15 Ekim 2016 Cumartesi 08:54
DNA: Ramazan, Anne: Değil

Emine Ayhan, DEAŞ’in 20 Ağustos’ta Gaziantep’teki kına gecesine yönelik canlı bombalı saldırısında üç çocuğunu kaybetti.

Ayhan, yaşadığı acıyı, “Dünyam, her şeyim bitti. Eğer yaşayan çocuğum kalmasaydı intihar ederdim. Dayanamıyorum” sözleriyle tüm Türkiye’ye duyurdu. Saldırı sonrasında otopsi işlemi için Adli Tıp’a giden Ayhan, kızı Şükran’ın cenazesini alarak Yeşilköy Mezarlığı’nda toprağa verdi.

Diğer iki çocuğunun otopsi işlemi için kendisinden DNA örneği alınarak Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’ne gönderildi. 23 Ağustos tarihli Adli Tıp raporuyla acılı annenin ikinci çocuğu Zilan Ayhan’ın kimliği kesinleşti ve cenazesi teslim edildi. Ancak Adli Tıp’ta Ayhan’ın, o gece hayatını kaybeden 9 yaşındaki oğlu Ramazan’ın cesediyle ilgili bir DNA eşleşmesine rastlanamadı.

11 GÜN SONRA HABER
Anne Emine Ayhan’ın acılarına acı katan, oğlunun cenazesini bulma arayışları da böylece başlamış oldu. Patlamadan 11 gün sonra Yeşilkent Mezarlığı morgunda bekletilen 25 numaralı cesedin DNA’sının, Ayhan’ın DNA’sıyla yüzde 99.99 ihtimalle uyuştuğu bildirildi. Morga giden Ayhan, cenazenin, oğlu Ramazan’a ait olmadığını belirtti. Bunun üzerine aileden yeni örnekler alınarak yeni bir Adli Tıp raporu hazırlandı. Sonuç yine cesedin yüzde 99.99 oranında Ramazan’a ait olduğunu ortaya koyuyordu. Kendisine verilen raporda, “25 numaralı cesede ait DNA profili ile anne olduğu iddia edilen Emine Ayhan’a ait DNA profilinin karşılaştırılması yapıldı. Elde edilen sonuçlar itibari ile Emine Ayhan’ın yüzde 99,99 ihtimalle 25 numaralı cesedin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi” denildi. Ancak bu kesinlikteki rapor da anneyi ikna etmeye yetmedi. Cenazeyi teslim almayı reddetti. Sahipsiz kalan cenaze, Gaziantep Yeşilkent Mezarlığı’na defnedildi.

TANIYAN ÇIKMADI
25 numaralı cesede ait fotoğrafları patlamada çocuklarını kaybeden diğer ailelere gösterdiğini söyleyen amca Gazali Ayhan da Ramazan olduğu belirtilen cenazenin kendi çocukları olmadığını söyledi. Amca Ayhan, “Defalarca morga gidip 25 numaralı cesedi inceledik. Ancak ceset bize ait değil. Fotoğraflarını çekerek patlamada çocuklarını kaybeden bütün ailelere gösterdim. Tanıyan çıkmadı. Kimse kime ait olduğunu bilmiyor. Patlama ile ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyetbaşsavcısıyla bir kaç kez görüştüm. Savcı ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını söyledi. Ramazan’ın cenazesi bulunmadığı için üzüntülüyüz. Cesedin bulunmasını istiyoruz” dedi.

OĞLUM SAÇINI KESTİRMİŞTİ
EMİNE Ayhan, kına gecesinde yaşadıkları dehşeti ve kendisine gösterilen cenaze ile oğlu Ramazan arasındaki farkları şöyle anlatıyor: “Ailecek kınaya gittik. Patlamadan 10 dakika önce oğlum yanımdaydı. Patlamada iki kızım ve oğlum hayatını kaybetti. Diğer iki kızım ile kocam yaralandı. İki çocuğumun cenazesini teslim aldım. Oğluma ait olduğu iddia edilen 25 numaralı cesedi inceledim. Cesedin vücut bütünlüğü bozulmamış, yüzü net görünüyordu. Benim oğlum patlamadan üç gün önce tıraş olmuştu, saçları kısacıktı. Bana gösterilen cesedin saçları omuzlarına kadar geliyordu. Benim oğlum el ve ayaklarından 6 parmaklı olarak doğmuştu. İki yıl önce ameliyatla 6. parmaklar alındı. Bariz bir şekilde ameliyat izleri vardı. Bana gösterilen cesette ise bu izler yoktu. Ayrıca benim oğlum 9 yaşındaydı, 25 numaralı ceset ise 13-14 gösteriyordu. 25 numaralı cesedin oğluma ait olmadığına adım gibi eminim. Bir anne oğlunu tanımaz mı?”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.