17 Ocak 2017 Salı 11:33
Alattin Çakıcı'dan gündeme dair mektup

Alattin Çakıcı, “Sayın Kamuoyuna ve Cumhurbaşkanlığı Makamı’na” diye başlayan mektubunda şunları söyledi:  Sayın Cumhurbaşkanım… Makamın Aziz Türk Milleti’nin namusudur.15 Temmuz’da Okyanus ötesi vatan hainleri ve yerli işbirlikçilerinin ülkemizde girdiği darbe  teşebbüsünde dik duruşunuz ve vermiş olduğunuz mücadeleden dolayı Aziz Türk Milleti adına teşekkür ederim. Bu ülkede mecliste bulunan partiler Fetö ile bir şekilde AKP ile ipleri koptuktan sonra ufak da olsa dirsek temasına geçmiştir. Demek ki 7 Haziran seçimlerinde sizin dışınızda 17-25 Aralık’tan sonra Fetö diğer partilerin üzerinde bir şekilde etkili olmaya çalışmıştır. Ama bu demek değildir ki 2 Kasım seçimleri sonrası Fetö’nün yükselişinde barış süreci denen batının dayatmasıyla o süreç içerisinde görev alan bilgisi olan sütten çıkma ak kaşık değildir! Barış süreci sonrası ülkemiz kan gölüne çevrilmiştir. Aziz Milletimize ve devletimize iğne ucu kadar kim hainlik yapmışsa onun anası ve babası şüphelidir.

RABBİM YARDIMCINIZ OLSUN

Sayın Cumhurbaşkanım… Güç, kötülüklerin en kötüsüdür. Nefsine güç kaynaklı yenilen Firavunlaşır. Gücün sahibi nefsini ayaklar altına alırsa, Allah’ın nizamını uygularsa, baki olan dünyada Rabbim tarafından mutlaka mükafatlandırılır. Firavun sözcüğünü genel anlamda kullandım. Şahsınızla ilgili değildir. Bu cümle sizden korktuğumdan veyahut yalakalıktan değildir. Siz beni günahınız kadar sevmezsiniz. Şu an devleti yönetmenizi takdir ederken, başarmanız için de Rabbim yardımcınız olsun. Benim de sizi hiç sevmediğimi biliyor musunuz? Dünyanı her yerinde toplum güçlü oldukları sürece ve menfaatleri doğrultusunda liderlerin arkasında olurlar.

BEN YALAKALIK YAPMAM

Bu aziz millet rahmetli Adnan Menderes’i de seviyordu. Onun için sokağa inen olmadı, ama sizin için oldu, kıymetini bilin. Bu sevgi seli insan nefsini kabartır. İzliyorum, bazıları sizi yürekten seviyor, bazıları zarar görmemek, günü kurtarmak için aşırı düzeyde göstermelik sevgi gösteriyor ve bunu siz de biliyorsunuz. İnsanın en zayıf anı kendi en güçlü ve güvende hissettiği andır. Çünkü, kendisi ve çevresi rehavete kapılır. Lütfen buna dikkat ediniz. Bazıları bu sözleri methiyeler düzdü diye algılar. Ben değil şahsınıza, babam Ali’ye bile yalakalık yapmam. Her zaman dediğim gibi: Allah’a teslimiyet, devlete sadakat. Ölçü budur. Sizden yetkinizi kullanıp af bekleyen Alattin’in anası mezarında hortlasın.

ŞERHİ KOYAN BAHÇELİ’YDİ

15 Temmuz evveli, bir çok mahkememiz var sizinle ilgili. Sırf gündeme gelmesin diye üç dört mahkemedir çıkmamaktayım. Fakat 20’sinde çıkacağım. O sözler bana aittir. Allah’ın bildiğini kul inkar ederse beni dine inançlarıma göre Allah’a teslimiyet duygusu bir ateistten farksızdır. Devlet Bahçeli ağa bu zorlu süreçte devletin yanında olduğu için doğrusunu yapmıştır. Yıllardır Mecliste bir gün HDP’liler ile değil yumruklaşmak, birbirini bile itmediler. Erzurum’da elindeki ipi halka atarak size seslendi. Apo’yu as diye. 129 milletvekili varken idam edilemez şerhini koyan, tesbih sallayan Bahçeli’nin kendisiydi.

HASTAYA SAYGI GEREK AMA

Savaşta bile hastaya, esire dokunulmaz. Dinimizin ve evrensel hukukun gereğidir. Hasta hangi dinden ve etnik guruptan olursa olsun hastaya yardımcı olmak ister mahkum ister sivil, bir erdemdir. Ahmet Türk için hastadır, tahliye edilmeli demekte. Bu Bahçeli’nin işi değildir. Tahliye edilecekse devletin başı olan Sayın Cumhurbaşkanı’nı alakadar eder. Geçmişte siz barış süreci derken, o sizi tenkit ediyordu. Sırrı Süreyya Önder ile görüştüğü medyaya yansıdı. Bunları kendi adına mı yapıyor, yoksa kendisine başkan yardımcılığı sözü verildiğinden hükümet adına mı yapıyor. Hastaya lafım yok ama hasta olmayanla görüşmek PKK, PYD’ye haber göndermektir.

BU EMİRLERİ KİM VERDİ?

Bakınız, Türkiye’nin değişik tıp fakültelerinden almış olduğum onlarca kurul raporuna rağmen bu raporlara hiç sığınmadım. Sığınmam da. En son aldığım Abant İzzet Baysal Tıp Fakültesi raporuna göre sizin ameliyat olmuş olduğunuz hastalığın aynısı var ve beş yıl boyunca benden saklanmaktadır. Daha evvel de Edirne’de gelişen olaylarda müdür ve savcı hep sizi işaret etti. Bu kişilere sizin bilginiz dahilinde mi bu emirler verildi? Ölüm hak hastalık bahane. Şansınıza 15 Temmuz’dan sonra size teşekkür eder aziz Türk Milletine ezelden ebede kadar saygılarımla arz ederim.”

RAPORLARINI DA EKLEDİ

Çakıcı mektubunun son bölümünde not paylaşarak şunları söyledi: “En son hastalığımla ilgili iki resmi raporumu da ekliyorum.” Çakıcı raporlarını mektubuna ekleyerek Cumhurbaşkanına iletilmek üzere makama gönderdi.



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.