza atan üniversite öğrencileri görmek istiyoruz. Bilgileri ve birikimleri ile herkesi kendilerine hayran bırakan akademisyenler görmek istiyoruz.

- Yeni Türkiye için kendi ajandalarındaki projelerle katkı sağlayan üniversitelerle geleceğe yürümek istiyoruz. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi bu yolda emin adımlarla ilerliyor. Pek çok üniversitemiz de bu yolda ilerliyor.

-En büyük desteği üniversitelerimizden bekliyoruz. Bilgiyi üreten bir ülke konumuna getirmek istiyoruz.

PARALEL YAPIYLA ÖLÜNCEYE KADAR MÜCADELEM SÜRECEK
-Üniversiteler toplumun gerisinde kalmamış, farklı vesayet anlayışların aracı haline de dönüşmüştür. Farklı güçler tarafından biçimlendirilmelerine en büyük desteğin akademisyenler tarafından verilmesinden üzüntü duyuyorum.

-Bu yapının özellikle hedef aldığı yerlerden birinin de üniversitelerimiz olduğunu biliyoruz. Devletimizin ve milletimizin varlığı ve bekası için resmen tehdit olarak tanımlanan bu yapının diğer yerlerdeki gibi üniversitelerdeki etkinliklerini de sonlandıracağız.

-Bu can bu tende oldukça bu yapıya karşı mücadelemi sürdüreceğim bunu açıkça söylemek istiyorum.

-Bundan 12 yıl önce milletimizin teveccühü ile ülkeyi yönetme görevine geldiğimizde Türkiye'yi eğitimde zirveye çıkaracağımızı söyledik. Bunu halletmeye mecburuz. Sağlıkta da aynı şekilde. İdeali yakalamak üzereyiz ve yakalayacağız. Hele hele şehir hastaneleri ile bu olay farklı bir hale gelecek. 235 bin yeni derslik yaptık.

-Okullardaki sınıflardaki sayıları 70'lerden 30'lara kadar indirdik. Hiç bir evladımız eğitimden mahrum kalmasın diye ihtiyacı olan tüm öğrencilerimize ha kredi ha burs verdik. Geri döndürmek yok dedik.

-Bugün ilk öğretimden ortaöğretime doktoraya kadar tüm kademedeki öğrenciler için güçlü bir destek sistemi var.

TÜRKİYE, DÜNYANIN UMUDU HALİNE GELDİ
Her vatandaşımızı genel sağlık sigortası kapsamına alarak adil ve işleyen bir sistem kurduk. Vatandaşlarımıza hizmet vermek için adeta yarışıyorlar.

-Adalet konusunda çok büyük atılımlar gerçekleştirdik. Türkiye'yi 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaştırmak için bu şekilde nesiller yetiştireceğiz.

-Milletimiz bu birikime, bu kararlılığa sahiptir. Yeter ki kendimize olan güvenimizi kaybetmeyelim, üzerimize oynanan oyunların farkına varalım. Biz sadece yeni üniversiteler kurmadık, yeni okullar yapmadık, toplu konutlar yollar barajlar inşaa etmedik, sadece demokrasimizi güçlendirmedik, mazlum ve mağdur ülkelerin umudu haline gelmedik biz aynı zamanda milletimizin taleplerini beklentilerini gerçeğe dönüştürdük, sütunlarını yükselttik.

- Geçmişinden gurur duyan oradan aldığı güçle ileriye bakan ve ilerleyen bir ülke olarak yolumuza devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Üstad Necip Fazıl'ın dediği gibi, 'Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! .

ABD, DEDİKLERİMİZİ ÖNEMSEMELİ

Dünya 5'ten büyüktür. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin birtanesinin dudakları arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. 195 ülke o bir dudağın arasına mahkum edilemez. Öyle olursa Suriye'deki insanların ölümüne seyirci kalırsınız. Libya'da olanları, Irak'ta olanları biliyorsunuz.

-Ses var mı yok. Müdahale var mı yok. Söylenen ne? Havadan bombalarım. Karadan buna karışmam. Yapacaksan bir işi tam hakkı ile yap. Bizimle yapacaksan bizim söylediklerimize de önem vereceksin değer vereceksin. Ne diyorlar hayır diyorlar. Kobani'de yaşananlar çok açık net ortada.

-Kendilerine şunu söyledik dedik ki sadece havadan bunu çözemezsiniz. Nitekim dün önceki gün Rasmussen Gaziantep'te oradaki Hasan Kalyoncu Üniversitesi'ndeki derste bu konuya girdi sadece bu işi havadan çözmek mümkün değil dedi. Biz karadan girmeyiz diyorlar biz de dedik ki siz girmeyecekseniz gelin ÖSO'nu destekleyin.

- Onu yapmadılar DEAŞ ile bazı grupları desteklediler onlar da PYD ve PKK. Ben kendilerine söyledim PYD, PKK gibi o da bir terör örgütüdür. Onların orada devlet kurmasının yollarını mı aralıyorsunuz. Malesef PKK ile PYD birbirinin aynıdır. Dertleri nedir Kuzey Suriye'de bir devlet oluşturmaktır. Bunu da Afrin, Kobani, Kamışlı'ya kadar Suriye'nin kuzeyinde kurmaktır. Biz Türkiye olarak buna sıcak bakamayız. Hollande da bana Kobani'yi sordu. Dedim orayı sormayın gelin Halep'i sorun bana. Orada 1 milyon insan var. Kobani'deki insanlar ülkemize geçti dedim.

-Halep'te tarih var, kültür var, medeniyet var bu çökertiliyor dedim gelin müdahale edin veya edelim dedim. orayı bir kenara koydular sadece yattılar kalktılar Kobani dediler iki güonde Kobani bitecek dediler, yardım göndermemiz lazım dediler 3 C30 uçağı ile yardım gönderdiler bunların bir kısmı DEAŞ'ın eline bir kısmı da PYD ve PKK'nın eline geçti. Dünya 5'ten büyüktür bunu bilmemiz lazım.

Halep'te tarih var, kültür var, medeniyet var bu çökertiliyor dedim gelin müdahale edin veya edelim dedim. orayı bir kenara koydular sadece yattılar kalktılar Kobani dediler iki güonde Kobani bitecek dediler, yardım göndermemiz lazım dediler.

- 3 C30 uçağı ile yardım gönderdiler bunların bir kısmı DEAŞ'ın eline bir kısmı da PYD ve PKK'nın eline geçti. Dünya 5'ten büyüktür bunu bilmemiz lazım.

BUNU DÜNYAYA YAYACAĞIZ
-BM Güvenlik Konseyi ne işe yarar? Ben orada temsil edilmiyorum. Beni temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi benim adıma konuşamaz zaten. Onun için Dünya 5'ten büyüktür tezini dünyaya yayacağız.

-Şuanda STK'lar çalışıyor bu konuda inşallah daha da yayacağız. Ben bu fahri doktora ünvanının gerçekten milletlerarası hukuk dalında verilmiş olması benim için gurur abidesi olacak. Kendilerine teşekkür ediyor, sevgi saygılarımı sunuyorum.

-Temelini attığımız Çubuk Külliyesi'nin de hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Konuşması sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a rektör Metin Doğar tarafından Osmanlı Sultanlarından Yıldırım Bayezid'in tuğrası hediye edildi.
Son Güncelleme: 07.01.2015 13:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.