04 Ocak 2017 Çarşamba 15:06
'Asker sivil kim girerse vurun'

Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcıvekili Mehmet Badem  tarafından FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin eski 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem  Huduti ile bazı generaller, subay ve astsubaylar ile erlerin de aralarında  bulunduğu 76 kişi hakkında hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen  165 sayfalık iddianamede, darbe girişiminde yaşananlara ilişkin detaylı bilgilere  yer verildi.

İddianamede, şüpheli er Abdi Yıldız'ın 16 Temmuz Sabah 05.30'da hücum  yeleğini alarak yukarı çıkıp darbe teşebbüsü sırasında ölen zanlı Binbaşı Fatih  Kılıç'ın yanına gittiği belirtildi. Binbaşı Kılıç'ın, 2 No'lu nizamiyenin sağ  tarafına aldığı, şüphelinin de aralarında bulunduğu askerlere "İçeri girmek  isteyen kim olursa olsun onları vurun. Gelecek olanlar bizim komutanımızı almak  için gelen teröristlerdir. Genelkurmay Başkanını rehin aldılar, şimdi de 2. Ordu  Komutanını rehin almaya geliyorlar." dediği aktarılan iddianamede, bunun üzerine  şüpheli Yıldız'ın da içinde yer aldığı bir grup askerin nizamiye girişinde  konumlandığı kaydedildi.

Grubun başında şüphelilerden Yüzbaşı Kemal Keskin'in bulunduğu  vurgulanan iddianamede, Jandarmanın anonslarla Türkiye'de darbeye teşebbüs  edildiğini, İnönü Kışlası'nda da darbecilerin olduğunu, bunların kanunsuz  emirlerine uyulmaması gerektiğini, bu sebeple direnç gösterilmemesi, ateş  edilmemesi ve teslim olunması söylenmesine rağmen Keskin'in askerlere "Ateş edin"  emri verdiği anlatıldı. İddianamede, şüphelinin ateş açtığı, çatışma sırasında da  kolundan yaralandığı, bunun üzerine mevziden geriye çekildiği ve daha sonra  yanındakilerle 1 No'lu nizamiyeden polislere teslim olduğu bildirildi.

Şüpheli Ademcan Güven'in ifadelerinin de bulunduğu iddianamede,  zanlının nizamiyede darbe teşebbüsünde bulunan diğer zanlılardan Yüzbaşı Kemal  Keskin ve Üsteğmen Hüseyin Çakıcı tarafından karşılandıkları ve askerlere  silahlarını doldurmaları emrini verdikleri, Güven'i de nizamiye giriş kapısına  yönlendirdikleri, daha sonra Malatya Valisinin (Mustafa Toprak) nizamiye kapısına  geldiği, kapıdaki Yüzbaşı Keskin ile konuşmaya başladığı ancak Keskin'in Valiye  buradan ayrılması ve içeriye giremeyeceği yönündeki silahlı tehdidi de yer aldı.

"Herkes silahlansın"

Er Ali Göktaş'ın ise "Herkes silahlansın" talimatı üzerine silahlığa  gittiklerine işaret edilen iddianameye, şu ifadeler yansıdı:

"Burada Kemal Keskin'in 'Nizamiyeden polis, jandarma veya sivil  vatandaş girer ise vurun' diye söylediği, nizamiye bölgesinde bulunan ve darbeye  karşı tedbir almış olan jandarma tarafından söz konusu eylemin yasa dışı olduğu,  Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir darbe teşebbüsü olduğu, bu nedenle direnç  gösterilmemesi ve ateş edilmemesi ikazı anons edilerek bildirilmesine rağmen,  şüphelinin nizamiye önüne gelen jandarma zırhlı araçlarının tekerleklerine bir el  ateş ettiği, daha sonra nizamiye bölgesinden ayrılarak karargah binasına doğru  gittiği, bir odaya giderek burada diğer kişilerle bekledikleri ve sonrasında  diğer şüpheliler ile emniyet görevlilerine teslim oldukları anlaşılmıştır."

"Kim gelirse vurun"

İddianamede, şüpheli er Bülent Yiğit'in teşebbüs sırasında ölen  Binbaşı Fatih Kılıç'ın, "Herkes silahını alsın" emri üzerine silahını aldığı,  nizamiyeye gittiği ve darbeye karşı tedbir alan jandarma tarafından söz konusu  eylemin yasa dışı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir darbe teşebbüsü olduğu,  bu nedenle direnç gösterilmemesi ve ateş açılmaması ikazı anons edilerek  bildirilmesine rağmen burada Fatih Kılıç ve Kemal Keskin'in, "Nizamiyeden kimse  girmeyecek kim gelirse vurun" dediği ve zanlı Yiğit'in de 2 el ateş ettiğinin  anlaşıldığı anlatıldı.

 "Ateş et, yoksa ben sana sıkarım"

Şüpheli Onbaşı Emre Uçar'ın ise silahların alınıp aşağıya inilmesini  söylenmesi üzerine silahıyla nizamiye bölgesine gittiği belirtilen iddianamede,  "Darbe teşebbüsü sırasında ölen Binbaşı Fatih Kılıç'ın, Emre Uçar'ın da  içerisinde bulunduğu asker grubunu 2 No'lu nizamiye girişine yerleştirdiği ve  'İçeriye polis, jandarma, sivil kim girmeye çalışırsa vuracaksınız' şeklinde emir  verdiği ancak şüpheli Emre Uçar'ın kendi beyanına göre, 'Ağabeyim polis, ben  polise ateş edemem' demesi üzerine Fatih Kılıç'ın da 'Ateş et, yoksa ben sana  sıkarım' diyerek ayak dibine doğru ateş ettiği, bunun üzerine çatışmalar devam  ederken şüpheli Emre Uçar'ın 2 el ateş ettiği, daha sonra da diğer şüphelilerle  emniyet görevlilerine teslim olduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

 "Bugün savaş günü silahınızı alın ve beni takip edin"

İddianamede, ayrıca şüpheli er Turan Avcı ile ilgili şu değerlendirme  yer aldı:

 "Şüpheli, nöbet yerinden ayrıldığı sırada çatışma sırasında ölen  Binbaşı Fatih Kılınç ile karşılaştığı ve 'Bugün savaş günü, silahınızı alın ve  beni takip edin' diyerek askerleri ani müdahale mangasına götürdüğü, burada  şüphelinin şarjör alarak 2 No'lu nizamiyeye gittikleri ve burada mevzilendikleri,  nizamiye bölgesinde bulunan ve darbeye karşı tedbir almış olan jandarma  tarafından söz konusu eylemin yasa dışı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı bir  darbe teşebbüsü olduğu, bu nedenle direnç gösterilmemesi ve ateş edilmemesi ikazı  anons edilerek bildirilmesine rağmen, ölen Fatih Kılınç'ın nizamiye dışına doğru  ateş ederek askerlere de 'Siz de kimi görürseniz ateş edin' talimatı vererek  şüphelinin de aralarında bulunduğu askerlerle birlikte iki el ateş ettiği ve  akabinde geri çekilerek koğuşlar bölgesine gittikleri, silah bırakarak güvenlik  kuvvetlerine teslim oldukları anlaşılmıştır."

Anahtar Kelimeler:
AskerSivilSavaşFetö
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.