31 Ocak 2017 Salı 08:13
Deprem uzmanından korkutan uyarı

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kaynak, Bandırma’nın 10 katil fay ile sarılmış halde olduğunu belirterek, "Marmara Bölgesi’nin depremselliği Kuzey Anadolu Fayı’nın saçaklanıp üç kola ayrılması ile ilintili bir bulgudur. Bandırma hem orta kol hem de güney kol tarafından sarılmıştır. Kuzeyinden orta kol, güneyinden ise Güney Anadolu Fay hattı kolu geçer. Bandırma etrafında 10 tane farklı isimde segment var. Segment çok uzun bir fay hattı üzerinde teker teke çalışabilecek deprem odakları olarak açıklanabilir. Bu segmentlerden Manyas Segmenti, Yenice-Gönen-Çan Segmenti gibi segmentler güncel tarihler arasında çalışmış olup, tekrar çalışmaları için opsiyonel bir bekleme hakkımız var. Ama diğer segmentler, Bandırma Fayı, İmralı Fayı, Edincik Fayı, Etili Fayı, Sarıköy Fayı ve Manyas Fayı gibi faylar, hemen hemen Manyas Fayı ve Yenice-Gönen-Çan Fayı hariç hepsi vaktini geçirmiş, yüzyıllardır deprem üretmeyen gerilim altındaki faylardır" dedi.

"Gemlik’in ayakta kalması söz konusu bile olamaz"
Bandırma’nın çevrili olduğu katil faylar ile dünyada eşine zor rastlanan bir kent olduğunu söyleyen Kaynak, kentin olası bir depremde tek şansının tepeler üzerine kurulmuş olması olduğunu dile getirdi. Kaynak, "Marmara Bölgesi’nin tamamı Kuzey Anadolu Fay hattının kolları ile sarılmış haldedir. Kuzey Anadolu Fayı’nın orta ve güney kolu katil faylar üretir. Bu katil faylardan ne yazık ki on tanesi Bandırma’yı çevrelemiştir. Bandırma belki bu özelliği ile dünyada eşine zor rastlanan bir yerleşim yeri. Bandırma’nın bu on tane katil faya karşı bir tek savunma sistemi var. O da bir liman kenti olmasına rağmen, limanın dolgusu üzerine kurulmamış olup, tepeler üzerine kurulan bir kent olması. gemlik’in düşünün. Gemlik şehri, körfezin uzantısı olan balçık bir ova üzerinde kurulmuştur. 500-600 yıldır büyük bir deprem üretmeyen Gemlik-İznik-Şerefiye Segmenti çok büyük bir tehlike olup, Gemlik’in ayakta kalması söz konusu bile olamaz. Bandırma, Gemlik’ten daha şanslı. Tepeler üzerine kurulmuş bir kent. Bu daha sağlam zemin anlamına geliyor. Gemlik’teki binalar ne kadar çürükse, Bandırma’daki binalar da o kadar çürük olabilir ama bir avantajı var. Sağlam zemin üzerindeki çürük binalar daha az deprem momentlerine maruz kaldıkları için ayakta kalabilirler. Tek tesellimiz bu" diye konuştu.

"Şu anda yapılana kentsel dönüşüm denilemez"
Özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul’da 1999 Marmara depreminin ardından devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında da görüşlerini açıklayan Prof. Dr. Uğur Kaynak, "İnsanoğlunun bu konuda şu güne kadar bulduğu tek çare deprem güvenli yapıdır. Çözüm, ticari amacı olmayan gerçek bir kentsel dönüşüm ile deprem güvensiz yapıların deprem güvenli yapılara dönüştürülmesi ya da bundan sonraki yapıların deprem güvenli olup, diğerlerinin rehabilite edilmesidir. Yıkılıp yapılması, daha yüksek katlı, yukarıya doğru gelişim daha mantıklı olarak görünüyor. Ama tabi ki bunu bir rant kapısı gören kimi müteahhit firmaları, insanları mağdur edercesine bir kentsel dönüşüm girişimine başlamış durumdalar. İstanbul’dan bu şekilde çok büyük şikayetler geliyor. Bunun mutlaka halk yararına yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Şu anda yapılana kentsel dönüşüm denilemez. Doğrudan doğruya saldırıp, yık yeniden yap gibi bir rant alanına dönüşmüş durumda" ifadelerini kullandı.

"Bandırma’da 20 sene deprem olmayacak demek büyük vebal"
Bandırma’yı çevreleyen fayların kente birkaç saniye mesafede olduklarından dolayı kurulacak bir erken uyarı sisteminin fayda etmeyeceğini belirten Prof. Dr. Kaynak, deprem olmayacak demenin olacak demekten daha tehlikeli bir ifade olduğunun altını çizerek, "Bandırma için bir erken uyarı da söz konusu değil. 10 tane aktif fay, Bandırma’ya birkaç saniye mesafede olduğu için erken uyarı sistemi kurulması Bandırma için söz konusu değil. Bandırma’nın etrafından bu 10 fay, doğrultu atımlı katil faydır. Eğim atımlı daha düşük magnitütlü faylar daha çok Ege Bölgesi’ndedir. Bir fayın katil fay olması için belli bir uzunlukta olması gerekir. Ne zaman bir deprem olacağı konusuna gelince bir tek seçeneğimiz var ne yazık ki, o da tarihsel aktivitelere bakmak. Derinliğini, yerini söyleyerek deprem olacak demeye hakkımız olduğu halde şu tarihte deprem olacak demeye hakkımız yok. Meteoroloji geçtiğimiz günlerde bir hafta önceden kar yağacağını tahmin etti. Ama sismologlar Bandırma’da, İstanbul’da ya da Gemlik’te şu tarihte deprem bekliyor diyemez. Ama Türkiye bir deprem bölgesi. Söylenecek şey önümüzdeki günlerde çok şiddetli bir deprem bekliyorum demek haksız olmakla birlikte halkı uyarmak bakımından faydalı olabilir ama bundan da korkuncu var. Bir bilim adamı Bandırma’da önümüzdeki 20 senede deprem olmaz derse bu çok büyük bir vebal demektir. Bir yerde deprem olmayacak demek, olacak demekten daha tehlikelidir halkı aymazlığa düşürmek bakımından. Halka şirin gözükmek adına İstanbul’da 2030’a kadar deprem olmaz diyebilen bilim adamlarımız var" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.