12 Kasım 2016 Cumartesi 14:41
Darbe davası yıl sonunda başlayacak

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, İstanbul'da çalışan uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle Conrad Otel'de bir araya geldi. Kurtulmuş,  "Ümit ediyoruz ki önümüzdeki ay içerisinde, darbe teşebbüsüyle ilgili dosya tamamlanarak, savcılardan anladığımız, yıl sonuna doğru ya da yeni yılın başına doğru dosyanın açılması mümkün olacak. Böylece darbe teşebbüsüyle ilgili ilk yargılama süreci başlamış olacak." dedi.

Kurtulmuş, Türkiye'de gündemdeki ilk konunun ülkenin güvenliği meselesi ve bu çerçevede terör örgütleriyle yapılan mücadele olduğunu olduğunu söyledi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, 15 Temmuz’da darbe yaparak ülkenin yönetimini ele geçirmek için kalkışma yapıldığını hatırlatarak, "Ülkeyi iç savaşa sürüklemek ve belki de yabancı bir ülkenin işgaline zemin hazırlamak için yapılan hain teşebbüs, akim kaldıktan sonra devletin bütün kurum ve kuruluşlarının içerisinden bu örgütün mensuplarının temizlenmesiyle, devletin bunlardan arındırılmasıyla ilgili süreç devam ediyor." diye konuştu.

"Darbe teşebbüsüyle ilgili yargılama süreci başlıyor"
Bu konuyla ilgili her gün yeni kişilere, yeni bilgilere ulaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Ümit ediyoruz ki önümüzdeki ay içerisinde, darbe teşebbüsüyle ilgili dosya tamamlanarak, savcılardan anladığımız, yıl sonuna doğru ya da yeni yılın başına doğru dosyanın açılması mümkün olacak. Böylece darbe teşebbüsüyle ilgili ilk yargılama süreci başlamış olacak. Ayrıca bu grupla irtibatlı olan herkesle ilgili gerekli soruşturmalar da yapılıyor. Çok kapsamlı bir mücadele, bugünden yarına hemen birkaç gün, birkaç ay içerisinde bitirilmesi mümkün olmayan bir mücadele. Nihayet 40 yıl süren, devletin her kademesine, noktasına sızmış olan bir örgütün devletten arındırılması sürecinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bunun önemli olduğunu görüyoruz ve bu mücadele artık bir devlet mücadelesi olarak devam edecektir."

Numan Kurtulmuş, bunu yaparken de kimsenin mağdur edilmemesi, kimseye haksızlık edilmemesi için üzerlerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiklerini vurguladı.

TSK'da 2 general ve 30’un üzerinde subayın görevine geri döndüğünü anımsatan Kurtulmuş, "Ama bir hafta sonra da Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde binin üzerinde insan görevden alındı. Yani bir yanlışlık varsa düzeltilirken, diğer taraftan kendisini hala gizlemeyi başarmış olanlara da bunun hesabını sormak için gerekli adımlar atılıyor." şeklinde konuştu.

"FETÖ algı operasyonu yapıyor"
Kurtulmuş, Gülen örgütünün, "Biz nasılsa bu darbede yenildik. Artık kenara çekilelim" demeyeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hem içerideki hem de özellikle yurt dışındaki küresel networku üzerinden Türkiye karşıtı bir algı operasyonu başlatacaktır. Zaman içerisinde bu tespitin haklı olduğu ortaya çıkmıştır. Algıda da iki noktada yoğunlaşacaklar. Bunlardan bir tanesi, 'insan hakları ihlalleri yapılıyor, bu mücadele sırasında da bir sürü haksızlıklar ortaya konuyor' yönündeki imajdır. Bunda kullandıkları kavram da 'FETÖ mağdurları' kavramıdır. Bizim ricamız bunun kullanılmaması. Çünkü memlekette FETÖ mağdurları yok. Haksızlık yapılanlar varsa bunlar düzeltilecek ve düzeltiliyor ama mesela önümüzdeki günlerde yeni bir KHK çıkartılacak ve burada yanlışlıkla görevden alınmış bazı kişiler iade edilecek ya da kapatılmış olan bazı kurumlar tekrar açılacak. Örneğin bir çocuk televizyon kanalı sonradan yapılan değerlendirmelerle yeniden yayına başlatılmıştır. Yine bir radyo kanalının da yeniden yayın yapmasına müsaade edilmiştir. Dolayısıyla eğer burada bir mağduriyetten bahsedeceksek, milletimiz mağdur edilmiştir. 246 şehidimiz, 2 bin 194 gazimiz vardır ve milyonlarca insan uçurumun kenarından dönmüştür. Bu çerçevede bu 'FETÖ mağdurları' kavramının bir algı operasyonunun parçası olduğu, bunun kullanılmasının da özellikle böylesine ağır bir darbe tehdidiyle karşı karşıya kalmış olan milletimize haksızlık olduğu kanaatindeyiz.”

İkinci alanın da ekonomi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Darbe teşebbüsünden birkaç gün sonra başlayarak, 'Türkiye ekonomisi kötüye gidiyor. Türkiye çöktü, çöküyor. Büyük bir ekonomik kriz var" algısını içeride ve dışarıda oluşturmaya çalışıyorlar. Bir kez daha minnetle ifade etmek isterim ki, nasıl darbede milletimiz tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı direndiyse, hemen darbe teşebbüsünün arkasında da yaklaşık 12 milyar dolarlık bir paranın piyasaya sürülmesi, Türk parasına dönülmüş olması da darbe teşebbüsü sonrasında ortaya çıkması muhtemel büyük türbülansları önlemiştir. Ayrıca, Türkiye ekonomisi yapısı itibariyle herhangi bir büyük krize karşı dayanıklıdır, mukavimdir ve ekonomik olarak da biz bu mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

PKK ile mücadele
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, PKK ile de mücadele edildiğini belirterek, şunları söyledi:

"Türkiye bu mücadeleyi, hızını arttırarak ve tüm alanlara yayılmasını sağlayarak çok etkili bir safhaya getirmiştir. Önce şehirlerdeki bu eşkıyanın temizlenmesi, arkasından yurt dışındaki muhtemel kaynaklarına karşı yapılan operasyonlar ve nihayetinde Türkiye içerisinde de yapılmakta olan operasyonlarla birlikte her gün çok sayıda terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Ama terörle verilen bu mücadelenin askeri mücadele bölümünün yanında, geldiğimiz önemli noktalardan biri de şu; terör örgütünün muhtelif çağrılarına rağmen bölgedeki halk terör örgütüne destek vermiyor. Bu belki de, Türkiye’nin terörle mücadelesinde kırılma noktalarından, önemli geçiş noktalarından birisidir. Bu halk, terör örgütüne yakın olan siyasi partilere, geçmiş dönemlerde oylarla çok büyük destek verdi. Yüzde 70, 75, 80, 85'lerle oy almış oldukları yerlerde bile 'sokağa çıkın' çağrılarına birkaç kişi on, yüz kişi cevap veriyor ve bütünüyle terör örgütünün arkasından çekildiğini ilan ediyor. Bence bizim burada ısrarla HDP’lilere yaptığımız çağrının ne kadar önemli olduğu görülüyor. Yıllardır diyoruz ki 'Şu terörle aranıza bir mesafe koyun, dağın gölgesinden çekilin. Türkiye’de demokratik siyaset zemininde oy aldığınız kesimin hakkını, hukukunu koruyacak bir siyasi mücadele verin."

Bu partiye oy verenlerin, partinin dağın gölgesinden çıkamadığını gördüğünü kaydeden Kurtulmuş, "Kendisine oy vermiş halkın taleplerinden, beklentilerinden ziyade terör örgütüne destek vermeyi gündemine almıştır. Görünen o ki halk da süratle terör örgütünün arkasından çıktığı gibi bu örgütle irtibatlı olan ya da onun gölgesinde olan siyasi harekete karşı da büyük bir mesafe koymaktadır. Bu da Türkiye’nin terörle mücadelesi bakımından önemli bir alandır." ifadelerini kullandı.

Yerel güçler devreye girsin
Fırat Kalkanı Harekâtının Türkiye’nin planladığı şekilde devam ettiğini belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Oradaki 5 bin kilometrekarelik bir arazinin bütün terör örgütlerinden temizlenerek güvenli bölge haline getirilmesi ve olası göç dalgaları için Suriyeli kardeşlerimizin barındırılacağı bir güvenli alan haline getirilmesi bizim tezimizdir. Yıllardır bunları savunuyoruz. Ayrıca yıllardır savunduğumuz bir başka husus da o bölgedeki gerek Suriye, gerek Irak’ta tek tek şehirlerin ve genel olarak bölgelerin nüfus yapısının, demografik yapının değiştirilmemesi zaruretidir. Yani eğer demografik yapı değiştirilir, onun üzerinden yeni bir siyaset yapılmaya çalışılırsa, bu bölge barışına katkıda bulunmaz, tam tersine daha büyük çatışmalara zemin hazırlar.

Başından itibaren söylediğimiz gibi Halep Haleplilerindir, Musul Musullularındır, RakkaRakkalılar'ındır. Eğer burada uluslararası camia, terör örgütü DEAŞ’tan buraları temizlemek için bir operasyon yapacaksa, bu şehirlerin halkını rahatsız edecek etnik ve mezhebi birtakım temizliklerin önünü açacak hareketlere müsaade etmemelidir. Yerel unsurların devreye girmesinin doğru olduğunu, uluslararası camianın da yerel güçlere vereceği destekle DEAŞ’a karşı  operasyonların yapılmasının hayati önemde olduğunu ifade ediyoruz."

45 bin Cerabluslu memleketine döndü
Bu durumun Fırat Kalkanı Operasyonu’nun başarısı bakımından da  Türkiye’nin tezlerini kuvvetlendiren bir gerekçe olduğunu vurgulayan Kurtulmuş,  işte 45 bin Cerabluslu’nun, orası DEAŞ’tan alınınca şehirlerine geri döndüklerini  ifade etti.

El Bab’a doğru da diğer kasaba ve ilçelerde halkın tekrar kendi memleketlerine döndüğünü, doğrusunun da bu olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Musul'da da aynı hassasiyetlerimizi ifade ediyoruz. Musul’u DEAŞ’tan kurtarmak önemlidir ama daha önemli olan DEAŞ’tan sonra nasıl bir Musul yönetimi kurulacağıdır. DEAŞ’ı temizlerken bir başka terör örgütünü ya da bir başka  silahlı milis gücünü Musul’a getirip yerleştirmeyin, Haşdi Şabiyi, PYD’yi, PKK’yı orada etkin hale getirmeyin. Bu oradaki kırılmaları ortaya çıkarır. Aynı şekilde  Rakka’yla ilgili tamamına yakın Arap olan bir kente, Arap olmayan unsurların,  Arapları temizleyecek bir operasyona döndürürseniz, orada uzun yıllar sürecek bir  kavganın da fitilini ateşlemiş olursunuz. Dolayısıyla bizim bu anlamdaki  tezlerimizin de Suriye ve Irak’taki gelişmeler bakımından doğru olduğu  görülmüştür. Ümit ederiz ki Musul’da bundan sonraki süreçte de etkili bir şekilde  sonuç alınır. Türkiye bütün bu gelişmeleri en ince detayına karşı takip ediyor.  Türkiye müteyakkız olarak kendi ulusal güvenliğini koruyacak şekilde her türlü  tedbiri alıyor, bunları uygulamaya koyuyor."

Trump yorumu
Bölgeyi de dünyayı da ilgilendiren önemli bir gelişmenin de Donald  Trump'ın 45. Amerikan Başkanı seçilmesi olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Hem  Amerikan kamuoyu, hem dünya kamuoyu, hem araştırma şirketleri büyük bir yanılgı  içinde Trump’ın başkan seçilme ihtimalini neredeyse gündeme bile almamıştı. Şans  verilmiyordu. Öncelikle bu tercih Amerika halkının tercihidir. Bizim için Amerika  başkanının kim olacağından çok, Türkiye Amerika ilişkilerinin hangi çizgide  seyredeceği önemlidir. Başta Suriye ve Irak’taki ortaklığımızın sonuç alacak bir  noktaya getirilmesi, mesela Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi sürecinin  hızlandırılması, PYD ve PKK ile yapılan birtakım ortaklıklardan vazgeçilerek,  bölgede bir terör örgütü ile değil, tersine 1952’den beri en azından NATO  kapsamında çok yakın ilişkileri olan, uzunca bir süredir de stratejik müttefik  olarak Amerikan yönetimi tarafından tanımlanan bölgenin tek istikrarlı  demokrasisi olan Türkiye ile birlikte hareket edilmesini ümit ediyoruz."

Bunun hem bölge barışına katkı sağlayacağını, hem Amerika’nın ulusal  menfaatleri bakımından daha doğru bir yol olacağını dile getiren Kurtulmuş,  bölgede karşılaşılan derin problemlerin çözümüne imkan sağlayacak sistemin  kurulmasına müsaade edeceğini düşündüklerini vurguladı.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Bu çerçevede ümit ediyoruz ki Trump'ın  seçilmesi, Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesi bakımından, bölgesel  sorunların çözülmesi bakımından önemli katkılar sunar" dedi.

Anahtar Kelimeler:
DarbeMusulPKK
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.