10 Haziran 2015 Çarşamba 00:17
'AK Parti'de gelenekçi yenilikçi kavgası başlayacak'
Siyasi iletişim uzmanı ve aynı zamanda Yeni Türkiye Platformu Başkanı Abdullah Yaşar, 2015 genel seçimlerini değerlendirdi:

Seçim Sonuçlarını genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seçimden önce tahminlerim sorulduğu zaman seçmenin ufak da olsa bir sürpriz yapmaya hazırlandığını söylemiştim. Zira 2-3 puanın bile oldukça önemli olduğu bir seçim olacağı baştan belliydi ve öyle de oldu. Elbette her zaman olduğu gibi son sözü seçmen söyledi ve bu sonuçlara her partinin saygı duyması gerekiyor. Ayrıca elektrik kesintisi, trafo veya kedi gibi ifadeler ortada olmadığına göre bazıları için sanırım sağlıklı bir seçim oldu.

HDP’nin barajı geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında ne ilginçtir ki baraj olmasaydı HDP barajı geçemeyecekti. Yani oyları asla %10’u bulmayacak bir parti sırf bu nedenle %13 civarında bir oy aldı. HDP’nin barajı geçmesi belki çözüm süreci açısından bir kazanım olabilir. Bunu zaman gösterecek.

Öte yandan bazıları bir yorumda bulunuyor ve diyorlar ki “AK Parti nefreti yüzünden insanlar gittiler terörle bağı olan bir partiye oy verdiler” Dedikleri gibi olduğunu varsaysak bile bu vehameti AK Partili yöneticilerin düşünmesi lazım. Yani bu negatif motivasyonu onların sorgulaması lazım. Diğer taraf zaten Necip Fazıl’ın ifadesiyle iktidarı düşürmek için vatanı düşürmeye hazır bekliyor.

AK Parti açısından bakarsak nasıl görüyorsunuz?
Seçim sonuçları bize önümüzdeki dönemde ülkenin bir koalisyon tarafından yönetileceğini söylüyor. Ben de diyorum ki aslında AK Parti en başında zaten bir koalisyon olarak iktidara geldi. Nasıl mı?

Hatırlayın parti ilk kurulduğu zaman devletin dışladığı, hor gördüğü veya bir şekilde ezmeye çalıştığı Kürtler, liberaller, sivil toplum kuruluşları ve birtakım İslami cemaatlerin önemli ölçüde desteğini alarak iktidara geldi. Bu gruplar askeri vesayetle mücadele, Avrupa Birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi, Kürt sorununda ve Ermeni meselesinde tabuların kırılması ve piyasanın liberalleşmesi gibi konularda partiye tam destek oldular.

Fakat sonra ne olduysa bu gruplarla partinin arası açıldı ve bugüne kadar gelen kopmalar yaşandı. Hal böyle olunca da gerçek bir koalisyon kaçınılmaz hale geldi. Tabi bir de partinin kendi sermayesi, medyası ve sivil toplum kuruluşlarını inşa süreci var ki mesela sivil toplum alanına müdahalesi maalesef yanlış yapılan uygulamalardan biri oldu. Daha önce partinin hatalarını açıkça söyleyen toplum önderlerinin sesleri çıkmaz oldu. Bu da bazı hatalı kararların önünü açtı.
Peki önümüzdeki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu ortamda hangi parti veya partilerin birbirleriyle anlaşıp koalisyon oluşturacağını söylemek elbette çok zor. Zaten liderlerin açıklamalarına bakınca hepsinin konuya mesafeli hatta bir şekilde negatif yaklaştığını görüyoruz. Ama ben erken seçime en azından kısa vadede ihtimal vermediğim için bir formül bulunacağına inanıyorum. Partiler bazınca bakacak olursak da MHP ve CHP için söyleyecek fazla söz bulamıyorum.

CHP zaten alacağı maksimum oyu almış. Bunun ötesine geçmesi için öyle türbanlı birine rozet takmanın falan çok ötesine geçmesi lazım. Bir türbanlı kadını milletvekili veya belediye başkanı yapmalılar ki bu CHP açısından deveye hendek atlatma anlamına gelecektir.

MHP ise miadını bana sorarsanız çoktan doldurmuş, Kürt milliyetçiliğine karşı varlığını sürdüren bir parti hatta dernek gibi geliyor. Seçim süreci geldi geçti bir tane projesini duyan yok.

HDP ise bu yakaladığı fırsatı iyi değerlendirir ve şiddetle arasına kesin bir mesafe koyarak yoluna devam ederse Türkiye partisi olabilir.

Peki ya AK Parti?
Ne enteresan ki seçimden açık ara birinci çıkan bir parti başarısız gibi algılanıyor sonuncu olanlar ise zafer kutlamaları yapıyor. Burada AK Parti’nin kurulduğu günden bugüne tek başına iktidarda kalmasının elbette rolü var ancak elbette bu da ortada başarısızlık olmadığı anlamına gelmiyor. Çünkü baktığınız zaman oyların 2007 öncesine indiğini görüyorsunuz. Bunun elbette iç ve dış faktörleri var. Bunları umuyorum ki parti kurmayları detaylı bir biçimde değerlendireceklerdir.

Ben sadece şunu söylemekle yetineceğim ki şayet parti sağlıklı bir değerlendirme yaparsa bu krizden hem kendisi hem de ülkemiz adına son derece yararlı bir sonuç çıkabilir. Ama ben yine de orta vadede partide bir kırılma yaşacağını ve tıpkı Refah Partisi örneğinde olduğu gibi ortaya bir gelenekçi ve yenilikçi kavgasının çıkacağını düşünüyorum. Bu taraflardan birinde yer alanlar her şartta partinin kurucusu Tayyip Erdoğan ne derse onun olacağını savunacaklar.

Diğer tarafta yer alanlar ise tam tersine Tayyip Erdoğan gölgesi olduğu sürece partinin yol alamayacağını öne sürüp bu tahakkümden kurtulmak isteyecekler. Tabi burada önemli olan parti içindeki bu mücadeleyi kimin kazacağından çok siyasi açıdan kimin daha karlı çıkacağı olacak. Aynen Abdullah Gül’ün Fazilet kongresini kaybetmesi ve bunun AK Parti’nin kurulmasına yol açması örneğinde oldu gibi. Bekleyip göreceğiz…







Son Güncelleme: 10.06.2015 00:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.