Günün Videosu
22 Kasım 2016 Salı 17:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyaya resmen duyurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Akademisi “Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti” Konferansı'nda konuştu. Türkiye'nin Sincar'ı PKK'ya yar etmeyeceğini belirten Erdoğan, "Artık kepenk indir dediği anda kepenk indiren esnaf olmayacak. Çünkü böyle bir şey yaptığı takdirde onlar da  bedel ödeyecekler" dedi.

 "Polisimiz artık o ya da bu grubun değil sadece Türk milletinin polisi olacaktır" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: 2015 yılı nisan ayında yeniden yapılandırılarak günümüz Türkiyesi'nin ihtiyaçlarına cevap verecek Polis Akademisinin bütün mensuplarını verdikleri destekten dolayı tebrik ediyorum. 15 Temmuz darbe girişimine karşı verdikleri mücadele sırasında şehit olan tüm kardeşlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum. 15 Temmuz gecesi bombalanan Gölbaşı Özel Harekat Merkezi'nin yanıbaşında 800 polis akademisi öğrencisi ve idarecisi de bulunuyordu. Bu kardeşlerimi de gazi olarak görüyorum. Darbe gecesi mücadelenin en ön saflarında, genç amir ve memur kardeşlerimin bulunduğunu görmekten memnuniyet duydum. Bu tablo doğru yolda olduğumuzun işaretidir. Türk milletinin, Türk devletnin polisi olacaktır.

Akademinin kapıları 81 vilayetimizdeki tüm vatandaşlarımızın şartları tutan tüm evlatlarına açıktır. Akademiye girmek için tek ölçümüz ülkesine ve milletine sadakatla bağlı olmak, başka herhangi bir yere değil sadece Türkiye Cumhuriyeti devletine hizmet etmek. Ruhunu Pensilvanya'ya ya da başka illegal örgüte teslim etmiş hiç kimseye yer yoktur. 

Kariyerini, ilişkilerini, beklentilerini milletinin ve devletinin üzerinde tutan zihniyeti ortadan kaldırdık, kaldırmaya devam edeceğiz. Bu kurum devletin kurumudur. Müslüman aynı delikten iki kez ısırılmaz. Geçmişte yapılan hatalardan gereken dersleri çıkararak, kendimize yeni ve aydınlık gelecek kurmakta kararlıyız. Bu anlayışla yeniden yapılandırdığımız polis akademisi olarak sizlere düşüyor. 

BİZ ÇADIR DEVLETİ DEĞİLİZ...

İnsanlar gibi, devletin de, toplumların da hayatları sürekli değişen; doğar, gelişir, büyür ve ölür. Gelişen dinamik bir yapıya sahiptir. Türkiye gibi kadim milletlerin mirasçısı gibi devletlerde çok daha sert yaşanır. Biz 2 bin 200 yılı aşkın bir devlet geleneğine sahibiz. Biz kabile devleti değiliz, çadır devleti  değiliz. Biz medeniyetler inşa etmiş bir devlet geleneğinin ta kendisiyiz. Biz  onurluyuz, gururluyuz. Ama bu geleneğin içinden geldiğini zanneden bazı gafiller,  işte 15 Temmuz'u yapmışlardır. Bedelini ağır ödediler, ödemeye de devam  edecekler. Hala bu gafletin içinde olanlar varsa bence bir an önce kendilerine  gelmeli ve bu gittikleri yanlış yoldan dönmelidirler.

NASIL BAŞARILI ÇIKIYORSUN...

Bizler bin 400 yılı aşkın medeniyet geçmişimiz var. Anadolu merkezli ilk devletimiz 1075 yılında kurulan Türkiye Selçuklu Devleti'dir. Osmanlı, Söğüt'te dikilen çınarın 3 kıtayı kucakladığı dünyanın sayılı devletidir. Türkiye ise elimizde kalanla kurduğumuz son devlettir. Biz 22 milyon kilometrekarelik toprağı görmüş bir devletin varisleriyiz. Maalesef bir yerle tırmıklandı 780 bin kilometrekareye kaldık. Burnumuzun dibindeki yerler bile alındı. Anlaşmalarla başarılı çıktık diyenler oldu. Nasıl ya, elindekini veriyorsun, nasıl başarılı çıkıyorsun? 

Neydik, neyiz, ne olacağız? Bu soru bizim için çok önemli. Ankara'dan saatlerce uçuş mesafelerindeki coğrafyaları bize böyle hissettiren tarihin arka planını çok iyi okumalıyız.Türkiye terör örgütleriyle mücadelesini sürdürecek. Ancak kafasını bu soruna gömüp çevresinden kopmayacaktır. Terör örgütlerinin asıl amacının kendi içimize hapsetmek olduğunu daha iyi biliyoruz. Sanmayın ki FETÖ'nün temel gayesi bürokraside, eğitimde daha fazla etkin olmaktır, sanmayın ki DEAŞ'ın İslam devleti kurmaktır, sanmayın ki PKK'nın ayrı devlet kurmaktır. Dert başka. Bu örgütler diğer güçlerin planlarını rahatça uygulayabilmelerini sağlamak için, Türkiye'yi iç meselelerine odaklamak için üzerimize salınmış araçtan ibaret. 15 Temmuz gecesi yapılanı yapacağız. 

BİZİ HAPSETMEK İSTİYORLAR

PKK, FETÖ, DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin  asıl amacının, bizi büyük fotoğraftan kopartıp kendi içimize hapsetmek olduğunu  çok iyi biliyoruz

ANNE BABANIZA ŞUNU SÖYLEMENİZ LAZIM...

Çanakkale'de biz güçlü müydük, elimizde güçlü silahlar mı vardı? Oradaki anlayış da neydi, genci yaşlısı hepsi bir şeye inanmıştı: Şahadet. Biliyorlardı ki, 'Ben burada ölürsem şehidim, yaralanırsam gaziyim.' Ne oldu, bu vatan bize kaldı. Annenize, babanıza şunu söylemeniz lazım: Siz bizi bu vatan için yetiştirdiniz mi, yetiştirdiniz. Bakın, benim mesleğimin hedefinde şahadet var, gazilik var, bu milletin birliği, beraberliği, bu devletin geleceği var. Bunu söylemeniz lazım. Eğer anne, baba bunu kavramışsa, 'İkinci evladım var, o da bu vatana feda olsun' diyen anneleri babaları görüyoruz. Bu meslek rastgele bir meslek değil, manevi boyutu çok. Siz bu meslekte manen de güçlüsünüz. Sizler bu mesleğin içerisinde inşallah Türkiye'nin içinde farklı bir makamı temsil ediyorsunuz. 

TERÖRİSTLER KAÇACAK DELİK ARIYOR

Ben dünya 5'den büyüktür diyorum. Türkiye inşallah kendinden büyük Türkiye'yi inşa edecektir, neyle siz gençlerle. Doğu ve Güneydoğu böyle gidecek mi? Hayır. Son dönemlerde hep beraber bir mücadele veriyoruz. teröristler şu an kaçacak delik arıyor. Bu bölgede yaşayan tüm insanlarımızın kendilerine olan özgüvenini artıracak. Artık kepenk indir dediği anda kepenk indiren esnaf olmayacak. Çünkü böyle bir şey yaptığı takdirde onlar da  bedel ödeyecekler.Bu polisin askerin olduğu kadar seninde görevin. Bunlara milletçe dünyayı dar edeceğiz. Şu anda en önemli noktadayız. İnşallah bu son safhada darbeyi onlara en güzel şekilde indirip bu işi bitireceğiz.

BUNLARIN CİBİLİYETİNİN GEREĞİ BU

Bugün bir batılı geldi. öğleden sonra cezaevlerindeki vekillerle ilgili bir karar çıkacak dedi. Kendisine bunları ve yaptıklarını anlattım ve hemen ara orayı ve şunları söyle dedim: "Türkiye'nin içişlerine karışmayın. Bunlar gönderdiğiniz mektubu size geri gönderir bildiklerini okurlar."  Onlarda olunca iç hukuk, yargı bağımsız. Bizim iç hukukumuza kimse karışamaz, kendi kararımızı kendimiz veririz. Onlar kendi işine, biz kendi işimize. Bugüne kadar bu ülkeyi karıştıranlar onların ta kendisi olmuştur. Türkiye'de kaçan teröristler Brüksel sokaklarında nutuk atıyorlar. Bu nasıl iştir? Biz bunları tanıyoruz, biliyoruz. Bunların cibiliyetlerinin gereği bu. 

BİZİ LOZAN'A HAPSETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Türkiye Suriye'den veya diğer yerlerden uzak durunca ne olacak? Bu bölgeler huzura, güvene mi kavuşacak? Etnik ve mezhep temelli kavgaların çok rahat çıkarılabilecek, doğal kaynakların çok daha rahat yağmalanabilir olmasıdır. Birinci Dünya Savaşı'nın galipleri tarafından konulan kurallar Türkiye'nin yaşamasını öngörmüyorlardı. Serv, bugünkü Türkiye'yi 7-8 parçaya bölerek bize biçilen asıl roldür. Türkiye bu taksimi reddedip, bugünkü sınırlarımızı çizdi. Lozan tartışması buradan çıkıyor. Lozan'daki tüm kazanımları elbette takdirle karşılıyoruz. Lozan, tartışılmaz bir metin değildir, kutsal bir metin asla değildir. Elbette tartışacağız. Daha iyisine sahip olmak için çalışacağız. Bizi hala Lozan'a hapsetmeye çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Bizim sözümüz var. Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaşmak için tüm şartları zorlayacağız. Birçoklarının ayağına basacağımızı, birçoklarının çıkarlarına dokunacağınımızın farkındayız. Bunu sizlerle yapacağız, yine de yapacağız. Biz Türkiye'yi adım adım ileriye götürmekte kararlıyız. 

ÖLÜMDEN KORKMAYAN BİR MİLLETİ DURDURACAK GÜÇ YOK

Darbe teşebbüsleriyle, ekonomik saldırılarla da olsa hedefimize yürümeyi sürdüreceğiz. Milletimizle birlikte yürüttüğümüz bu mücadeleyi canımız pahasına vermeye devam edeceğiz. 15 Temmuz milletimizin ne kadar kararlı olduğunu gösterdi. Ölümden korkmayan bir milleti durduracak hiçbir güç yoktur.

ARTIK TEHDİTLERİN ÜZERİNE GİDECEĞİZ

Artık içeride ve dışarıda hangi tehdit olursa biz üstüne gideceğiz ve sorunları kaynağında çözeceğiz. Günümüzde tüm hızıyla süren kürsel mücadele her alana sirayet etmiştir. Siz istediğiniz kadar en modern teknolojileri kullanın enerji güvenliği sağlanamamışsa hiç bir işe yaramaz. yeni güvenlik konseptimiz bütün alanlar kapsarken mutlaka önceliklerimiz olacak. Terörle mücadele burada en başta geliyor. Türkiye'nin terörle mücadelesi sadece kendi sınırları ile kısıtlı değildir. Biliyorsunuz Cerablus'a gittik ve DAEŞ oraları terk etmek zorunda kaldı.

EL BAB YETMEZ MÜNBİÇ'E GİDECEĞİZ"

"Şu anda El Bab'a dayandık, El Bab'ı batıdan da ayrıca çevreledik, kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan da Münbiç'e doğru ayrıca gideceğiz. Niye Münbiç'e gideceğiz, çok meraklı olduğumuz için değil. Münbiç'te PYD var, YPG var. Onlar da orayı terk etsin, doğuya gitsin. Bunu söyledik. 'Gidecekler' dediler, 'gitsin' dedik. Şu ana kadar bir miktar gittiğini söylüyorlar. Biz tamamen orayı PYD ve YPG'nin boşaltmasını istiyoruz."

SİNCAR'I PKK'YA YAR ETMEYECEĞİZ

Güneyimizden bir terör tehdidini almak istemiyoruz. Musul, Musul'un kuzeyinde Telafer ve Sincar. PKK şimdi Kandil'in yanında yeni bir adım atıyor. Sincar'ı kendilerine terör bölgesi haline getirmeye çalışıyorlar. Ama bunu onlara yar etmeyeceğiz. Hesabını soracağız.DEAŞ gücünü Suriye'den, Irak'tan aldı. PKK'nın üsleri Suriye'de ve Irak'ta. Suriye ve Irak devletleri yok etti de biz mi engel olduk? Biz Kandil'e müdahale ederken, birileri izin verecek mi diye bakmadık. 

NE YAPIP EDİP GÜVENLİ HALE GETİRECEĞİZ

"PKK meselesini de, DEAŞ meselesini de, mezhep çatışması tehdidini de kaynağında önlemek için ne gerekiyorsa yapacağız. Suriye'de terörden arındırılmış güvenli bölge oluşturma çabamızın önüne kimse geçemez. Ne yapıp edip, Suriye sınırımızı tüm terör örgütlerine karşı güvenli hale getireceğiz. Irak'ta terör ve mezhep çatışması tehditleri konusunda da aynı şekilde askeri güç destekli aktif politika izlemeye devam edeceğiz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.